Kriketten bulutların zirvesine: Pakistan’ın sporda azmi ve zaferi
04:00, 14/08/2026, Cuma
Yeni Şafak

Arşiv.
Nohman Ali
2024 yazında, Paris’teki Stade de France’ın göz kamaştıran ışıkları altında, Pakistan’ın Pencap eyaletindeki küçük bir kasaba olan Mian Channu’dan gelen bir sporcu öne çıktı. Ciritini sıkıca kavradı ve onu, bugüne kadar hiçbir Pakistanlının ulaştıramadığı kadar uzağa fırlattı. Cirit yere düştüğünde Arshad Nadeem, yalnızca Pakistan’ın olimpiyat tarihinde kazandığı ilk bireysel altın madalyayı elde etmekle kalmamış; aynı zamanda nesiller boyunca süregelen kuşkuları, imkânsızlıkları ve “başaramayız” düşüncesini de geride bırakmıştı. Nadeem, 92,97 metrelik olağanüstü atışıyla olimpiyat rekorunu da kırdı.
Mütevazı bir aile ortamından olimpiyat şampiyonluğuna uzanan yolculuğu, yalnızca sportif bir başarı değil; Pakistan’ın henüz tam anlamıyla ortaya çıkmamış insan potansiyelinin, azmin ve tutkunun neleri başarabileceğinin güçlü bir simgesidir. Paris’te madalya kürsüsünde milli marş çalınırken ve Pakistan bayrağı göndere çekilirken Arshad yalnızca bir altın madalya kaldırmadı; 240 milyondan fazla Pakistanlının umutlarını ve hayallerini de omuzlarında yükseltti.
O an Pakistan, kim olduğunu yeniden hatırladı: Hayatta kalmayı bilenlerin, mücadeleden vazgeçmeyenlerin ve şampiyonların ülkesi.
Arshad’ın hikâyesi, Gujranwala’lı genç halterci Nooh Dastgir Butt gibi diğer Pakistanlı sporcuların yaşam öykülerinde de yankı bulmaktadır. Nooh, 2022 İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları’nda altın madalya kazanarak tüm dünyanın dikkatini çekti. Pakistan’ın sanayi merkezlerindeki sıcak ve mütevazı spor salonlarında yıllarca çalışarak geliştirdiği kararlılıkla toplamda 400 kilogramın üzerinde ağırlık kaldırmayı başardı.
Disiplini, alçakgönüllülüğü ve gücü sayesinde Nooh, yetersiz ekipmanlarla antrenman yapan ve bir gün ülkelerinin adını uluslararası arenada daha da yukarı taşımayı hayal eden sayısız genç için ilham kaynağı hâline geldi.
1980’li ve 1990’lı yıllarda Pakistan’dan çıkan iki sporcu yalnızca şampiyonluklar kazanmadı; adeta squash sporuna damgalarını vurdular. Altı kez dünya şampiyonu olan, beş yıl boyunca yenilgi yüzü görmeyen ve art arda 555 maç kazanan Cihangir Han ile sekiz Dünya Açık Şampiyonluğu bulunan Canşer Han, squash sporunu yeniden tanımlayan isimler oldular.
Yaklaşık yirmi yıl boyunca rakipleri onlara yaklaşamadı. Kortlarda mutlak bir üstünlük kurdular ve dünya, Pakistan’ı squash sporunun tartışmasız süper gücü olarak kabul etti.
8.611 metre yüksekliğindeki K2, dünyanın en yüksek dağı olmasa da en ölümcül dağı olarak kabul edilmektedir. Ölüm oranı Everest’in neredeyse iki katıdır. Bu nedenle taşıdığı “Vahşi Dağ” lakabını fazlasıyla hak etmektedir.
K2’ye kış tırmanışı sırasında kaybolan Pakistanlı dağcı Ali Sadpara, yalnızca dağcılık becerileriyle değil, cesaretiyle de bir kahraman olarak anılmaktadır. Oğlu Sajid Sadpara ise ciğerlerinde buz, ruhunda çelikten bir iradeyle zirvelere tırmanarak babasının mirasını yaşatmayı sürdürmektedir. Pakistanlı dağcılar, Batılı dağcıların sahip olduğu gelişmiş ekipman, lojistik destek ve imkânlardan çoğu zaman yoksun olmalarına rağmen; sezgilerine, fiziksel dayanıklılıklarına ve Allah’a olan inançlarına güvenerek dünyanın en zorlu zirvelerine tırmanmaktadır.
Sponsorlu büyük ekspedisyonların hâkim olduğu günümüz dünyasında Pakistanlı dağcılar, cesaretleri ve sarsılmaz azimleriyle dağcılık ruhunun en saf temsilcileri arasında yer almaktadır.
Pakistan’da kriket, bütün bir milleti bir araya getiren bir oyundur. Bu ülkede kriket yalnızca bir spor değil, adeta toplumun ortak kalp atışıdır. Sokak aralarında, köy meydanlarında ve şehir sahalarında aynı heyecanla yaşanır. Pakistan milli kriket takımı, dünya kriket tarihinin en büyük oyuncularından bazılarını yetiştirmiştir. Son yıllarda Pakistan, dünyanın dört bir yanından gelen takımları ağırlayarak uluslararası organizasyonları güvenli ve başarılı bir şekilde düzenleyebildiğini göstermiş; gelişmekte olan spor altyapısıyla küresel spor camiasına açık ve güçlü bir ev sahibi olduğunu kanıtlamıştır.
Ancak Pakistan’ın spor ruhu yalnızca stadyumlarla sınırlı değildir. Kabaddi, kuşti (geleneksel güreş) ve tent pegging (atlı cirit hedef oyunu) gibi geleneksel sporlar, ülkenin kültürel dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır. Bunlar yalnızca birer eğlence değil; yüzyıllardır süregelen güç, dayanıklılık ve toplumsal dayanışma sınavlarıdır.
Pakistan Kabaddi Milli Takımı’nın 2020 Dünya Kupası’nda Hindistan’ı mağlup ederek şampiyon olması, büyük sembolik anlam taşıyan ve büyük coşkuyla kutlanan bir zaferdi. Pencap köylerinde pehlivanlar, nesilden nesile aktarılan geleneklerle toprak güreş alanlarında çalışmalarını sürdürmektedir. At üzerinde hız, çeviklik ve isabet gerektiren tent pegging ise Pakistan’ın köklü binicilik kültürünü yansıtmakta; Orta Doğu’dan Orta Asya’ya kadar geniş bir coğrafyadan spor tutkunlarının ilgisini çekmektedir.
Pakistan genç, dinamik ve spora büyük tutkuyla bağlı bir ülkedir. Nüfusunun yüzde 60’tan fazlası 30 yaşın altındadır. Bu gençlerin büyük bölümü sporcuları örnek alarak büyümekte; sokaklarda, boş arazilerde ve mahalle sahalarında kriket, voleybol ya da kabaddi oynamaktadır. Pakistan, büyük ölçüde sıkı çalışma, aile desteği ve sarsılmaz inanç sayesinde dünya çapında sporcular yetiştirmeye devam etmektedir. Pakistanlılar sporu yalnızca izlemez; onu hayatlarının ayrılmaz bir parçası olarak yaşarlar. Spor, ülkenin farklı bölgelerini birbirine bağlayan bir köprü, toplumsal yaralara merhem olan bir güç ve gelecek için umut kaynağıdır.
Pakistan, uluslararası topluma spor alanında güçlü iş birliği fırsatları sunmaktadır. Gençleri uluslararası arenalarda mücadele etmekte, dağcıları zirvelere tırmanmakta, atları dört nala koşmakta, pehlivanları minderde ve er meydanlarında güreşmekte, taraftarları ise büyük bir coşkuyla sporcularını desteklemektedir.
Gujranwala’nın toprak güreş sahalarından K2’nin sarp yamaçlarına, gökyüzüne fırlatılan ciritlerden olimpiyat kürsülerinde yükselen madalyalara uzanan Pakistan’ın spor yolculuğu; her seferinde yeniden ayağa kalkmayı başaran bir milletin hikâyesidir.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.