Kuş gribi, deli dana hastalığı ve domuz gribi gibi salgınlar, rüzgarı kendine çeviren işadamlarına para olarak dönüyor. Şu günlerde ise maske üreticileri kazançlarını ikiye katladı
Dünyayı sarsan kuş gribi, deli dana hastalığı ve domuz gribi gibi salgınlar, rüzgarı kendine çeviren işadamlarına para olarak dönüyor. Kuş gribinde tavukların telef olması ve kırmızı et fiyatlarının artması, deli daha hastalığında beyaz etin rağbet görmesi ve domuz gribinde de maske satışlarının tavan yapması, en çok bu alanda faaliyet gösteren iş adamlarına yaradı. Adana'da ekonomik kriz döneminde 20 işçi çıkaran ve makinelerinin üzerini örterek bir kenara koyan maske firmaları, domuz gribinin yayılmasının ardından siparişleri yetiştiremez hale geldi. Yüzde 300 kapasite artırımına giden firma, çıkardığı 20 işçiyi geri aldı. Ardından 60 kişiyi daha iş sahibi yaptı. Domuz gribi virüsünün yayılması ile maske satışlarında da ciddi oranda artış yaşandı. Maske satıcıları talebin 6 ayda 4 katına çıktığını belirtti.
Firma sahibi Himmet Atik, domuz gribinin yayılmasının ardından beklediklerinin çok üzerinde talep patlaması yaşandığını açıkladı. Gerek yurt içi gerekse yurt dışından yoğun bir maske talebi olduğunu anlatan Atik, “Biz daha önceden önlem almıştık. Yaklaşık 3 ay evvelden siparişler bize gelmişti. Şuanda ful kapasite çalışıyoruz. Yurt içinde artık evlerden bile aramaya başladılar. İnternet üzerinden de bize ulaşıyorlar. Yurt içinde talep hat safhada” dedi. Herhangi bir arıza durumunda devreye sokulan yedek makinelerin de taleplerdeki artış nedeniyle kullanılmaya başlandığını anlatan Atik, “Şu an o makineleri de çalıştırıyoruz. Talebin 4'e katlandığını söyleyebilirim” ifadesini kullandı. Kriz döneminde üzerini örttükleri makineleri tekrar çalıştırdıklarını aktaran Atik, talebi karşılamakta zorlanınca yeni makineler aldıklarını kaydetti. Şu anda günlük 250 bin maske ürütmele-rine rağmen siparişleri karşılamakta zorlandıklarını ifade eden Atik, önceleri 3 ay vadeyle satamadıkları maskeleri peşin parayla dahi bulamayan firmaların olduğunu aktardı. Atik, içerisinde 50 adet maske olan bir paketi 2.5 liraya sattıklarını, ancak aynı maskelerin 2 tanesinin piyasada 1 liraya satıldığına dikkat çekti.
Domuz gribine karşı Dünya Sağlık Örgütü onaylı, üzerine saf gümüş püskürtülmüş ithal kumaştan (nonwoven) özel maske üretimine başladıklarını dile getiren Atik, sektörde 15 yıldır hizmet verdiklerini, lastikli ve bağcıklı maskeler, bone, doktor kepi, galoş, eldiven gibi tek kullanımlık sağlık malzemeleri ürettiklerini söyledi. Fabrikalarında, domuz gribi virüsüne karşı 3 aydır Ar-Ge çalışması yapıldığını anlatan Atik, koruma özelliği geliştirilen özel bir maskenin üretimine başlandığını kaydetti. Domuz gribinin çıkmasıyla birlikte, maskelerin koruyucu özelliğini artırmak için saf gümüş püskürtülmüş özel bir kumaş kullanmaya başladıklarını belirten Himmet Atik, bu maskenin virüsün bulaşmasına karşı yüzde 99,9 koruma özelliğine sahip olduğunu savundu.
Gümüşün bakteri tutma ve tuttuğu bakteriyi yok etme özelliğini kullanarak dünya genelinde ilk kez kendi firmasının bu maskeyi ürettiğini belirten Atik,“Birçok kişi maske kullanarak kendilerini virüsten koruyacağını düşünüyor. Fakat maskede 'mebran' adını verdiğimiz koruyucu filtre yoksa hiçbir işe yaramaz. Biz mebran yapısı bulunan maskeye, domuz gribine karşı korumayı arttırmak için bir de saf gümüş püskürtülmüş kumaş katmanı ekledik” dedi.






