
Kendini ıssız bir gölün kıpırtısız sularına bırakır gibi her şeyin oluruna bırakabilir mi insan? Suyun onu kaldırdığı gibi, bütün kahırların üstünde bir yerde tutabilir mi varlığını bu teslimiyeti? Sebepli sebepsiz bin türlü endişe bizi aşağılara çekmekte bu kadar ısrarlıyken...
Hayatı kendi ellerimizle çekip çevirdiğimize o kadar inanmış vaziyetteyiz ki, azıcık bir şeylerin ucunu bıraksak her şey bir yana savrulacak sanıyoruz. Bu yüzden herkes ayakta yaşıyor hayatını; olabilecek yanlışların, kötü sürprizlerin, dağılıp gitmelerin, kontrolden çıkmaların önüne geçebilmek için kaskatı bekliyor sonu gelmeyen nöbetlerde. Günlerimiz olanı yaşamak için değil bizim; bir şeylerin yolundan çıkmasını önlemek adına bitmeyen bir teyakkuz halini yaşıyoruz biz daha çok hayat diye.
Ya bir şey olursa! Ya hayatımız hiç öngörmediğimiz bir yöne doğru aniden dümen kırarsa! Her günün içinde bin bir türlü endişe... Sanki biz böyle teyakkuzda bekliyoruz diye her şey kontrolümüzde kalıyormuş gibi... Hangi kontrolden bahsediyoruz hem? Aldığımız ve verdiğimiz nefeslerin, nabız atışlarımızın, içimizde uyanıveren iyi kötü duyguların ve düşüncelerin bile kontrolü elimizde değilken; bin bir türlü ihtimal ve değişkenle halden hale giren, kendini asla tekrar etmeyen, sonsuzca sürprize açık bir hayatı neyle, nasıl, ne şekilde kontrol edebileceğimizi düşünüyoruz? Nasıl umabiliyoruz böyle bir şeyi? Ve nasıl ummakla da kalmayıp kendimizi böyle bir kabiliyetimiz olduğuna inandırıyor, sonra da günlerimizi bu kabiliyetten mahrum kalma korkusu ve endişesiyle geçirebiliyoruz?
Tezer Özlü’nün ‘Yaşamın Ucuna Yolculuk’ isimli kitabından koşar adım giden ifadeler: “Bırak kentleri, bırak yapıların görkemini, yoksulluğunu, bırak yolları, istasyonları, insanları, yabancıları, sevdiklerini, çocukluğunu, ölen uzaklardaki insanlarını, bırak, bırak, bırak içinde seni kemiren seni bırak. Bak nerelere varıyor gökyüzü. Hangi zamanlara. Hangi sonsuzluğa. GİT.”
Bırakabilir miyiz hayatın aslında zaten elimizde olmayan iplerini kolayca elimizden. Bu kaygısızlık iklimine teslim edebilir miyiz kendimizi. Hayat şekillendirdiğimiz bir şey değil, maruz kaldığımız bir şey... Bir şeyleri oldurma kabiliyetimiz yok, olan şeylerin muhatabıyız sadece. Bizim imtihanımız bu... Rıza göstersek de, göstermesek de olacak olan, takdir edilen oluyor ancak.
Kitaplarda okuyoruz, hakikat ilmine arif olanlar, yani oluşun iplerinin elinde olmadığını hakkıyla bilenler, yani zuhurata tâbi olarak bilgeliğe erişenler; ânı yaşayabilmiş, ânın hakikatine kendini bırakabilmiş, rıza makamında tevekküle ererek gelecek olanın endişelerini sürüp çıkarabilmiş içlerinden. Çünkü onların hayatında sonra diye bir şey olmamış, gelecek olmamış, sadece aldıkları nefesin içinde yaşamış, orada sonsuzu tecrübe etmiş, endişelerinden azad olmuşlar.
İyi ama hakikat bilgisine erişenler çok değil... Her devrin içine serpilmiş az sayıdaki mücevher onlar, çok değiller. Onlar gibi olamıyoruz ki biz! İçimizde endişelerle halen her şeyi umutsuzca kontrol etmeye çalışırken, halimizden razı olma imkanlarını da uzaklaştırıyoruz sürekli hayatlarımızdan. Endişelerimizin hayatımız haline gelmesine, bizi bitmeyen teyakkuzlara mahkum etmesine izin veriyoruz. Ve bu sürekli teyakkuz hali yoruyor, çok yoruyor, içimizin ahenk ve düzenini berhava ederek kahırlarla yaşamaya mahkum ediyor bizi.
Nasıl çıkılır bu kısır ve kahırlı döngüden? Bunca endişe refleksi, kaygı bozukluğu, iç sıkıntısı edinmişken; nasıl bütün bunları üstünden atıp razı olma haline, hissiyatına doğru yürüyebilir insan? Zor soru doğrusu! Ama bir o kadar da sorulması lazım gelen bir soru. Her soru içinde bir itiraz taşır çünkü... Yanlışı yanlış bilmenin eşiği belki de burası; olur ya, doğruya doğru gitmenin ufku da buradan doğabilir. Belki doğru duruş doğruya doğuştur. Niyet hayır, akıbet hayır!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.