Prof. Yaşargil'e en büyük ödül

Yeni Şafak
00:0014/07/2005, Perşembe
G: 12/06/2017, Pazartesi
Yeni Şafak
Arşiv
Arşiv

TBMM Milli Egemenlik Onur Ödülü'nün ilki, dünyaca ünlü Türk beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil'e verildi. Yaşargil, "Tababetten mucize bekleniyor ama vicdan nedense konu dışında kalıyor" dedi.

---------------------------------- manset -------------------------------------------
---------------------- manset ---------------------

TBMM'nin açılışının 85. yıldönümü kutlamaları kapsamında bu yıl ilk kez verilen "TBMM Milli Egemenlik Onur Ödülü"ne, Tıpta çığır açan çalışmalarıyla uluslararası ün kazanan Beyin Cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil layık görüldü.

TBMM'de düzenlenen törende Prof. Yaşargil'e ödülü Meclis Başkanı Bülent Arınç sundu. Arınç, Milli Egemenlik Onur Ödülü için 10 binin üzerinde başvuru yapıldığını, değerlendirmeye alınan 143 aday arasından 4'ünün Meclis Başkanlık Divanı'nda görüşüldüğünü ve Prof. Yaşargil adının "oybirliği" ile kabul edildiğini anlattı.

'Bayrak kendini ve beni taşıdı'

Onur ödülüne layık görüldüğü için TBMM Başkanlık Divanı'na ve Türk milletine teşekkür eden Prof. Yaşargil de, "İlk ödülü bir beyin cerrahına vermekle uygarlık tarihinde insan beyninin önemini vurgulamış oldunuz" dedi. Ödülün, 70 yıl önce ilkokulda yaşadığı bir hatırayı canlandırdığını belirten Yaşargil, 23 Nisan töreninde okul müdiresinin Türk bayrağını taşıma görevini kendisine verdiğini, törenden sonra babasının "Bayrak direği sana ağır gelmedi mi?" diye sorduğunda ona, "Bayrak kendini ve beni kolayca taşıdı" cevabını verdiğini anlattı. Yaşargil, "Babam 'bak şu kızanın şevkine demişti'... İçime sanki bir kıvılcım düşmüştü. Bu ateş içimde devamlı yanar; sizlerde de olduğu gibi. Sizin ve milletimizin bana layık gördüğünüz 'onur ödülü' bayrağımız gibi hepimizi şevklendirsin" diye konuştu.

Tıptan mucize bekliyoruz, vicdanı unuttuk

Hayatının tatilsiz, bayramsız, haftada yedi gün çalışmakla geçtiğini bildiren Yaşargil, "tüm insanlık ve tabiatın tehlikeli bir geçit üzerinde olduğunu" belirtti. Uygarlığın çetrefil bir "ahlak sınavı" içinde olduğuna dikkat çeken Yaşargil, şöyle devam etti: "Dünyada 4 milyar insan çetin bir yaşama mücadelesi vermekte. Belleğin, zekanın ve yeteneklerin daha güçlenmesi için tababetten mucizevi çareler bekleniyor. Vicdan sorunu nedense hep konu dışında kalmakta. Çağın siyasal, ekonomik ve kültürel sorunları, 'gereken kudret beynimizde mevcuttur' yaklaşımıyla aşılabilir. Ancak insan beyni hem çok görkemli niteliklerde yaratıcılığa, hem de korkunç kötülüklere kaynak olabilir. İnsan beynindeki kötülüğe yenik düşme zafiyeti, bilim, sanat, felsefe ve din eğitimleriyle her zaman durdurulamıyor. Bazı bireyler ve gruplar zeka ve eğitim nitelikleriyle bağdaşmayan içgüdülerine yenik düşebiliyorlar; akıl, vicdan ve ahlak sınırları kolayca aşılıveriyor. Bunları bilimsel olarak açıklamakta zorlanıyoruz, fakat yakın gelecekte açıklayabileceğiz."

Beyin ne kadar kullanılırsa o kadar gelişir

İnsan beyninin çalışma sistemindeki kusursuzluktan da bahseden Yaşargil, beyinde 1 trilyon "nöroglia" adlı hücre bulunduğunu, beyin ne kadar kullanılırsa hücreler arasında o kadar fazla yeni bağlantı oluştuğunu belirtti. Yaşargil, hücrelerin neredeyse ışık hızında birbiriyle nasıl anlaştıklarının henüz somut olarak belirlenemediğini hatırlatırken, "İnsan beyni yanlış bir yaklaşımla bilgisayara benzetiliyor. Bilgisayarlar ikili sayılı sistemiyle çalışırken, her nöronun 10-15 bin bağ aracılığıyla, çok boyutlu çalışabildiği düşünüldüğünde karşımıza aklın alamayacağı sonsuz bir hesap çıkmaktadır" dedi. Yaşargil, gençlere, "Beyninize güvenin ve yılmadan çalışın. Beyninizdeki cevher iyi işlenirse kendinize, milletinize, insanlığa, tüm varlıklara, evrenimize büyük değerler kazandırılabilir" diye seslendi.

'Yurt dışına erken gittim Türkçem kısır kaldı'

Prof. Gazi Yaşargil, konuşmasında, sınıf arkadaşı ünlü şair Can Yücel ve babası, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile ilgili bir anısını da, "Baykal'ın 'Yaşargil'i Hasan Ali Yücel yurt dışına gönderdi' sözlerini düzelterek" anlattı. Sınıfındaki beş arkadaşıyla Avrupa'da eğitim görmeye karar verdiklerini söyleyen Yaşargil, Bakan Yücel'in, kendisini ve Can Yücel'i çağırarak, "Kararınızı doğru buluyorum. Ama ben Milli Eğitim Bakanıyım. Oğlumu Avrupa'ya tahsil için göndermem yanlış anlaşılır. Sizin de gitmenizi istemiyorum. Çünkü bir insanın lisanı 18-24 yaşları arasında oturur. Eğer giderseniz lisanınız gelişmez" dediğini aktardı. "Dedikleri oldu. Edebiyatta sınıfımın en iyilerinden birisiydim. Can Yücel'le başa baş giderdim. Ama lisanım kısır kaldı. Benden önceki konuşmacıları kıskandım" diyen Yaşargil, Türkçesi akıcı olmadığı için, hazırladığı konuşma metnini okuyacağını söyledi.

Baykal: Eğitim sistemi bu sonucu getirdi

CHP lideri Baykal, konuşmasında, Prof. Yaşargil'in başarısının arkasında "cumhuriyetin eğitim politikasının önemli bir yeri olduğunu" özellikle vurgulaması dikkat çekti. Baykal, "Prof. Dr. Yaşargil'in başarısının ardında genç Cumhuriyet'in, Anadolu'da yeni oluşturulmaya çalışılan devletin eğitim politikasının, eğitim hedeflerinin, eğitim çabasının, oluşturduğu eğitim ortamının da hiç kuşku yok çok önemli bir yeri olmuştur. Yaşargil'i yurtdışına gönderen dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel... Bu başarının arkasında Cumhuriyet aydınlanma kültürünün de bir yeri vardır" dedi.

Erdoğan: Başarının arkasında aile var

Törende konuşan Başbakan Erdoğan, Yaşargil'in mikrocerrahi ve beyin cerrahisinde bir ufuk noktası olduğunu belirtirken, "Olay sadece eğitim kurumlarıyla bitmiyor. Yaşargil Hocamızın biyografisini incelediğimizde asıl etkinin ebeveynden, özellikle anneden geldiğini bu tespitler ortaya koyuyor" dedi. Yurtdışında yaptığı sohbetlerde Yaşargil'in ismi anıldığında onurlandığını belirten Erdoğan, "Bilimdeki sınır tanımazlık Yaşargil Hocamızda bütünleşmiş. İlmi tahsil etmenin bedeli olur. Ama nerede olursa olsun ilmi bulacağız" diye konuştu.

CHP'li Bayındır'ın duygulu konuşması

TBMM Başkanı Arınç, Prof. Yaşargil'e TBMM Plaketi vermesi için de, beyninde tümör olan oğlu Prof. Yaşargil tarafından ameliyat edilen CHP Kırşehir Milletvekili Hüseyin Bayındır'ı sahneye çağırdı. Bayındır, sesi titreyerek yaptığı konuşmada, "Oğlum yaşamının baharında, 16 yaşında beyin tümörü gibi amansız bir hastalıkla karşı karşıya kaldı. Sayın Yaşargil'e duyarlılıklarından dolayı teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız" dedi.

Arınç: Üstün Hizmet Ödülü de vereceğiz

Meclis Başkanı Bülent Arınç, TBMM'nin, Türkiye için çaba gösteren herkesi onurlandırmak ve desteklemek amacıyla Milli Egemenlik Onur ödülü verdiklerini belirtirken, ayrıca "Üstün Hizmet Ödülü" de vereceklerini bildirdi. Arınç, "Böylece eğitim, sağlık ve benzeri sosyal alanlarda milletine hizmet verenleri desteklemeyi amaçlıyoruz. Birçok adayın ismi bildirildi. Ekim-kasım aylarında sayı sınırı olmadan bu ödüller de sahiplerine verilmiş olacaktır" dedi.

  • TBMM BÜROSU


    ----------------- imza------------------

    ----------------- imza------------------



  • #Arşiv
    #Yeni Şafak Arşiv