
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrin’de tüm yerli silah ve mühimmatın kullanıldığına dikkat çekerek, “Bir tane insansız hava aracımız (İHA) düşse ne olur, diye düşünürdük. İkincisi, üçüncüsü, dördüncüsü de var, gelin. İnsansız tankları da üretir hale gelmemiz lazım ve bunu da yapacağız” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen “11. Kalkınma Planı Tanıtım Toplantısı”nda savunma sanayiinde yerli payının yüzde 65’e çıktığını belirterek, önlerine yeni hedef koyduklarını belirtti. Erdoğan, özetle şu mesajları verdi:
Kalkınmayı yalnızca iktisadi alanla sınırlamıyor sosyal ve manevi kalkınmayı da önemsiyoruz. Kalkınma yaklaşımını insan odaklı bir çerçeveye oturtmayı başardık. Hem fiziki altyapıya hem de insanımıza yatırım yaptık. Artık dünün tekstil ve tarıma dayalı sanayinin kısır döngüsünden çıkıp teknoloji yoğun sanayiye geçiş yapıyoruz.
Yüksek teknolojiye dayalı üretimin sanayideki payını artıracak bir atılıma ihtiyacımız var. Enerji yatırımlarını yaparken diğer taraftan doğal kaynakları da geliştirmeye çalışıyoruz. Kişi başı geliri 11 bin dolar seviyesine ulaştırmış olmamız tarihi bir başarıdır. Satın alma gücü paritesine göre kişi başı gelirde 2002’de AB ortalamasının yüzde 37’si iken yüzde 62’ye kadar çıktık. Refah seviyemizin üç katına ulaşmasında kalkınma yaklaşımımızın payı çok büyüktür.
Türkiye 2002’de 17 milyarlık kamu yatırımı yapıyordu, bu rakamı 2017’de 128 milyar liraya çıkardık. Kamu-özel işbirliği modeliyle 1986’dan 2002’ye kadar 11,4 miyar dolar olan 67 proje uygulanabildi. 2002’den beri toplam 50,6 milyar dolar olan 158 projeyi hayata geçirdik. Çıkmış, nerede bunun kaynağı diyor. Kaynağı ne yapacaksın? Bu kamu-özel işbirliği ile yapılan yatırım. 15 yıl çalıştıracaksın sonra bize bunu vereceksin. Cebimizden bir kuruş çıkmadan bu yatırımı yaptırıyoruz.
Buna kaynakların çeşitlendirilmesi denir. Ama bunu muhalefet bilmiyor. Mesele hazırda olanı bitirmek değil yeni kaynaklar bulmak suretiyle ne yapacaksın. Mesele budur. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray böyle yapıldı. Bu muhalefetin aklı bunları almaz. Almadığı için de bunların dikili ağacı yok bu ülkede. 2002’de 6100 km olan bölünmüş yol uzunluğunu 26 bin kilometreye çıkardık.
Savunma sanayiinde 2002’de yüzde 20 yerlilik oranı vardı şimdi yüzde 65’in üzerinde yerlilik oranıyla sürdürür hale geldik. Afrin’deki zırhlı taşıyıcıların tamamına yakını yerli. Yıllarca biz stratejik ortağımızdan bunları istedik. Aldığımız cevap kongre müsaade etmiyor. En sonunda bizi silahsız ve silahlı İHA sahibi yaptılar. Bu olay sıradan bir olay değil. Şu anda bunu biz kendimiz üretiyor olmasaydık, bir tane İHA’mız düşse ne olur diye düşünürdük. Düşürürseniz düşürün ikincisi de var, üçüncüsü de var gelin.
Geçen bir helikopterimiz düştü üzüldük iki pilotumuz gitti. Oradaki bu sistemlerin sorumlusu olan arkadaşımızın dediği şu İHA’da insan yok ki düşerse düşer. Biz niye bazı şartlarda da onları uçurmuyoruz. Vursunlar o düşsün, benim pliotum şehit olmaz. Bunu daha ileriye taşıyacağız. Tank yakabilirler. İçinde 5 şehidim. Biz insansız tankları da üretir hale gelmemiz lazım bunu da yapacağız. O tür şeyleri düşünmeyeceğiz. Birçok silahlarımızı üretir haldeyiz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya şampiyonu Suriye asıllı boksör Mahmut Ömer Manuel Charr’ı kabul etti.Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde basına kapalı gerçekleştirilen kabulde Charr, Rus boksör Alexander Ustinov’u yenerek ilk kez dünya şampiyonluğuna ulaşarak kazandığı kemerleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim etti. Kemerin üzerinde merhum boksör Muhammed Ali ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğraflarının olduğu görüldü. Kabulde Başbakan Binali Yıldırım ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da yer aldı. Dünya şampiyonu boksör Charr, daha önce yaptığı açıklamada, Suriyeliler için yaptıkları fedakarlıklardan dolayı teşekkür etmek istediği Türk halkına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kazandığı kemerleri hediye etmek istediğini ifade etmişti.
- Bunların affı olmaz
- Konuşmasında taciz olaylarına dikkati çeken Erdoğan, “Son günlerde yaşadığımız taciz olayları ne yazık ki bu sıkıntının ülkemizdeki alçakça, adice bir uygulamasıdır. Hükümetimiz şimdi bununla ilgili yasal bir düzenleme yapıyor. Buradaki caydırıcılık hükümlerini ileri bir noktaya taşımanın amacı içindeyiz. Bunların affı olamaz. Görmezlikten asla gelemeyiz. Ne gerekiyorsa yapmamız gerekiyor. Eşitlikle birlikte adaleti de esas alan bir anlayışla politikalarımızı belirlemeye devam edeceğiz” dedi.
Erdoğan, “İmalat sanayiinde yüksek teknolojinin payının arttığı dönüşümü yakalamamız şart. Savunma sanayiinin birçok alanında milli teknolojilere sahibiz. Afrin’de eğer biz birilerine muhtaç durumda olsaydık şu anda geldiğimiz konum bu olmayacaktı. Ama kimseye muhtaç olmadan kendi göbeğimizi kestik. Bu sabah (dün) itibariyle 1780 teröristi etkisiz hale getirdik. Kendi silahı, kendi zırhlı taşıyıcısı olunca askerin de yüreği cesareti o denli artıyor. Güneyden öyle bir çıkış yapmak istediler toplarımız anında gereğini yaptı. Silahlı İHA’larımız gereğini yaptı, dönmek durumunda kaldılar. Yerli ve milli ürünlerimizi daha fazla ihraç eder konuma da geleceğiz” dedi.
Erdoğan, kimyasal ilaç ve GDO’lu ürünlerin sakıncalarını da dile getirdi. Erdoğan, “Kimyasallar sebebiyle ilaç sanayiinde darbeler yediğimize inanıyorum. Kimyasaldan doğala mı, doğaldan kimyasala mı gideceğiz, bunlar üzerinde çalışma yapılmalı. GDO’lu ürünler de birinci derecede, bizim sorumluluğumuzda” dedi.









