
Şüphesiz yapılanlar FETÖ ile mücadele için önemlidir. Ancak ihraç edilen isimlerin genelde alt kadrolarda olması birtakım soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
17-25 Aralık sonrası başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere birçok kişi örgütü, ihanet, ticaret ve ibadet halkası olmak üzere üç bölüme ayırmıştı.
Darbe girişiminde bulunan generaller ve suçüstü yakalanan isimler dışında örgütün ihanet tabakasına ulaşıldığı tam olarak söylenemez. Zaten asıl elebaşları 17-25 Aralık sonrası yurtdışına çıkarılmıştı. Örgütün önemli isimlerinin büyük bölümünün de ikinci bir ülke vatandaşlığına sahip olduğu bilinen bir gerçek.
Bütün bunların ışığında bakıldığında 15 Temmuz sonrası FETÖ'nün yeni bir yapılanmaya gittiği muhakkaktır. Yani örgüt artık eskisi gibi yapılanmasını sürdüremeyecek. Dolayısıyla ticaret ve ibadet tabakası örgüt için artık bir anlam ifade etmiyor. İbadet tabakasının bu saatten sonra örgüt için yapabileceği bir şey kalmadı. Ticaret tabakasının ise bunca darbeden sonra örgüte kaynak aktarması neredeyse imkânsız hale gelmiştir
Etkili mücadele için bu örgütün içerde kalan ihanet şebekesinin en kısa zamanda bulunması gerekir. Enerjimizi buna yoğunlaştırmalıyız. Herkesin bildiği FETÖ'cülerle uğraşırsak büyük balığı kaçırmış oluruz.
Belki uzun bir süre yeniden takiyye adı altında gizlenme yolunu deneyecek. Eskiden gizlenmek için kendi tabirleriyle ehli dünya gibi yaşıyorlardı. Gizlenmek için namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, başörtüsü takmıyor, içki, kumar, eğlence ile gizleniyorlardı. Yeni dönemde tam tersi olabilir.
FETÖ ile mücadelede bir başka önemli konu ise mücadeleyi kimin yürüttüğü, ya da isimleri kimin tespit ettiğidir. Bu örgüt bir kriptoyu korumak için 100 tane bilinen adamını feda edebilir. Zaten örgüt için bilinen isimlerin bir önemi yok. Onlar himmet toplama, kurban bulma ve öğrenci çalma işinde kullanılıyorlardı. 15 Temmuz'dan sonra bu faaliyetlerin hiçbirini yapacak durumda değil örgüt. Dolayısıyla bu isimlerin bir önemi kalmadı. Yani kamudan ihraç edilen isimleri belirleyenler arasında kim var. Bunun iyi analiz edilmesi gerek.
Birkaç örnekle bu durumun önemine dikkat çekmek istiyorum. Mesela emir subaylarının imamı, namı diğer
Uslu 2014 yılında Milli Eğitim Bakanlığı'na uzman yardımcısı olarak ilk kamu görevine girdi. 14 kişi mülakata çağrıldı. Sadece Muhammet Uslu ve eşi geldi mülakata. 12 kişi gelmedi. Mülakat komisyonu başkanı bu durumdan hiç şüphelenmedi. Eşi feragat ettiği için Muhammet Uslu'yu hemen uzman yardımcısı olarak başlattı. Aynı komisyon başkanının, Uslu'nun Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü'ne geçmesinde de emeği var.
Fuat Avni isimli sosyal medya hesabını yönettiği için tutuklanan
Bu isimler şimdi FETÖ ile mücadele komisyonlarında etkin görevler üstlenmiş durumda.
Başbakanlık'tan çok sayıda isim ihraç edildi. Bu isimler nasıl o görevlere getirildi? İşte bu incelenmeden soruşturma eksik kalır.
Örnek çok. Mesele çok derin. Kimin ne yaptığından çok, bundan sonra ne yapmamız gerektiğine odaklanmalıyız. FETÖ, kuyruğu verip gövdeyi kurtarmak istiyor. Eğer bu tuzağa düşüp, kuyruğa takılıp gövdeyi kaçırırsak, onlarca şehit ve gazi veren bu milletin iki eli hem bu dünyada hem de ahirette yakamızdan eksik olmaz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.