Teşekkürler Erdoğan

Aydın Ünal
Aydın ÜnalYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 14/08/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Teşekkürler Erdoğan

Biz, Birinci Dünya Savaşı’nda yenilmiş bir ülkeyiz.

İmparatorluğumuzun toprakları Yemen’den Batum’a, Tebriz’den Viyana’ya uzanıyordu. Dünyanın süper gücüydük. Geriledik, çok toprak kaybettik, ordumuz zayıfladı, Anadolu’nun içlerine sıkıştırıldık.

Son bir gayretle mücadele ettik. Sevr’de bize dayatılan toprakların biraz daha fazlasını elde ettik. Tabii sınırlarımıza kavuşamasak da bir vatanımız vardı.

1920’lerin başında, artık savaşlar biterken, yenilmiş bir ülke olarak önümüze iki seçenek konuldu: Ya Sovyet Rusya’nın kontrolünde olacaktık ya da ABD-Avrupa kontrolünde. Üçüncü bir seçeneğimiz yoktu. Bağlantısız kalma imkânımız yoktu. Ya bir tarafı seçecek ya da yok olacaktık.

O zamanın yöneticileri Batı blokunu tercih ettiler. İşgalciler vatanımızdan giderken, yeniden imparatorluk hayalleri kurmayalım, yeniden Viyana önlerine gelmeyelim, bizim olan Kudüs’ü yeniden alma planları yapmayalım, Müslümanların önüne lider olarak geçmeyelim diye tedbirlerini de aldılar.

Türkiye, savaşı kaybetmiş, zorunlulukla Batı blokuna bağlanmış, bağımlı, bağlantılı bir ülkeydi artık. Kafasını kaldırmaması, dizlerinin üzerinde doğrulmaması, küllerinden yeniden doğmaması için her şey yapıldı. Özümüzle, ecdadımızla, tarihimizle, medeniyet köklerimizle irtibatlarımız kesilmek istendi. Alfabemiz, eğitim müfredatımız, yaşam tarzlarımız zorla değiştirildi. İnsanımız devşirildi.

Öncesi iki büyük imparatorluk olan millete biçilen bu yeni elbise çok dar geldi. Ülke kalıbına sığamadı. Memleket ne zaman şaha kalkmak istese, atağa geçmek için hamle yapsa, içerden ve dışardan müdahale ettiler. İşler kontrolden çıkınca darbe yapıp işleri yeniden rayına koydular. Sürekli meşgul olmamız için FETÖ gibi PKK terör örgütlerini beslediler, büyüttüler, devlet damarlarına zerk ettiler, memleketi sürekli meşgul ettiler. Ne yoksulluktan ölebildik, ne zenginleşebildik; ne ileri gidebildik, ne tamamen çökebildik. İki arada bir derede, bir yukarı bir aşağı, iki ileri bir geri salınıp, sallanıp durduk.

28 Şubat darbesi, arkasında koca bir kaos ve ekonomik kriz bırakmıştı. Siyaset kurumu çökmüş, kendi ayakları üzerinde bile duramaz hale gelmişti. Devlete de siyasete de güven hemen tamamen kaybolmuştu. Sorunlar dağ gibiydi, çözüm umudu yitirilmişti. Sürekli tekrarlayan krizler, bir türlü gelmeyen istikrar, iş bilmezlik, beceriksizlik, terör, işsizlik insanımızı hayatından bezdirmişti.

İşte Adalet ve Kalkınma Partisi, 25 yıl önce bugün, 14 Ağustos 2001’de bu umutsuz, bu karamsar havada kuruldu.

AK Parti, statükoyu savunan sağ değildi, ithal ideolojilerin pençesinde perişan olmuş sol değildi.

AK Parti’nin kurucu lideri Recep Tayyip Erdoğan, toplumu tanıyor, ülkeyi tanıyor, milletin içinden geliyordu. Samimi bir dindardı. Sağlam bir örgütçüydü. Siyaset basamaklarını sabırla ve mücadeleyle tırmanmıştı. Askeri ve bürokratik vesayetin sınamalarından geçmiş, bedeller ödemişti. Türkiye’nin sistemini çözmüş, ülkenin nereden geldiğini ve nerede olduğunu isabetle tahlil etmişti. Ülke bir cenderenin içindeydi. Millete biçilen kaftan dar geliyordu. Bir çıkış yolu mutlaka vardı. Dengeleri sarsmadan, fincancı katırlarını ürkütmeden, dışardaki galip devletleri, onların içerdeki uzantılarını hesaba katarak, usul usul, sabırla çıkışa ilerlemek gerektiğini biliyordu. Zaferle değil seferle mükellef olduğunun idrakindeydi. O çalışacaktı, takdiri Allah’a bırakmıştı.

AK Parti’nin mayasındaki iman, samimiyet, teslimiyet ve gayret meyvelerini verdi. Türkiye’nin çehresi değişmeye başladı. AK Parti milletin gönlünde müstesna yer edindi. Darbe senaryoları, provokasyonlar, muhtıra girişimleri bozuldu; yargı darbeleri, silahlı hain darbeler püskürtüldü. FETÖ gibi, PKK gibi terör örgütleri etkisiz hale getirildi. Ekonomi büyüdü, Türkiye’nin etkisi coğrafyayı kapladı, refah arttı, Türkiye kendi silahlarını üretmeye, Azerbaycan’dan Somali’ye kadar coğrafyasında krizleri çözmeye başladı. Ülkedeki sermaye yapısı değişti, sermaye daha da millileşti. Ülke kendi öz kodlarıyla tanıştı, buluştu, kucaklaştı; yeni bir nesil ortaya çıktı. Geri döndürülemez devrimler yapıldı. 10 yıl önce hayali bile imkansızdı; bugün Ayasofya bir cami ve kapıları ardına kadar açık. Tek başına bu bile AK Parti’nin Türkiye’yi nereden nereye getirdiğinin özeti.

1920’lerde Türkiye’nin önünde sadece iki seçenek vardı: AK Parti ile, Erdoğan ile, Türkiye üçüncü seçeneği kendisi inşa etmeye başladı.

Her şeyden önemlisi, AK Parti ile, Erdoğan ile, Türkiye yeniden özgüvenine kavuştu. “Olabiliyormuş” dedi, “Mümkünmüş” dedi, “Bir çıkış yolu varmış” dedi. Ülke yeniden kendisine inanmaya, kendisine güvenmeye başladı.

AK Parti 25 yaşında ve Türkiye 24 yıldır Erdoğan liderliğinde AK Parti iktidarlarıyla yönetiliyor. 25 yıl sonra AK Parti hala milletin gönlünde birinci sırada. 25 yıl sonra Erdoğan hala milletin umudu.

Erdoğan’ın da sıkça tekrarladığı gibi, AK Parti ilk değil, son da olmayacak. Bu, uzun soluklu, köklü, kadim bir hareket; dün vardı, yarın da olacak. Bu topraklarda ezan okunduğu müddetçe AK Parti’nin varlığı öyle ya da böyle hep devam edecek.

Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmiş Türkiye bir gün zincirlerini tamamen kıracak, içine sıkıştığı cendereyi parçalayacak, kendisine biçilen dar elbiseyi yırtacak.

AK Parti ve Erdoğan, 25 yılda, bunun mümkün olduğunu hepimize gösterdi.

Umarız, AK Parti’nin mevcut kadroları da AK Parti misyonuna tamamen hakimdir. Umarız, AK Parti’nin her bir neferi, her bir mensubu, nasıl bir misyon, nasıl bir emanet yüklendiğinin idrakindedir.

Erdoğan, Allah uzun ömürler versin ama, gözlerimizin önünde yaşlandı. AK Parti’yle 25 yıl, siyasette 50 yıl, Erdoğan ömrünü bu vatana, bu millete, bu davaya adadı.

Bu harekete leke süren, Erdoğan’ın, onun gibi nice bilinen ya da bilinmeyen dava erinin mücadelesine ihanet etmiş, milletin kutsal davasına leke sürmüştür. AK Parti’nin her bir neferinin omuzlarındaki yük ağırdır. Herkes bu ağırlığın idrakiyle hareket etmek zorundadır.

Nice çeyrek asırlara AK Parti; doğum günün kutlu, mübarek olsun!

Ve teşekkürler Erdoğan, ömrümüzün en güzel yıllarını inşa ettiğin için çok teşekkürler!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026