Ülke ekonomisinin gücü, ekonomik göstergeler ile ilgili olduğu kadar, ülkenin coğrafi konumu, finans merkezi konumu, sahip olduğu enerji kaynakları ve bu kaynakların uluslararası piyasalara ulaştırılmasındaki merkezi rolü gibi diğer özelliklerle de ilgilidir. GSYH ve buna bağlı olarak ortaya çıkan kişi başı gelir, ihracat miktarı, ihracat içindeki yüksek teknolojik ürünlerin payı, merkez bankası rezervleri, nüfus ve nitelikli işgücü sayısı, borçluluk seviyesi ve enflasyon oranı öne çıkan önemli
Ülke ekonomisinin gücü, ekonomik göstergeler ile ilgili olduğu kadar, ülkenin coğrafi konumu, finans merkezi konumu, sahip olduğu enerji kaynakları ve bu kaynakların uluslararası piyasalara ulaştırılmasındaki merkezi rolü gibi diğer özelliklerle de ilgilidir.
GSYH ve buna bağlı olarak ortaya çıkan
kişi başı gelir, ihracat miktarı, ihracat içindeki yüksek teknolojik ürünlerin payı, merkez bankası rezervleri, nüfus ve nitelikli işgücü sayısı, borçluluk seviyesi ve enflasyon oranı
öne çıkan önemli ekonomik göstergelerdendir.
Çünkü ülkeler sahip oldukları ekonomik göstergelere göre sınıflandırılırlar. Örneğin, ülkelerin düşük, orta ve yüksek gelirli olarak hangi grupta yer alacağı, sahip oldukları kişi başı gelir ile belirlenmektedir.
Öte yandan, borçluluk durumu değerlendirilirken ise borç/GSYH oranına bakılmaktadır.
Ekonomik göstergeleri iyileştirmek veya GSYH ve kişi başı geliri kısa sürede artırmak kolay olmadığından, ülkenin avantajlı olduğu coğrafi konumu, enerjide merkez konumu ve diğer özelliklerini etkin bir şekilde kullanmak önemli hale gelmektedir.
Birçok ülkede yaşanan ekonomik iyileşmede, stratejik konuma gelmede, ekonomik ve siyasi krizlerde ayakta kalmada ve kısa sürede toparlanmada
ekonomi dışı göstergelerin rolü oldukça büyüktür.
Bu nedenle, Türkiye’nin bu dönemde odaklanması gereken en önemli hususlardan birisinin bu olduğu açıktır
Belki de birçok gelişmekte olan ülkenin bulunduğu gelir grubunu değiştirmesi, özellikle orta gelir grubundan yüksek gelirli ülkeler grubuna çıkması ve
en önemlisi, yeni bir ekonomi hikayesi yazması, sahip oldukları konumlar, kaynaklar ve potansiyellerine dayanmaktadır.
Bu sayede gelişmekte olan ülkeler, ekonomilerinde değişim ve dönüşümleri gerçekleştirerek,
hem bulundukları bölgede hem de dünya ekonomisinde önemli birer ekonomik güç haline gelme şansını elde edeceklerdir.
Böylelikle gelişmekte olan ülkelerin uluslararası kurumlarda
temsiliyetlerini arttırması ve bu kurumlarda söz sahibi olmaları imkanı
doğacaktır.
Son olarak, ekonomi dışı faktörlerin etkisiyle ekonomik güce sahip olacak gelişmekte olan ülkeler,
bu güçleri sayesinde bölgesel ve küresel düzeyde önemli birer aktör haline gelebilirler.
Yeter ki bu konumlarını ve kaynaklarını etkili bir şekilde kullanabilsinler.
#Ekonomi
#GSYH
#Erdal Tanas Karagöl