Yazarlar Bayram okumaları

Bayram okumaları

Gökhan Özcan
Gökhan Özcan Gazete Yazarı

“Her nefeste, dünya ve dünyada bulunan her şey yenilenir. Adeta her an ölür ve dirilir. Fakat biz, onu hiç değişiklik olmadan, durur görürüz de bu yenilenmeden haberimiz olmaz. Ömür, ırmak gibi yeniden yeniye gelir gelir akar gider, yenisi gelir. Fakat biz, bu akışı kesintisiz görürüz.”

(Mesnevi Tercümesi-Hazreti Mevlânâ)

“Onların duaları, döktükleri gözyaşları boş mudur? Sevgi, kutsal, vefalı sonsuz bir sevgi, her şeyi yenemez mi? Hayır, mezarın içinde saklı olan yürek ne kadar ihtiraslı, ne kadar günahkâr, ne kadar fırtınalı olursa olsun, o mezarın üzerinde yetişen çiçekler bizlere o saf gözleriyle sakin sakin bakarlar. Onların bize anlattıkları yalnız sonsuz bir huzur değildir, yalnız her şeye “ilgisiz” kalan tabiatın derin sakinliğini anlatmazlar; onlar aynı zamanda bize yüreklerin kavuştuğu o sonsuz barışı, o ölümsüz hayatı da anlatırlar!”

(Babalar ve Oğullar-Ivan Sergeyeviç Turgenyev)

“Bizim tanık olduğumuz şey, ticaretin maddi kurallarının ötesinde, reklamlar, medya ve görüntüler aracılığıyla her şeyin bir gösterge sanayisine dönüşmüş olmasıdır. En marjinal, en sıradan veya en müstehcen şey bile estetikleşiyor, kültürelleşiyor, müzelik bir hal alıyor. Her şey söyleniyor, her şey ifade ediliyor, her şey bir gösterge gücüne ya da tavrına bürünüyor. Sistem, ticaretin artık değerinden çok göstergenin estetik artık-değerine göre işliyor.”

(Kötülüğün Şeffaflığı-Jean Baudrillard)

“Platon aşık insanın, aşk nesnesi söz konusu olduğunda kör olduğunu söyler. O halde eğer herkes en çok kendisini seviyorsa, insan kendisi söz konusu olduğunda kördür.”

(Doğruyu Söylemek-Michael Foucault)

“Bir kahvede çevremizdeki müşterileri gösteren biri haklı olarak şöyle demişti bana: ‘Bak, ne kadar iç karartıcılar! Bugünlerde görüntüler insanlardan daha canlı.’ Dünyamızın belirtilerinden biri de sanırım bu tersine dönmedir: Genelleştirilmiş bir görüntü repertuarına göre yaşıyoruz biz.”

(Camera Lucida-Roland Barthes)

“Öğrendiğimize göre, eşyaya renk veren ışınlar, eşyanın emdikleri değil de almayıp yansıttıkları ışınlarmış. Bunun gibi insanlar da olumsuzlukları ve düşmanlıklarıyla seçilirler, iyi niyetlerinin üstündeyse pek durulmaz.” (Çılgın Kalabalıktan Uzak-Thomas Hardy)

“İnsanın trajedisi, bilgidir. Bir şeyin bilincine vardığım her sefer, onun duygusunun zayıfladığını daima fark etmişimdir. Bir kitaba verilmiş en güzel ad, bence “Bilinçli Olma Bedhbahtlığı”dır. Bunu yazan bir Alman, kitap iyi değil; ama adı, benim hayatımı özetleyen formül. Bütün yaşamım boyunca aşırı bilinçli olduğumu zannediyorum ve hayatımın trajedisini oluşturan da bu.”

(Ezeli Mağlup-E.M. Cioran)

“Etrafını bu kadar iyi tanıyan, karşısındakinin ta içini bu kadar keskin ve açık gören bir insanın heyecanlanmasına ve herhangi bir kimseye kızmasına imkan var mıydı? Böyle bir adam, önünde bütün küçüklüğü ile çırpınan birine karşı taş gibi durmaktan başka ne yapabilirdi? Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?”

(Kürk Mantolu Madonna-Sabahattin Ali)

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.