|
Tek kişilik direniş!..

Süper Kupa tarihinin ertelenmeyeceğini açıkladığında da, 18 Temmuz’da genel kurula seçim maddesi ekleyeceklerini açıkladığında da tek başınaydı.

İlkinde hazırlık maçı için Macaristan’a giderken hava alanında, diğerinde Vincenzo Montella’dan görüntü destekli(!) Şanlıurfa’da.

Neler yaşadığını bilmiyorum ama neler yaşattığı ortada.

Tek başına kalmış ve ülkenin tek bir stadında lig maçı izleyemeyecek duruma gelmiş bir Federasyon Başkanı.

Tek başına kalmasına öylesine kaptırmış ki kendisini, yönetim kurulu kararı olmadan genel kurula seçim maddesi bile ekliyor.

Sonuç olarak Türk futboluna yazık ettiği gibi kendisini de bitirdi.

Halil Umut Meler’in dayak olayında "Yeter" derken bile atar yapmayı beceremeyen bir psikolojide tek başına yel değirmenlerine saldırmanın sonunun olmadığını bile anlamadı.

Yazmıştım, söylemiştim ile yer ziyan etmeyim ama bir gerçek var ki ben bu sonu bekliyordum ama bu denli inatçı olacağını hesap edemedim.

Başarısızlıktan sonra bırakmak erdemliktir ama itibarsızlaştırılarak gönderilmek her baba yiğidin kabulleneceği bir durum değildir.

Sayın Mehmet Büyükekşi her şeyi göze almış demek ki...

Kulüplerin erken genel kurul için toplayacağı imza, mevcut Federasyonun geçen yıl Ankara’daki genel kurulda aldığı oy kadar neredeyse.

Ve işin ilginç tarafı bugün yalnız kalan Mehmet Büyükekşi, o günde yalnızdı ve yönetimindeki üyelerin birçoğunu da benim gibi genel kurulda tanımıştı. Bunlardan biri de Trabzonspor’dan gittiği iddia edilen ama öyle olmadığı ortaya çıkan Yalçın Orhan gibi…

Sadece Orhan mı? Değil tabi…

TFF’nin etkili ve yetkili yerlerinde Galatasaraylıların koltuk kaptığı o günde konuşuluyordu bugünde.

Hele ki Galatasaray’ın 2 Şubat ta Büyükekşi ve ekibini istifaya davet edip, treni rayına oturduktan sonra Şanlıurfa’da Temmuz ayını işaret etmesi de bunun göstergesi.

Galatasaray’ı anladık ta Trabzonspor’un imza atmamasının geçerli bir nedeni var mı?

***

Bu detayları haftaya bırakalım gelelim Süper Kupa skandalına...

Bıraktık dünyaya rezil olmayı, skandal kararlar alınmasını, oynanıp oynanmamasını, 28 bin kişiyi toplayarak yetki almayı da arkadaş; sen 19 yaşındaki çocukların duygularıyla oynama hakkını nereden ve kimden aldın?

Çocuk bunlar çocuk.

Reşit olsalar da halen daha çocuk olan bu yürekleri nasıl istismar ettin.

Ömürleri boyuncu böylesine ağır bir sorumluluğu körpecik omuzlara hangi akıl, hangi vicdanla yükledin.


#Spor
#Futbol
#Ali Kemal Yazıcı
2 ay önce
Tek kişilik direniş!..
Son ezan
Refah’ta İsrail var!
Yeryüzündeki cehennem
‘Mad Max’ çağına girmeden…
Gazze yanarken 2 milyarlık İslâm dünyasını arayanlara