Rezaletin gölgesinde

04:0022/05/2024, Çarşamba
G: 22/05/2024, Çarşamba
Ali Kemal Yazıcı

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu 5237 sayılı TCK’nın 216. Maddesinde kamu barışına karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Üç başlıkta toplanan bu maddenin ilkinde ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ birinci sırada yer almaktadır. Sizin anlayacağınız 216/1 uyarınca, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır ve bu suç hiçbir şikayete tabi değildir.” Şimdi soruyorum; Son günlerde, son haftalarda, son aylarda değil son yıllarda her yolu mübah

“Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu 5237 sayılı TCK’nın 216. Maddesinde kamu barışına karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Üç başlıkta toplanan bu maddenin ilkinde ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ birinci sırada yer almaktadır. Sizin anlayacağınız 216/1 uyarınca, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır ve bu suç hiçbir şikayete tabi değildir.”

Şimdi soruyorum;

Son günlerde, son haftalarda, son aylarda değil son yıllarda her yolu mübah sayan kulüp başkan ve yöneticilerinin son zamanlardaki açıklamalarını incelediğimizde ortaya çıkan tablo 5237 sayılı TCK’nın 216. Maddesi ile örtüşüyor mu örtüşmüyor mu?

İşte bu soruyu 3 ay önce yazısında soran bu garip, aradan geçen 3 aydan sonra gelinen noktayı ta o zamanlar tespit ederken, başta Türkiye Futbol Federasyonu olmak üzere futbolun paydaşlarının kulağının üzerine yatıp, terörü tetikleyen anlayışının değişmemesini nasıl açıklayacak?

Halil Umut Meler’in yediği yumruğu mazeret sayarak gövde gösterisi yapan Arda Kardeşler ile Mete Kalkavan’ın uzantısında İzmir merkezli hakemlerin Cüneyt Çakır rolüne bürünen anlayışı ile Tokat ailesinin gövde gösterisine sahne olan Türk futbolu bir büyük rezalete daha damga vurdu. Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan son derbi maçından anlaşılacağı gibi futbol sadece futbol olmaktan çıkıp, birilerinin terör anlamında rövanş maçına dönüşmüştür…

"Bırakın birbirlerini yesinler" anlayışının bile hafif kaldığı böylesi önemli bir karşılaşmanın böylesine rezalet ve skandala sahne olduğundan yola çıkarsak, ligin ilk iki sırasını teşkil eden kulüpler, bu zamana kadar yaptıkları açıklamalarla futbol terörüne çanak tutmuştur.

Bir yıldır devem eden bu tekrarımızdan sonra bir güzel temaşanın sergileneceğine inandığım Trabzonspor ile Beşiktaş arasında oynanacak Ziraat Türkiye Kupası finalinde futbolun güzellikleri lig klasmanındaki ilk iki kulübün yaşattığı çirkinliklerin önüne geçecektir.

Lig üçüncülüğünü kazanan Trabzonspor ile Avrupa’ya kestirmeden gitmeye çalışan Beşiktaş, yıllar öncesinden özlediğimiz yarı yarıya taraftar desteği ile tarihi bir maça çıkacak. Kimin kazanıp, kaybedeceğinden çok, lig sıralamasındaki ilk iki takımın yaşattığı rezalete inat bir şölen havasında geçmesini beklediğim bu karşılaşmadan dileğim futbolun birliği ve dirliği adına bir umut olarak karşımıza çıkmasıdır.

Kimin kupa kaldıracağını bilmiyorum ama ligde kupa kaldıramayacak iki takımdan birinin Türk futbolunda yaşanan rezaletin gölgesinde Ziraat Türkiye Kupası'nı kaldıracağını bildiğim gibi kaybedenin stat basmayacağını da biliyorum.

#Spor
#Futbol
#Ali Kemal Yazıcı