Suudi Arabistan Kralı''na açık mektup
00:00, 19/08/2013, Pazartesi
Yeni Şafak

Gündem
İslâm''da tövbe kapısı daima açıktır. Tövbe edenler, umulur ki kurtulurlar. Seni de tövbe edip, İsrail ve Amerika''nın keyfi için Müslümanları katletmeye devam eden Mısır firavunundan desteğini çekmeye davet ediyorum! Belki böylece Allah seni affeder!
Sayın Abdullah bin Abdulaziz
Suudi Arabistan Kralı
Sayın Kral,
Resûlullah(s.a.s)''in getirdiği risalete inandıklarını söyleyen herkesi sever bağrıma basarım. Bu şekilde bağrıma basıp sevdiğim çok sayıda Suudlu kardeşim de vardır. Hatta 1998''de, Riyad''ta yapılan ''Mu''temeru miet''âm'' konferansında, bizzat sizinle de karşılaştım; o konferansa tebliğ sundum.
Hayatım, Allah''ın en çok sevdiği insan olan Muhammed(a.s)''ı yazarak ve anlatarak geçti. Çünkü ben, o müstesna insan kadar sevilmeye layık bir başkasını tanımadığımdan, yaratılmışlardan en çok onu seviyor, ona tabi olmaya gayret ediyorum. Senin üniversitendeki hocalara sorarsan, benim böyle olduğumu (şayet korkmazlarsa) sana söylerler. Bütün bunlar, İslâmî konudaki hassasiyet ve samimiyetimi ifade etmek içindi. Yoksa kendimi anlatmak için değil!
Sayın Kral,
Sadece Haremeyn''de değil, dünyanın her köşesinde kurulan İslâmî müesseselere yaptığınız yardımlarınızı biliyor; bunlar için size dua ediyorum. Ne var ki bu imtihan dünyasında, insan, hayatının sonuna kadar Şeytan''ın iğvâlarıyla karşı karşıyadır ve -Allah muhafaza- bu iğvâlara kapılabilir! Çünkü Şeytan›ın görevi budur. İnsan bir defa Şeytan''a uyudu mu da, -Allah muhafaza- kendisini cehennem çukurlarının birinde görebilir! Şeytan bize, münkeri ma''rûf gibi gösterip, tıpkı Hz. Âdem''e yaptığı gibi, bizi de aldatabilir.
Bütün bunları neden yazıyorum?
Mısır meselesinde bilmeyerek veya bilerek zalime destek olmanızdan ve ona dolarlarınızla yardım etmenizden dolayı!
1- Bilmeden yaptığınızı düşünsek, o zaman cehaletiniz gündeme gelir ki, bu teknoloji dünyasında buna imkân yoktur! Yani siz konunun cahili olamazsınız!
2- Bilerek yapıyorsanız, o zaman da ''ta''ammüden'' zalimin yanında yer alarak, zalimin zulmüne ortak oluyorsunuz.
İmdi;
1- Allah, Kur''an''da zalimlere meyletmememizi emrediyor.
2- Allah keza Kur''an''da, zulmün de şirkle eşdeğer olduğunu emrediyor.
3- Allah yine emrediyor: İnananlar, Allah yolunda infâk ederler; inanmayanlar da ''tağut'' yolunda infâk ederler.
Siz ''Sisi'' denen tağuta hem yardım ettiniz; hem de bütün dünyaya bunu deklare ederek, insanları kendi aleyhinizde şahitler yaptınız. Zira hesap gününde Allah size, bu infâkın hesabını sorduğunda, inanan ve inanmayan herkes diyecek ki Kral Abdullah, dolarlarını, İslâm düşmanı Amerika''nın bir piyonu olan Sisi''ye verdi; o da bu paralarla aldığı kurşunlarla çoluk çocuk demeden Müslümanları katletti!
Siz o zaman nasıl hesap vereceksiniz?
Sayın Kral,
İslâm''da tövbe kapısı daima açıktır. Tövbe edenler, umulur ki kurtulurlar. Seni de tövbe edip, İsrail ve Amerika''nın keyfi için Müslümanları katletmeye devam eden Mısır firavunundan desteğini çekmeye davet ediyorum! Belki böylece Allah seni affeder!
Size gelince ey Suudlu hoca kardeşlerim: Neden susuyorsunuz? Ebkem mi oldunuz? Hani Resûlullah(s.a.s), ''zalimin zulmü karşısında susanlar dilsiz şeytanlardır'' buyurmuştu! Daha ne kadar bu gerçekleri görmeyecek, zalimlerin ortağı olacaksınız.
Not: Lütfen Kral Abdullah yerine Ali Hameney''i koyun ve yazıyı bir daha okuyun.
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.