14 Ağustos Pakistan'ın bağımsızlığının 79. yıl dönümü
04:00, 14/08/2026, CumaG: Güncelleme: 04:15, 14/08/2026, Cuma
Yeni Şafak

Pakistan.
Pakistan ka matlab kiya – La ilahe illallah yani Pakistan’ın anlamı nedir? La ilahe illallah sloganlarıyla 14 Ağustos 1947’de Pakistan bağımsızlığını kazandı. Müslümanların inançlarını rahatça yaşayabileceği bir İslam toprağı olarak kurgulanmıştı. Pakistan bugün, tüm coşkuyla, bağımsızlığının 79. yıl dönümünü kutluyor. Pakistan bağımsızlığından bu yana çalkantılı süreçler geçirmiş ve Doğu Pakistan’ı (bugünkü Bangladeş) süreç içerisinde kaybetmiş olmasına rağmen nükleer bir güç olarak parlak bir geleceğe güvenli adımlarla ilerliyor. Türkiye Pakistan bağları o kadar derin ki Pakistanlılar bunu ‘iki bedendeki tek can’ olarak niteliyorlar. Bağlarımız yüzlerce yıl geriye giden tarihi bağlardır. Bağlarımız sağlam ama iki ülke ilişkileri birçok konuda istenilen düzeyde değil. Yeni Şafak olarak, bu özel Pakistan Bağımsızlık yıl dönümü ekimizin iki ülke ilişkilerine olumlu etki yapmasını dileyerek Pakistan-Türkiye Kardeşliği ilelebet yaşasın diyoruz.
Pakistan İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı / Asıf Ali Zardari
Pakistan’ın 79. Bağımsızlık Günü münasebetiyle, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan tüm Pakistanlılara en içten selamlarımı ve tebriklerimi sunuyorum. 14 Ağustos, Pakistan’ın kuruluşunu mümkün kılan fedakârlıkları hatırladığımız bir gündür. Kaid-i Âzam Muhammed Ali Cinnah’a, Pakistan Hareketi’nin liderlerine ve emekçilerine, bir vatan uğruna evlerinden, güvenliklerinden ve geçim kaynaklarından vazgeçen herkese saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Ancak bağımsızlık yalnızca tarihî bir kazanım değildir. Aynı zamanda her neslin ileriye taşıması gereken bir sorumluluktur. Halkının demokratik iradesiyle kurulan Pakistan, daha güçlü, daha güvenli ve daha müreffeh bir ülke olmaya devam etmelidir. Görevimiz yalnızca önceki nesillerin başardıklarını hatırlamak değil, kendi çalışmalarımızla bu mirasa yeni katkılar sunmaktır.
Geçtiğimiz yıl, Pakistan milletinin gücünü bir kez daha ortaya koymuştur. Marka-e-Haq etrafında yaşanan gelişmeler, Pakistan’ın barış arayışında olduğunu; ancak egemenliğini ve ulusal çıkarlarını savunma konusunda gerekli kararlılığa ve kapasiteye de sahip bulunduğunu göstermiştir.
Gücün verdiği ders, nihayetinde sorumluluğun da dersidir. Kendisini savunabilecek güce sahip olan bir ülke, aynı zamanda bu gücünü çatışmaları önlemek, barışı korumak ve halkının çıkarlarına hizmet etmek için kullanmalıdır.
Bugün sahip olduğumuz güvenlik ve istikrar büyük bir bedel karşılığında elde edilmiştir. Bu Bağımsızlık Günü’nde, Silahlı Kuvvetlerimizin, kolluk kuvvetlerimizin ve polis teşkilatımızın şehitlerini saygıyla anıyor; ailelerinin fedakârlıklarını onurlandırıyoruz.
Onların cesareti ve özverisi, ülkemizin dış saldırılara ve terör tehdidine karşı korunmasına yardımcı olmuştur. Pakistan halkı, onların hizmetlerine karşı derin bir minnet duymaktadır.
Pakistan’ın bölgede diyaloğu kolaylaştırmaya yönelik çabalardaki rolü, bu sorumluluğun önemli bir örneğidir. Pakistan, daha geniş çaplı bir çatışmanın bölge ve dünya açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği bir dönemde; iletişim kanallarını, coğrafi konumunu ve sahip olduğu diplomatik gücü, diyalog ve gerilimin düşürülmesini teşvik etmek amacıyla etkin bir şekilde kullanmıştır.
Pakistan’ın yaklaşımı açıktır. Ne kadar ciddi olursa olsun, anlaşmazlıkların nihayetinde diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınması gerektiğine inanıyoruz.
Güvenliğimiz, komşu bölgemizin ve dünyanın genelindeki barış ve istikrarla doğrudan bağlantılıdır. Pakistan, gerilimleri azaltan, bölgesel istikrarı koruyan ve iş birliği için uygun koşulları oluşturan girişimleri desteklemeye devam edecektir.
Bu aynı zamanda içimize dönerek Pakistan’ın geleceğini belirleyecek çalışmalara odaklanmamız gereken bir zamandır.
Ekonomimizi güçlendirmeli, gençlerimiz için daha fazla fırsat yaratmalı, eğitim ve mesleki becerileri geliştirmeli, ciddi yönetişim, ekonomik ve sosyal reformlar yoluyla kurumlarımızı güçlendirmeli ve kalkınmanın ve demokrasinin sağladığı imkânların ülkenin her bölgesine ve toplumun her kesimine ulaşmasını sağlamalıyız.
Pakistan’ın en büyük gücü gençleridir. Ülke genelinde ve dünyanın dört bir yanında gençlerimiz; bilim, teknoloji, iş dünyası, eğitim ve yaratıcı sektörlerde yeteneklerini ortaya koymaktadır. Bizim sorumluluğumuz, onların potansiyellerini gerçekleştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları eğitim, beceri ve fırsatları sağlamaktır.
Bugün gençlerimize yatırım yapmak, Pakistan’ın geleceğine yatırım yapmaktır.
Sıradan Pakistanlılar açısından ulusal ilerleme somut sonuçlarla ölçülür. Bu; genç bir insanın kendisine bir kariyer kurmasını sağlayacak becerilere ve fırsatlara ulaşabilmesi demektir. Bir ailenin kaliteli eğitim ve sağlık hizmetlerine erişebilmesi demektir.
Çiftçilerin, işçilerin, tüccarların ve işletmelerin geleceğe daha büyük bir güvenle bakarak plan yapabilmeleri demektir. Pakistan’ın gücü nihayetinde, ülkemizin kaydettiği ilerlemenin halkımızın yaşamını ne ölçüde iyileştirdiğiyle değerlendirilecektir.
Ayrıca Hindistan’ın Yasa Dışı İşgali Altındaki Cemmu ve Keşmir halkıyla dayanışmamızı yineliyor ve onların hakları için yürüttükleri meşru mücadeleye desteğimizi bir kez daha teyit ediyoruz.
Pakistan, Cammu ve Keşmir anlaşmazlığının, Keşmir halkının iradesi ve Birleşmiş Milletler’in ilgili kararları doğrultusunda barışçıl bir şekilde çözüme kavuşturulmasını desteklemeye devam edecektir.
Bu vesileyle, tarihî farklılıklarımıza rağmen komşumuz Afganistan’ın ulusal egemenliğine her zaman saygı duyduğumuzu ve bunu desteklediğimizi, karşılığında da aynı yaklaşımı beklediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Afganistan’daki mevcut geçici yönetimin, aralarında terör örgütlerinin de bulunduğu çeşitli grupların topraklarını Pakistan da dâhil olmak üzere komşu ülkelere yönelik saldırılar düzenlemek amacıyla kullanmasına izin vermesi ve bunları desteklemesi üzüntü vericidir.
Afganistan’daki Taliban yönetiminin, Pakistanlı sivillere ve güvenlik personeline yönelik terör saldırıları düzenlenmesinde Hindistan’la iş birliği yapması da üzüntü vericidir.
Bunu, Pakistan’ın tüm dünya tarafından takdir edilen barış inşa etme çabalarından dikkatleri uzaklaştırmak amacıyla yapmaktadırlar.
Onları, Pakistan halkına karşı bu kötü ve düşmanca eylemlere son vermeleri konusunda uyarıyorum.
Ayrıca herkese açıkça temin ederim ki Pakistan Silahlı Kuvvetleri, bu kötü niyetli planları boşa çıkarabilecek ve yenilgiye uğratabilecek kapasiteye sahiptir.
Bu Bağımsızlık Günü’nde tüm Pakistanlıları, görev yaptıkları her alanda ülkemizin ilerlemesine katkıda bulunmaya çağırıyorum.
Yüce Allah Pakistan’ı korusun, halkımıza barış ve refah nasip etsin, ülkemizi güçlendirsin ve bizi daha güzel bir geleceğe yöneltsin.
Pakistan Zindabad!

Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı / Şahbaz Şerif
Bugün, Bağımsızlık Günü’nün coşkulu vesilesiyle, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan tüm Pakistanlı kardeşlerime en içten tebriklerimi ve samimi dileklerimi sunuyorum.
Bağımsızlık Günümüz kutlu olsun!
Pakistan’ın bağımsızlığının 79. yılını idrak ettiği bu anlamlı günde, aziz milletimizi gönülden selamlıyorum. Yüce Allah’a, bize sevgili vatanımız Pakistan’ı özgürlüğün paha biçilmez nimeti olarak bahşettiği için derin şükranlarımızı sunuyoruz.
Bağımsızlık mücadelemizin, Milletin Babası Kaid-i Âzam Muhammed Ali Cinnah, Pakistan’ın Mütefekkiri, Doğu’nun Şairi Allame Muhammed İkbal ve daha nice seçkin liderin öncülüğünde yürütülmüş olması hepimiz için büyük bir onur ve gurur kaynağıdır. Bugün bir millet olarak, Pakistan Hareketi’nin liderlerini, öncü şahsiyetlerini, fedakâr çalışanlarını ve özgür bir vatan hayalini gerçeğe dönüştürmek için kararlılıkla mücadele eden ecdadımızı saygıyla anıyoruz.
Bağımsız bir devlet ideali; Kaid-i Âzam Muhammed Ali Cinnah’ın ileri görüşlü devlet adamlığı, ecdadımızın büyük fedakârlıkları, Pakistan Hareketi liderlerinin sarsılmaz kararlılığı ve Yüce Allah’ın sonsuz lütuf ve rahmeti sayesinde gerçeğe dönüşmüştür.
Pakistan Hareketi’nin ilham verici siyasi mücadelesi, Hint Alt Kıtası’ndaki Müslümanları bağımsız bir vatan hedefi etrafında birleştirdi. Atalarımız büyük zorluklara göğüs gerdi, emsalsiz fedakârlıklarda bulundu ve nihayet özgürlük mücadelesini zafere ulaştırdı.
14 Ağustos 1947’de, onur ve haysiyet içinde özgür bir millet olarak yaşayabileceğimiz, hayatımızı dinî ve kültürel değerlerimiz doğrultusunda şekillendirebileceğimiz bir vatana kavuştuk. Pakistan; İslam’ın yüce öğretileri ve Milletin Atası’nın vizyonu doğrultusunda, vatandaşlarına ırk, inanç, mezhep veya renk ayrımı gözetmeksizin eşit özgürlükler tanımaktadır. Pakistan İslam Cumhuriyeti Anayasası ve ülke yasaları, tüm vatandaşların temel haklarını güvence altına almaktadır.
Yüce Allah’ın lütfuyla, karşılaştığımız tüm zorluklara rağmen ulusal kalkınma ve refah yolculuğumuz daha aydınlık bir geleceğe doğru kararlılıkla ilerlemektedir. Pakistan halkı, sayısız güçlüğe rağmen Allah vergisi yetenekleri sayesinde hayatın her alanında kayda değer başarılara imza atmıştır.
Milli savunmadan ekonomiye, sanayi ve ticaretten yargıya, medyadan spora, eğitim ve beceri geliştirmeden din âlimlerinin, düşünürlerin, öğretmenlerin, bilim insanlarının, çiftçilerin ve tarım emekçilerinin katkılarına, ayrıca çağımızın yükselen alanlarına kadar Pakistanlı kadınlar ve erkekler, özveri, kararlılık ve azimle ülkemize büyük onurlar kazandırmıştır.
Yetenekli gençlerimiz, nitelikli iş gücümüz, yüksek eğitimli profesyonellerimiz, çalışkan çiftçilerimiz ve emekçilerimiz, ülkemizin parlak geleceğinin gerçek teminatıdır.
Son iki buçuk yılda Pakistan Hükûmeti, son derece zorlu şartların üstesinden başarıyla gelmiş ve ekonomik istikrar hedefini gerçekleştirmiştir. Artık gelişmiş bir ekonomi olma hedefine emin adımlarla ilerliyoruz.
Son iki yılda, yurt dışında yaşayan Pakistanlıların ülkeye gönderdikleri döviz transferleri 11,3 milyar ABD doları artarak hükûmet politikalarına duydukları güveni açıkça ortaya koymuştur. Modern bilgi teknolojilerinden azami ölçüde yararlanmak, yenilik odaklı sürdürülebilir sanayi ve tarımsal kalkınmayı teşvik etmek, halkın refahını artıracak projeleri hayata geçirmek, istihdam imkânlarını genişletmek ve dünya standartlarında bir eğitim ile beceri geliştirme sistemi oluşturmak hükûmetimizin öncelikli hedefleri arasında yer almaktadır.
Kahraman silahlı kuvvetlerimiz, her zorluk anında ve her türlü düşmanca saldırıya karşı vatanımızın savunmasının sarsılmaz olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Pakistan, cesur silahlı kuvvetleriyle büyük gurur duymaktadır.
Marka-e-Haq sırasında silahlı kuvvetlerimiz, Mareşal Seyyid Asım Münir’in liderliğinde örnek bir birlik ruhu, sarsılmaz bir irade ve olağanüstü cesaret sergileyerek sevgili vatanımızın savunma ve şeref tarihine yeni ve görkemli bir sayfa eklemiştir.
Pakistan, ülkesinin savunması uğruna her türlü fedakârlığı yapmaya ve su kaynakları üzerindeki devredilemez hakkı da dâhil olmak üzere ulusal çıkarlarını kararlılıkla savunmaya bağlılığını sürdürmektedir.
Bugün Pakistan, uluslararası toplum nezdinde güçlü, kararlı ve onurlu bir ülke; aynı zamanda barışın güçlü bir savunucusu olarak takdir görmektedir.
Bölgenin karmaşık ve zorlu şartları içinde Pakistan, sorumlu bir devlet ve küresel barışın, istikrarın ve bölgesel iş birliğinin destekçisi olarak yapıcı bir rol üstlenmiştir.
Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Pakistan’ın bölgede üstlendiği etkin rolün ve yükselen stratejik gücünün somut bir göstergesidir. Pakistan, mazlum Filistin halkına ve Cammu ile Keşmir’deki kardeşlerimize sarsılmaz dayanışmasını bir kez daha ifade etmekte; onlara yönelik ilkesel desteğini kararlılıkla yinelemektedir.
Güney Asya’da kalıcı barışın sağlanması, Cammu ve Keşmir meselesinin Birleşmiş Milletler’in ilgili kararları, uluslararası hukuk ve Keşmir halkının iradesi doğrultusunda diplomatik yollarla çözüme kavuşturulmasına bağlıdır.
Bu Bağımsızlık Günü’nde milletimiz, aziz vatan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi de minnet ve rahmetle anmaktadır.
Cesur silahlı kuvvetlerimize, emniyet ve kolluk kuvvetlerimizin fedakâr mensuplarına, gazilerimize ve milletimizin geleceği için canlarını veren tüm şehitlerimize karşı bütün milletimizin derin bir minnet borcu vardır.
Bugün, kalkınma ve refah, barış ve istikrar, toplumsal uyum ve milli birlik için omuz omuza çalışma konusundaki ulusal kararlılığımızı bir kez daha yenileyelim.
Bu vesileyle, toplumun tüm kesimlerine ve özellikle bütün siyasi partilere bir kez daha samimi çağrımı yineliyorum: Geliniz, ülkemizin bütünlüğünü korumak, milli çıkarlarımızı savunmak ve ilerletmek için yapıcı bir anlayışla birlikte çalışalım.
Yüce Allah’tan niyazım odur ki Pakistan’ı milletler topluluğu içinde onur ve izzetin simgesi kılsın; ülkemizi sürekli başarı ve ilerlemeyle taçlanmış görkemli bir gelecekle mükâfatlandırsın.
Âmin.

Özgün
Hareket eden tuvaller: Pakistan’ın kamyon süsleme sanatı

Özgün
Türkiye - Pakistan kardeşliği ve hukuk birliği

Özgün
Pakistan diplomasinin dinamikleri

Özgün
Kriketten bulutların zirvesine: Pakistan’ın sporda azmi ve zaferi

Özgün
Benim Pakistan’ım

Özgün
Pakistan’ın bağımsızlık günü: Ortak kardeşlik mirasımızı kutluyoruz
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.