Yazarlar Asgari ücreti belirlerken, zenginden alıp fakire verme zamanında olduğunuzu unutmayın

Asgari ücreti belirlerken, “zenginden alıp fakire verme” zamanında olduğunuzu unutmayın

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Mayıs ayından bu yana “Zenginden alın, fakire verin” başlığı altında yazılar yazmaya çalışıyorum. Bugün de aynı bağlamda, “asgari ücret” konusuna değinmek niyetindeyim.

Asgari ücret, çok teknik bir konu. İşvereni, işçiyi ve hükümeti doğrudan ilgilendiriyor.

O yüzden uzun müzakere süreçleri yaşanıyor. Her temsilci, temsil ettiği kesimin haklarını korumak için çetin mücadele veriyor.

Ama sonra “ortak bir noktada buluşuluyor”, son sözü hükümet söylüyor.

BU KEZ ÇOK HIZLI KARAR ALINSIN

Asgari Ücret Tespit Komisyonu 1 Aralık’ta toplanacak. Çalışma Bakanı Sevgili Hocam Vedat Bilgin’in verdiği bilgiye göre, Türk-İş ile mutabakata varılmak üzere. Bununla birlikte diğer sendikalar, işveren sendikaları ve başkaca çevreler de komisyonun ya üyesi ya etkileyeni.

O yüzden 1 Aralık’ta toplanacak olan komisyonda şayet “kamu” elini masaya vurup hızlıca karar vermezse iş yılan hikayesine döner. Daha önce çok örneğini gördük.

ASGARİ ÜCRETİ BU KEZ TEKNİK BOYUTUYLA DEĞİL VİCDANİ BOYUTUYLA TARTIŞIN

Bugün size asgari ücreti belirlerken teknik değil, vicdani yönüyle tartışmanızı öneriyorum.

Duygusal bir şekilde “Zenginden alıp fakire verme” formülünü işletmenizi öneriyorum.

“Liberal ekonomi ve serbest piyasa şartları” diyerek söze başladığımızda işverenlerin yanında hizalandığımızı biliriz.

“Emek, sömürü, adalet, hak” diye söze başladığımızdaysa emekçilerin yanında hizalanırız.

Ben diyorum ki bu kez kamu, “zenginden alıp fakire vermek” için dar gelirli, pozitif ayrımcılık gerektiren kesimlere yönelik doğrudan tavır koysun. İşverenlerimiz de yanında çalıştırdıkları lehine tavır alsın. Asgari ücret konusunda, fakir fukara hiç olmadığı kadar kollansın. Çünkü, üretimimiz tam gaz devam ediyor. Makro ekonomik dengelerimizde problem görünmüyor. Ama hayat pahalılığından etkilenen asgari ücret ile geçinen geniş bir kesimimiz var.

ASGARİ ÜRCET ZAMMINI REEL ENFLASYONUN ÜZERİNE ÇIKARTSAK

Vedat Bilgin hocam ne demek istediğimi çok iyi anlıyordur. Onun yıllardır akademide çalışma hayatına yönelik çalışmalarını biliyoruz. Cumhurbaşkanı’mız Erdoğan’ın da geldiği sosyoloji unutmadığını çok iyi biliyoruz.

O yüzden, bugün dar gelirlinin yanında daha da çok durmanın zamanıdır.

Burada işverenlerimizin biraz daha fedakârlık yapmasını…

Devletimizin gerekirse vergisinin bir kısmandan feragat etmesini…

Ve asgari ücret zammının reel enflasyonun üzerine çıkartılmasını öneriyorum.

NET ASGARİ ÜCRET ZAMMI İÇİN ÖNERİM: ÖNCE 500 TL ZAM SONRA YÜZDELİK ORAN

Örnek veriyorum. Mevcut asgari ücretin üzerine 500 TL ve sonra yüzde 30 zam, dar gelirliyi rahatlatmaz mı?

Şu an asgari ücret net 2 bin 850 TL. Benim teklifim: 2850+500= 3350. 3350x30/100= 1005. 3350+1005= 4355 net.

DAR GELİRLİ KESİM DERİN BİR NEFES ALIRSA, İŞVEREN VE KAMU DAHİL TOPLUMUN HER KESİMİ RAHATLAR

Şayet asgari ücreti net 4350 TL civarında bir seviyeye getirirsek, pandemi ve son hayat pahalılığı nedeniyle zorda kalan dar gelirlilerimiz derin bir nefes alır.

Bu nefes öyle bir toplumsal rahatlamaya neden olur ki işverenimiz de devletimiz de milletimiz de psikolojik eşiği aşar. Rahatlar.

İnanın asgari ücretteki bu artışın sonunda kaybeden olmaz. Bilakis her kesim kazanır. Özellikle de işverenlerimiz “verimlilik” nedeniyle daha da çok kazanır.

1 Aralık’ta toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda “ideolojik” tartışmaların bir kenara bırakılmasını... Kayıkçı kavgalarına girişilmemesini… Ve dahası, temsilcilerin temsil ettikleri kesimlere şirin görünmek için popülist söylemlerde bulunmadan, doğrudan hedefe kilitlenmesini bekliyorum.

Ve birincide olmasa da ikinci toplantıda asgari ücrete beklediğimiz zammın gerçekleşmesini diliyorum.

Haksız mıyım?

THY’nin pandemiyle mücadeledeki katkısı unutulmadı

Türk Hava Yolları (THY) Türkiye’nin gurur markası. THY personeli, pandeminin ilk dönemlerinde kimselerin cesaret edip de gidemediği ülkelere uçup, Binlerce insanı tahliye etti. Tıbbi malzeme, aşı taşıdı.

THY ve Türkiye’nin yardımına koştuğu ülkelerden biri de İtalya’ydı.

İtalya Cumhurbaşkanlığı bu dayanışmayı THY Genel Müdürü Bilal Ekşi’ye en büyük devlet nişanlarından biri olan Yıldız Şövalye Nişanı’nı vererek taltif etti.

İtalya’nın Ankara Büyükelçisi Massimo Gaiani, Cihangir’deki Venedik Sarayı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada “Bu nişana İtalya olarak büyük anlam atfediyoruz. Pandemi sürecinde sadece İtalyan halkına değil diğer tüm insanlığa yaptığınız katkıları biliyoruz. Bilal Ekşi’nin katkılarıyla Türk halkının ve THY’nin zor günlerimizde bizlerin yanında olduğunu gördük” dedi.

Bilal Ekşi de, nişanı Türk halkı adına aldığını belirterek, “Uçuş yasağında çalışma arkadaşlarımız olağan üstü çaba gösterdi. 134 ülkeye tıbbi malzeme götürdük. 56 ülkenin aşısını biz taşıdık. 60 ülkeden 140 bin yolcuyu evine ulaştırdık. Bu dönemde sağlıkçıların en büyük yardımcısı sivil havacılık çalışanları oldu. Bu nişanı, onlar ve Türk halkı adına alıyorum” dedi. O anlara biz de şahitlik ettik.

Bilal Ekşi ve ekibini tebrik ediyorum.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.