Bilmek ile yapmak arasındaki uçurum... Ya da yanlış bilgi ile sahih bilgi arasındaki duvarlar...

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 14/07/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Bilmek ile yapmak arasındaki uçurum... Ya da yanlış bilgi ile sahih bilgi arasındaki duvarlar...

Sanayi İnkılabından bu yana bilmek ile yapmak arasındaki mesafe gittikçe açılıyor. Dijital kültürün tüketicileri bir şeyin seyircisi olmak ile o şeyi kolaylıkla yapabilmenin aynı olduğu yanılgısına düşüyor. Seyrettikleri her şeyi bildiklerini düşünüyorlar. Bu yanılgı, sorulması gereken soruları erteleyerek önemli ile önemsizin, kıymetli ile kıymetsizin sınırlarını belirsizleştiriyor. Dahası önemsiz olanı önemli olanın üzerinde tahakküm kurucu bir noktaya taşıyor.

Ne demek istediğimi bir örnek üzerinden anlatayım. Birkaç yıl önce YouTube üzerinden TRT’nin Ömür Dediğin programından bir bölüm izledim. Esasında seyrettiğim o bölüm, Şadi Genç’in konuk olduğu bölümü ararken karşıma çıktı. Dolayısıyla tesadüfen karşıma çıkan sohbete dair notlar almamıştım. Aklımda kalanlar ile bende uyandırdığı hayal kırıklığının yıllara direnen tazeliği ile yazıyorum bu satırları. Yanlış hatırlamıyorsam programın konuğu olan karı koca Tokatlı idi. Oldukça dinç, muhtemelen altmış yaşlarının sonunda olan beyefendi gururla bahçe içindeki iki katlı evini gösteriyor, sunucuya “Bu evin her şeyini biz hanımla birlikte yaptık” diyordu. Sunucu ezberine aldığı ya da kâğıtta yazılı olan standart sorulardan başka bir soru soramadığı için “Her şeyini derken… Nasıl yani biraz açar mısınız?” bile diyemiyor. Onun sormadığı soruya rağmen evini inşa etmiş olan usta, “Duvarından, doğramasına her şeyi” diyor şevk ile.

Sunucu Anadolu’nun bağrından çıkmış bir delikanlı olduğu halde peşine takılması gereken soruları sormuyor. Adamın eşi ile birlikte ev yapmış olmasını, sanki “Dün akşam oturduk, hanımla yemek yedik” der gibi anlıyor. E yani herkes yemek yer edasında, hiç şaşırmadan, merak etmeden bahsi hızlıca geçiyor. Neyi merak ediyor? Adamın mahremini, eşler arasındaki sevgi alış-verişini. “Eşinize hiç çiçek aldınız mı?” diye soruyor. Nazife Şişman’ın “Dedeniz Ninenize aşık mıydı?” başlıklı yazısının tam yeri. Ya sabır çekerek, evini kendi elleriyle yaptığını, parası olmadığı için dura dura, eline para geçtikçe evini inşa eden bu karı kocanın evlerini ne kadar sürede tamamladığını merak ediyorum.

Evin içini gösterin, duvarlara yakından bakalım. Evi inşa ederken en çok nerelerde zorlandı, duvar örmeyi, sıva çalmayı kimden nasıl öğrendi? Bir sor! Karısı ona çıraklık ederken neler yaptı? Yok! Anadolu insanından Kadıköy romantizmi çıkarma peşinde olan delikanlı, ekran başında bendenize resmen kurdeşen döktürdü.

Niye durduk yere geçmişte kalmış bu bahsi açtığıma gelince...

Birkaç gün önce iki arada bir derede telaşla randevuma yetişmeye çalışırken vitrinde o kitabı gördüm. Yapmak/Antropoloji, Arkeoloji, Sanat, Mimarlık. Yazarı Tim Ingold. İçeri girdim, kitabı aldım, ayaküstü içindekiler kısmına baktım. “Ev İnşa Etmek Üzerine” diye bir bölüm. Marmaray’da ayaküstü okumaya başladım. Ben kitabı ayaküstü okurken cep telefonuma bir bildirim geldi. Yolun yarısına geldiğim halde belki program ertelenmiştir, ben de son durağa kadar gider, sonra eve dönerim. O esnada “Ev İnşa Etmek Üzerine” bölümünü okumuş olurum diye düşünüyorum.

Yok, randevu iptal değil. Bir arkadaşım Ankara-İstanbul arasında seyahat ederken yol boyunca rastladığı, duvarlara, evlerin cephelerine yapıştırılmış ilanların fotoğrafını göndermiş.

Bu yazıya konu olan, anime çizgileri ile kotarılmış ilan şöyle: Solda bir karne. Ortada başında baret, bağrında çırak yazan bir çocuk. Yan tarafta da aranan özellikler var. İlk başta karnede 3-4 tane zayıf yer alıyor. Sonraki maddeler şöyle sıralanıyor: Öğrenmeye açık olmak, elinden iş gelmesi tercihen, gelmese de olur, zamanında gelmesi (bazen geç de kalabilir), çay içmeyi sevmek.

Öğrencinin elinde tuttuğu karnede notlar şöyle: Matematik 2, Fizik 2, Türkçe 2, Geometri 4, Tarih 3, Müzik 5.

GELECEĞİN MÜHENDİSLERİ ZAYIF NOTLARLA BAŞLAR! GELECEĞİN USTALARI BURADA YETİŞTİRİLİYOR! NOTLAR DEĞİL AZİM KAZANDIRIR!

İlanı veren mühendislik bürosu çırak bulabilmek için adeta amuda kalkmış vaziyette. Yukarıda bahsettiğim Ömür Dediğin programında bulmak için çaba harcadığım merhum Şadi Genç, doksan küsur yaşında yıllarca terzilik ile geçimini sağladığını, Hereke’den Beyoğlu’na bir terzinin yanına çırak verilişini anlatırken, ustaya çırak dururken tıpkı Dickens romanlarında olduğu gibi işi öğrenmek için ustasına para verdiğini, oysa günümüzde çırak olmak niyetiyle yanına gelenlerin “Bana haftada kaç lira vereceksin diye sorduğunu” şaşırarak anlattı. “Okula gidince size orada para mı veriyorlar? Özel okula gidiyorsanız siz para veriyorsunuz, ben size hem iş öğreteceğim hem de üstüne para mı vereceğim?” diye soruyordu.

Nazife Şişman ile Kadınların Dilinden Dün Dökümü/ 1900’lerden 2000’lere Gaziantep kitabı için görüşme yaptığımız tanıklarımızdan K. Z. Hanım, oğlunun meslek sahibi olması için diş laboratuvarına çırak verdiğini ve kendi cebinden para ödeyerek oğlunun zanaat sahibi olmasını sağladığını anlatmıştı.

Tekrar ilana dönecek olursak... Karnede bütün dersler zayıf olduğu halde geometrinin 4 olması dikkatinizi çekmiştir muhakkak. Esasen zayıf matematik ile iyi geometrinin birada olması için iki farklı öğretmen olması gerek. Matematikçinin kıt notlu, geometri hocasının da not konusunda cömert olduğunu kabul ederek iki ders arasındaki başarı farkını bir parça makul hale getirebiliriz. İlanı hazırlayan/hazırlatan kişi, ustanın işinin ehli olması için geometri bilgisine sahip olması gerektiğinin farkında. Nitekim Orta Çağ taş ustalarının ve marangozların geometriden istifade ederek çizim yaptığını öğreniyoruz Yapmak kitabından.

Geometri mühim. Mason teşkilatının en eski yazılı belgesi kabul edilen The Regius Poem/Halliwel Manuscript (Yaklaşık 1390) ismini taşıyan şiirsel metinde Masonluğun kökeni doğrudan Mısır’a ve Öklid’e dayandırılarak şöyle deniyor:

“Mısır’da soyluların çocukları çoğaldığında ve geçim sıkıntısı baş gösterdiğinde, büyük bilge Öklid onları topladı. Onlara geometrinin sınırları çizmeyi ve taşları üst üste koyarak harika yapılar (duvarlar) inşa etmeyi öğretti. Bu sanata geometri dedi ama biz bugün ona Masonluk diyoruz.”

Öğretti derken kimden bahsediliyor? Hz. İbrahim’den. British Museum’da korunan The Matthew Cooke Manuscript(Yaklaşık 1410) isimli ikinci el yazmasında şöyle bir anlatı var: “Hz. İbrahim, karısı Sara ile Mısır’a gitti ve orada Mısırlılara yedi özgür sanatı (özellikle aritmetik ve geometriyi) öğretti. Öklid adında çok zeki olan genç onun öğrencisi oldu, bu bilgiyi ondan devraldı ve Mısır’da Nil Nehri’nin taşmasıyla bozulan arazi sınırlarını geometriyle düzeltti, insanlara taş işçiliğini öğretti.”

James Anderson, modern spekülatif masonluğun resmi anayasası olarak kabul edilen The Constitutions of the Free-Masnons (1723) kitabında Masonluğun tarihini anlatırken Orta Çağ el yazmalarını kaynak göstererek Hz. İbrahim’in Mısır’a geometriyi getirdiğini ve Öklid’in bu ilmi kusursuzlaştırarak “Geometri Sanatı”nı (Masonluğu) kurduğunu tarih anlatısı olarak tekrarlar.

Bu bağlantıların yanlış olduğunu, kaynakları ile ortaya koyarak çürüten kimdir? Merhum Fuat Sezgin (24 Ekim 1924-30 Haziran 2018).

Fuat Sezgin İslam bilim araştırmalarında Nil Nehri’ne baraj/duvar inşa etme projesinin tarihsel olarak Öklid’e değil, optik ve matematik bilgini İbn’ül Heysem’e (965-1040) ait olduğunu ortaya koydu. İbn’ül Heysem ile Hz. İbrahim’in aynı zamanda yaşamış olması ihtimal dışı. Peki nasıl oldu da İbn’ül Heysem’in yaptıkları, masonların dört elle sarıldıkları Öklid ve efsaneleri olarak dolaşıma girdi? Bu karışıklığı ömrünü ortaya koyarak yaptığı çalışmalarla Fuat Sezgin ortadan kaldırdı. Fakat ne acıdır ki 2013 yılında yayınlanmış Yapmak kitabında bu sahih bilgilere atıf yok. En azından bundan sonraki baskılarında bu bilgilerin kitabın çevirmeni Mehmet Doğan tarafından dipnot olarak verilmesini ümit ediyorum.

Mason efsanelerinin öznesi Öklid’in, İbn Heysem’in yerini alması meselesine gelince, Orta Çağ İslam biyografi yazarları İbn’ül-Heysem’in hayatını anlatırken onun Kahire’de geçimini Öklid’in Usûlü’l -Hendese (Elemanlar) kitabını el yazısıyla çoğaltarak kazandığını belirtmişlerdir. Zamanla bu iki isim ve olay, halk anlatılarında ve bazı ikincil metinlerde iç içe geçmiş, Nil’e geometri ile yön verme fikri efsanevi bir şeklide “Öklid” figürüne yapışmıştır.

Merhum Fuat Sezgin’in kaynakları ile ortaya koyduğu sahih bilgi şudur: “İbn’ül Heysem, Nil Nehri’nin her yıl meydana gelen taşkınlarını ve kuraklık dönemlerini incelemiş ve mühendislik /geometri bilgisiyle nehrin yukarı kısmına (Asvan bölgesine) büyük bir baraj/duvar yapılması durumunda suyun kontrol edilebileceğini iddia etmiştir. Dönemin Fatımî Halifesi el Hâkim bi-Emrillah bu projeyi duyunca onu Kahire’ye davet etmiş ve projenin gerçekleştirilmesi için Asvan’a göndermiştir. Ancak İbnü’l Heysem sahada yaptığı geometrik ölçümler neticesinde, o günkü teknik ve lojistik imkanlarla bu devasa duvarı inşa etmenin mümkün olmadığını görerek projeden vazgeçmek zorunda kalmıştır.

Meraklısı için not:

Yazıdan sıkıldınız mı? Sıkılmadıysanız haftaya Mason bahsini bir roman eşliğinde aktarabilirim.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026