Yazarlar Tüketici kanunsuzluğa kurban ediliyor

Tüketici kanunsuzluğa kurban ediliyor

Hasibe Nisa
Hasibe Nisa Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bütün sorunların temelinde hak-hukuk kavramının yerli yerine oturmayışı var. Özellikle son zamanlarda yorumlarla kurallar icat edilip insanlar en doğal haklarını kullanma noktasında zulme uğrarlarken, öte yandan toplumun yasalarla elde ettiği somut kazanımlar tozlu raflara terkediliyor. Halkın hergün yüzyüze olduğu geçim derdine, tüketici sorunlarına duyarsızlık artık bir son bulsun diye bu köşeden sert mesajlar göndermeye devam etmek zorundayım maalesef.

Sözüm tabii ki kanunların uygulayıcısı konumunda olanlara. Tüketici Kanunu çıkalı 5 sene oldu, hala en basit kapıdan satış meselesinin çözümü konusunda bile insanımız bir başına ve çaresiz bırakılıyor.

Bugünkü yazımı da Tüketici Kanununun yeni olduğunu öne sürüp, "Daha zaman lazım, durun hele..." diyenlere itaf ediyorum.

Kanun mu istiyorsunuz; istemediğiniz kadar var. Üstelik eski mi eski...

Bakınız mesela Türk Ceza Kanunu açık ve net olarak neler diyor?

"Madde 44- Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz."

Demek ki tüketicinin korunmasıyla ilgili kanun daha yeni, "garibim fırsatçılar" bilmiyor, o yüzden tüketici mağdur oluyor denemez.

"Madde 396- Her kim taklit veya tağyir veya tağşiş edilmemiş olduğu halde aslında umumun sıhhati için tehlikeli olan yenilecek ve içilecek ve sair şeyleri müşteriye tehlikeyi haber vermeksizin satarsa üç aydan altı aya kadar hapis ve beşbin liradan yirmibeşbin liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır."

Cezanın parasal kısmı bugün için biraz tuhaf görünüyor, biliyorsunuz bu kanun hayli eski. Fakat görüyorsunuz ki buradaki hüküm 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun''un "Zararlı ve tehlikeli mal ve hizmetler" ya da tüketicinin sağlığının korunması hakkındaki ifadelere ne kadar benziyor.

Çok fazla uzatmayacağım ama çok eskiden alınmış bir Yargıtay kararını, eğer istenirse kanunların insanların hizmetine nasıl sunulacağını göstermesi bakımından örnek olarak vermek istiyorum. Metin aynen şöyle;

"Vita yağı satın almak için sanığın dükkanına gelen müşteriye vita yağı kalmadığını ve nerede bulunur sorusuna karşı 5-6 metre öteki bir dükkanda satıldığını söylemesi üzerine oraya gittiğinde yağ bulunduğunu, ancak kilosunu 11 liraya sattıklarını (normal fiyat 825 kuruştur), zira şehirde toptancı olan sanığın daha yüksek fiyata kendilerine satıp faturada vermediğini beyan eylemesine binaen mağdurun polis karakoluna müracağat ettiği ve yapılan aramada sanığın dükkanında muhtelif tenekeler içinde 120 kilo vita yağı bulunduğu anlaşılmasına ve bu hareketiyle fiyat artışına sebebiyet vermiş olmasına göre, olayda Türk Ceza Kanunu''nun 401. Maddesindeki suç unsurları teşekkül ve tekevvün eylediği cihetle sanık vekili ile C. Başsavcılığının yerinde görülmeyen itirazlarının reddine hükmün (onanmasına) oy birliğiyle karar verildi."

Bakınız tüketicinin çıkarları kadar dürüst çalışan esnafı da ilgilendiren rekabetin korunması nasıl mümkün. Bir tüketici kalkıyor böyle bir durumda en yakın karakola gidiyor, onlar hemen olayı sahipleniyor, gerekli incelemeler zabta geçiriliyor ve tüketici böylece hakkını arayıp başka insanlar için de fırsatçıları engelleyebiliyor.

Rekabetin korunması yasası da Tüketici Kanunu gibi yeni. Ama "Oynama bilmeyen gelin yerim dar dermiş" atasözünü çağrıştıran mevcut vurdumduymazlığın mazereti yok gördüğünüz gibi.

Bunca kanun varken tüketicinin hakkı neden korunamıyor!

Bunun cevabını da kanunlar kadar değil ama yine de birhayli eski yayın tarihli yazımda geçen şu cümleyi aynen aktararak verebilirim;

Çünkü bu ülkede "Bana ne tüketicinin korunmasından?" diyen bürokrasi çarkının bazı dişlileri, "Şu kanunları hiç olmazsa halkın anlayacağı dile çevirelim" demeyen bazı vekiller ve belki de en önemlisi "Ben sivil toplum örgütüyüm, sivil toplum benden hak arama bilincini geliştirmemi ister" demeyen, sonra da sanki sorumlu tüketiciymiş gibi üye sayılarının azlığından yakınan dernekler, vakıflar var...

DUYDUNUZ MU?

Zeytinburnu Belediyesi tüketiciyi bilinçlendiriyor

Beyaz Masa''ların belediyelerde yaygınlaşmasıyla birlikte tüketici hakları konusunda önemli gelişmeler gündeme geldi. Halkın sorunları konusunda rehberlik ve danışmanlık hizmeti sunan bu birimler, tüketicinin bilgilendirilmesi konusunda yaşanan ciddi eksiklerin biraz olsun önlenmesi adına önemli. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Beyaz File uygulamasıyla başlayan çalışmalar, ilçe belediyelerinde de yaygınlaşmaya başladı. Zeytinburnu Belediye Başkanlığı tarafından 1 Mayıs''da başlatılan bilinçlendirme seminerleri bu açıdan dikkat çekici. "Ev Hanımlarını Bilinçlendirme Seminerleri 2000" projesi adı altında yürütülen çalışma Müstakil Tüketiciler Birliği Eğitim Grubu tarafından destekleniyor. 10 gün boyunca sürecek seminerde Müstakil Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Av. Bülent Deniz hanımlara, alınan malın geri iade hakkı, noterden cayma ihbarnamesi çekilmesi ve bunun süresi gibi konuları içeren tüketici haklarıyla ilgili bilgiler verecek.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.