Pakistan’ın bağımsızlık günü: Ortak kardeşlik mirasımızı kutluyoruz
04:00, 14/08/2026, Cuma
Yeni Şafak

Şahbaz Şerif, Recep Tayyip Erdoğan.
Pakistan bugün (14 Ağustos) 79. Bağımsızlık Günü’nü büyük bir gururla kutlamaktadır. 240 milyondan fazla Pakistanlı için bu anlamlı gün; büyük bir gurur, minnettarlık ve geleceğe yönelik kararlılığın simgesidir. Bu vesileyle, ülkemizin kuruluşunda fedakârlık gösteren nesli saygıyla anıyor, Pakistan’ın bugüne kadar kat ettiği dikkat çekici yolu kutluyor ve barışçıl, ilerici ve müreffeh bir Pakistan inşa etme kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Pakistan ve Türkiye halkları için ise bu gün, nesiller boyunca iki ülkeyi birbirine bağlayan ortak kardeşlik mirasını kutlamak açısından da ayrı bir anlam taşımaktadır.

Dr. Yousaf Junaid / Pakistan Türkiye Büyükelçisi
Bu yılki kutlamalar, Pakistan’ın kurucu lideri ve Milletin Atası olarak kabul edilen Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’ın doğumunun 150. yıl dönümünün idrak edilmesi nedeniyle ayrıca özel bir önem taşımaktadır. Aziz vatanımızın büyük emek ve fedakârlıklarla kazanılan bağımsızlığını kutlarken, milyonlara ilham veren vizyoner liderliği, sarsılmaz kararlılığı ve anayasal mücadele anlayışıyla Pakistan’ın kuruluşuna öncülük eden Cinnah’ı derin bir saygıyla anıyoruz. Kaid-i Azam’ın doğumunun 150. yılı, bizlere birlik, inanç ve disiplin ilkelerine olan bağlılığımızı yeniden güçlendirme fırsatı sunmaktadır. Bu ilkeler bugün de milletimize yol göstermeye devam etmektedir.
Pakistan, bağımsızlığının sekizinci on yılına girerken güçlü direncini ve geleceğine olan sarsılmaz inancını ortaya koymayı sürdürmektedir. Karşılaştığı pek çok zorluğa rağmen ülkemiz; demokratik kurumlarını güçlendirme, ekonomik reformları hayata geçirme, genç nüfusuna yatırım yapma, yenilikçilik ve teknolojiyi geliştirme, ayrıca bölgesel ve uluslararası barış ile istikrara yapıcı katkılar sunma konusundaki kararlılığını korumaktadır. Zengin kültürel çeşitliliği, köklü medeniyet mirası ve büyük insan potansiyeliyle Pakistan, önemli imkânlara sahip bir ülkedir. Sahip olduğu zengin beşerî ve doğal kaynaklar ile Güney Asya, Orta Asya ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan stratejik coğrafi konumu sayesinde Pakistan, önümüzdeki yıllarda büyük potansiyelini gerçekleştirmek için son derece güçlü bir konumdadır.
Pakistan ile Türkiye arasındaki dostluk, yalnızca diplomatik ilişkilerin bir sonucu değildir. Bu dostluk; tarih boyunca şekillenmiş, karşılıklı güven, dayanışma ve samimi dostluk duygularıyla güçlenmiş ortak bir mirastır. İki ülke, Pakistan’ın bağımsızlığından bu yana yetmiş dokuz yıldır güçlü diplomatik ilişkilere sahip olmakla birlikte, bu sıra dışı bağın temelleri Cumhuriyetimizin kuruluşundan çok daha önce atılmıştır.
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Hint Alt Kıtası Müslümanları Osmanlı Devleti’ne cömertçe mali destek sağlamış, Balkan Savaşları boyunca Osmanlı’nın yanında yer almış, Hilafet Hareketi ise halklarımız arasındaki manevi bağları daha da güçlendirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde yürütülen Türk İstiklal Harbi sırasında da Güney Asya Müslümanları, Türk millî mücadelesine siyasi, manevi ve mali alanlarda önemli destek vermiştir. Ortak tarihimizin bu anlamlı sayfaları, zaman içinde daha da güçlenen kardeşliğimizin temelini oluşturmuş ve bugün iki ülke arasındaki yakın ortaklığa ilham vermeyi sürdürmektedir.
Pakistan’ın 1947 yılında bağımsızlığını kazanmasının ardından bu tarihî kardeşlik, dinamik ve kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüşmüştür. Pakistan ile Türkiye, zor zamanlarda da başarı dönemlerinde de daima birbirlerinin yanında durmuş; bu kalıcı dayanışma geleneği ilişkilerimizi diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri olmuştur. Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi, ticaret ve yatırım, savunma, eğitim, bilim ve teknoloji, enerji, kültür ve turizm başta olmak üzere çok geniş bir yelpazede iş birliğinin geliştirilmesi için güçlü bir kurumsal zemin oluşturmuştur. Bugün de iki ülke; bölgesel barışın, ekonomik refahın ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla yakın iş birliği içinde çalışmalarını sürdürmektedir. Bu seçkin ortaklığın, halklarımızın yararına olacak şekilde gelecekte de güçlenerek devam edeceğine yürekten inanıyorum. İlişkilerimiz, ortak tarihî mirasın her iki ülkenin çıkarlarına hizmet eden ve bölgesel istikrar ile refaha katkı sağlayan geleceğe dönük güçlü bir ortaklığa nasıl dönüşebileceğinin en güzel örneklerinden biridir.
Türkiye ile ortaklığımızın gücü, aynı zamanda Pakistan’ın sahip olduğu büyük potansiyelden kaynaklanmaktadır. 240 milyonu aşan nüfusuyla Pakistan, Güney Asya’nın ikinci büyük, dünyanın ise en kalabalık beşinci ülkesidir. Genç ve dinamik nüfusumuz, en önemli millî zenginliklerimizden biridir. Hükûmetimiz; yatırım ortamını güçlendirmek ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla ekonomi, sanayi, eğitim, sağlık, bilişim teknolojileri ve enerji başta olmak üzere birçok alanda kapsamlı reformlar yürütmektedir. Güney Asya, Orta Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki stratejik konumu ise Pakistan’ın bölgesel bağlantısallık ve ekonomik iş birliği açısından bir merkez olma rolünü daha da güçlendirmektedir.
İki ülke arasındaki gelişen iş birliği alanları arasında savunma alanındaki iş birliği özel bir yere sahiptir. Savunma sanayilerimiz arasındaki iş birliği her geçen gün daha da güçlenmektedir. Pakistan Donanması envanterine katılan dört adet MİLGEM sınıfı korvet, savunma üretimi ve teknolojik geliştirme alanlarında yürütülen ortak çalışmalarla birlikte, stratejik ortaklığımızın derinliğini ve bölgesel barış ile güvenliğe yönelik ortak kararlılığımızı açıkça ortaya koymaktadır.
Bağımsızlığımızı kutlarken Pakistan, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerine, uluslararası hukuka ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözümüne olan sarsılmaz bağlılığını da bir kez daha teyit etmektedir. Bölgesel ve küresel sorunların çözümünde diyalog, iş birliği ve çok taraflılığın en etkili yöntemler olduğuna inanmaya devam edeceğiz. Pakistan ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları doğrultusunda, Cammu ve Keşmir halkının vazgeçilmez kendi kaderini tayin hakkını kullanma yönündeki haklı mücadelesine verdiği ahlaki, siyasi ve diplomatik desteği kararlılıkla sürdürecektir.
Pakistan’ın 79. Bağımsızlık Günü’nü kutlarken, aynı zamanda doğumunun 150. yılında Kaid-i Azam Muhammed Ali Cinnah’ın hayatından ve mirasından yeniden ilham alalım. Milletimizin Atası’na sunabileceğimiz en büyük vefa, onun mirasını yalnızca hatırlamak değil; birlik, anayasal düzene bağlılık, dürüstlük, çalışkanlık ve özverili hizmet gibi benimsediği değerleri yaşatmak ve bunları gelecek nesiller için barışçıl, ilerici ve müreffeh bir Pakistan inşa etme yolunda hayata geçirmektir.
Pakistan’ın Bağımsızlık Günü’nü kutlarken, yalnızca kurucu liderlerimizin mirasını değil, aynı zamanda Pakistan ve Türkiye halklarını her geçen gün daha da yakınlaştıran sarsılmaz kardeşlik bağlarını da selamlıyoruz.
Yüce Allah’tan; aziz vatanımız Pakistan’a kalıcı barış, istikrar ve refah nasip etmesini, Pakistan ile Türkiye arasındaki köklü kardeşlik bağlarını daha da güçlendirmesini ve kardeş iki milleti çok daha aydınlık bir geleceğe ulaştırmasını niyaz ediyoruz.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.