Milli iradeyi çalmak soru çalmaya benzemez

03:4525/07/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Hüseyin Likoğlu

27 Haziran'da “Şakirt subaylar rahatsız. Haşhaşı fazla kaçırıp her an altın vuruş yapabilir” diye yazmıştım. 19 gün sonra Türk askeri arması takmış kamuflajlı hainler, Pensilvanya Vaizi(!)'nin emriyle darbeye kalkıştı. Darbeden kimin haberi var kimin yok bilinmez ancak Fetullahçı teröristlerin TSK'da nasıl yapılandığı uzun zamandır bir sır değil. Soruları nasıl çaldıklarını, kimlere verdiklerini, zeki öğrencileri daha ortaokul çağında bulup nasıl kriptolaştırdıklarını, kod adı vererek nasıl gizlediklerini biliyorduk. Gizlenmek için tuvalette ima ile namaz kılma fetvasını, askeri öğrencilerden annelerinin başı açık fotoğrafını istemelerini, bilumum her türlü hallerini biliyorduk. 40 yıldır bu şekilde TSK'ya sızan hainlerin ne zaman harekete geçeceklerini bekliyorduk. Ve beklenen ihanet 15 Temmuz akşamı gerçekleşti.



Başarısız olacaklarını bile bile niye harekete geçtiler, ya da başarısız oldular mı? Bu soruların cevapları önemli. Toplumda herkes bir konuda hemfikirdi. TSK içindeki paralel yapıya yönelik hiçbir işlem yapılmadı. Bu durumdan hareketle TSK'da neler olup bittiğini araştırmaya başladık. Bir de gördük ki sivil irade bir şeyler yapmak istiyor. Ancak Genelkurmay'dan yanıt gelmiyor. Genelkurmay'ın sessizliğini sürdürdüğü dönemde, çalınan sorularla önce orduya sızan ardından da yine çalıntı sorularla kurmaylık sınavlarını kazanıp generallik rütbesine yükselen Fetullahçı cunta, darbe planlarını tıkır tıkır yürütmüş.



Bu sırada İzmir Başsavcıvekili Okan Bato, TSK içindeki paralel yapıya yönelik soruşturmada çok önemli ipuçlarına ulaştı. Başsavcıvekili, soruşturmasını derinleştirmek için Genelkurmay Başkanlığı'na tam 78 yazı yazdı. Yazılar kime gitti? Darbenin beyinlerinden biri olan dönemin Adli Müşaviri Muharrem Köse'ye. Köse, ne yaptı? Tabii ki yazılara cevap vermedi. Ama yazılar Köse'nin işini çok kolaylaştırdı. Başsavcıvekili Bato'nun titiz çalışması Köse'yi korkuttu. Daha doğrusu Köse, soruşturma ile TSK'nın içindeki Fetullahçı yapılanmanın ortaya çıkarılacağını anladı ve zaman kaybetmeden darbe planları hazırlamaya başladı. Darbenin erkene alınmasının iki sebebi var. Biri İzmir'de yürüyen bu soruşturma diğeri ise Ankara'da kabul edilen Ana Dava iddianamesi. Bu iki yargı sürecinin YAŞ öncesine denk gelmesi Fetullahçı teröristleri çok endişelendirdi. Onun için YAŞ öncesi altın vuruş yapmaya karar verdiler.



Darbe planının mimarı Muharrem Köse'nin Genelkurmay Adli Müşavirliği görevinden niye alındığına da dikkat çekmemiz lazım. Muharrem Köse, Bülent Arınç'a suikast kumpasıyla girilen Seferberlik Tetkik Kurulu'ndan alınan bilgileri Pensilvanya'ya sızdırdığı için görevden uzaklaştırıldı. Peki ne vardı o bilgiler arasında. Türkiye bir işgale maruz kalırsa sivil halkın ve geride kalan unsurların nasıl hareket edeceğinin planları vardı. Türkiye'nin işgal edilmesi halinde nasıl bir refleks vereceğini anlatan planları çalan Muharrem Köse, 15 Temmuz darbesinin planlayıcısı. Bunun anlamı o gece yapılan bir darbe değil bir işgal planıydı. İşgal karşısında Türkiye'nin refleksini içeren planları çaldıkları için Türkiye'yi işgal edebileceklerine inandılar.



Ancak hesap edemedikleri bir şey vardı. Bu milletin yüreğindeki seferberlik planını hesap edemediler. Bu zamana kadar ders alarak değil, soru çalarak bu mevkilere geldikleri için Türk tarihini ve Çanakkale destanını da bilmiyorlardı. Tam 100 yıl önce 275 kiloluk mermiyi topun namlusuna süren Çanakkale'de Seyit Onbaşı'nın torunları o gece çelik yığını tankları bedenleriyle durdurdu. Çanakkale'de 7 düvele geçit vermeyen Seyit Onbaşı'nın torunları, 100 yıl sonra 7 düvelin köpeklerine 'dur' dedi. Hasılı kelam, soruları çalabilirsiniz, ama bu milletin iradesini asla çalamazsınız.


#Şakirt subaylar
#Fetö
#Darbe planı
#TSK