Niyaz ve gökyüzü

04:0017/04/2023, Pazartesi
G: 18/04/2023, Salı
Gökhan Özcan

Yönelişlerin belki en faziletlisi ihtiyacını dilemek üzere Allah’a yöneliş olsa gerektir. Orası her kul için niyaz makamıdır. Sadece orada durup el açmak bile insanı kurtuluşuna erdirebilir. Çünkü niyaz makamında kulluğun bütün icapları vardır ve aşikardır. Kul el açıp Allah’a yöneldiğinde, alemin de, hayatın da, insanların da birer mahlukat olduğunu, her şeyin sahibinin Allah Azze ve Celle olduğunu ikrar etmiş olur. Bunu yaparken zayıflığının ve muhtaçlığının idrakindedir. İstediğini kimden isteyeceğinin,



Yönelişlerin belki en faziletlisi ihtiyacını dilemek üzere Allah’a yöneliş olsa gerektir. Orası her kul için niyaz makamıdır. Sadece orada durup el açmak bile insanı kurtuluşuna erdirebilir. Çünkü niyaz makamında kulluğun bütün icapları vardır ve aşikardır. Kul el açıp Allah’a yöneldiğinde, alemin de, hayatın da, insanların da birer mahlukat olduğunu, her şeyin sahibinin Allah Azze ve Celle olduğunu ikrar etmiş olur. Bunu yaparken zayıflığının ve muhtaçlığının idrakindedir. İstediğini kimden isteyeceğinin, ve sahip olduklarını kimin bahşettiğinin şuurundadır. Ellerini semaya açar, çünkü gökyüzü ‘dua edenlerin kıblesidir’. Boyun büker, çünkü o mabududur ve her şeye ‘Kâdir’ olandır. Öyle ki O dilerse bir tek mübarek geceye bir ömürlük günahın mağfiretini sığdırabilir. Niyaz makamı aynı zamanda ihsan makamıdır. Kul, her şeyi gördüğüne ve işittiğine iman ettiği rabbine durumunu arz eder, dileklerini ifade eden kelimelerden dilekçesini verir. Bunu yaparken nezaket hırkası giyer, niyazının akıbetini Allah’a bırakır, çünkü her şeyin en doğrusunu bilenin O olduğundan şüphesi yoktur. Sonra sabreder, dilekçesinin dünyada ya da ukbâda Allah’ın takdirince cevabını bulmasını bekler. Allah Azze ve Celle her niyazı işitir, kulu için hayırlı olan neyse takdir eder. Daha kulun elleri niyaz üzere gökyüzüne doğru uzanmadan, kulun o niyazdan nasibi ilmullahta hazır edilmiştir. Çünkü kul her niyazında boyun bükerek kulluğunu izhar etmiş, Allah Azze ve Celle de, her niyazı kulunun yeni bir şahadet ikrarı ve taptaze bir muhabbet beyanı olarak kabul etmiştir.

Niyazın fazilet ve bereketine Abdulkâdir Geylani hazretlerinin (k.s.) gösterdiği yerden bir bakalım: “Allah Azze ve Celle’den isteyen kişi O’nu zikretmiş ve tevhîd etmiş olur. Böylece bi şeyi yerli yerine koymuştur, hakkı ehline vermiş; kendi güç ve kuvvetinden ferâgât etmiş; kibir, büyüklenme ve kendini beğenmeden uzaklaşmıştır. Bunların hepsi salih amellerdir ve karşılıkları Allah Azze ve Celle’nin katındadır.”

İnsanlar, hayatın içinde sürekli üstünü başını kirleten haylazlar gibi oyunlara dalar. Oynadığı oyunun heyecan ve heveslerine kapılıp dikkatini ve rikkatini cebinden düşürür de farkında olmaz. Eve döndüğünde yorgun argın, üstü başı kirlenmiş bir haldedir. Temizlenmek, arınmak, sonrasında dünyanın verdiği yorgunluklardan kendini arındırarak dinlenmek ister. Tıpkı yaşarken yaptığı hataların ve günahların kirinden kendini arındırabilmek için nedametle tövbe ve istiğfar kapısını çalan kulların yaptığı gibi... Hatalar insanın ayrılmaz bir parçası... Hata işlemeden yaşamak elimizden gelmiyor. Ne kadar tevbe etsek de yine hataya düşmekten kurtulamıyoruz. Ne hamd edilecek bir şey ki, Rabbimiz bağışlamayı çok seviyor. Kullarının nedametle hatalarını alıp huzuruna gelmesini çok seviyor. Onların bükülmüş boyunlarındaki teslimiyeti imanlarından sayıyor. Onları mağfiretiyle yıkayıp arındırmak için vesile üstüne vesile yaratıyor, bahane üstüne bahane buluyor. Bizim günahlar karşısındaki zayıflığımız biraz da bunun şımarıklığı... Ki vallahi, bu şımarıklıktan dahi iman kokusu geliyor.

İmam Gazzâlî (k.s.), ‘Yaratılış Hikmetleri’ kitabında, bakmayı ihmal ettiğimiz şeyleri hatırlatıyor can gözlerimize: “Denilir ki, gökyüzüne bakmanın 10 yararı vardır: Üzüntüyü hafifletir, vesveseyi azaltır, korku hissini giderir, Allah’ı (c.c.) hatırlatır, kalpte Allah (c.c.) azametini uyandırır, kötü düşünceleri bertaraf eder, sıkıntıya iyi gelir, aşk acısına teselli verir, sevenleri teselli eder ve dua edenlerin kıblesidir.”

“İçin ne zaman daralırsa” dedi meczup, “bil ki gökyüzü hep geniş!”

...

Bin aydan hayırlı gece bu gecedir diye ümit ederek el açıp niyaz eden, secdelere kapanarak Rabbine teslim olan her cana Leyle-i Kadr’ın maneviyatı dokunsun, dünya kirlerimiz süzülsün aksın, her kul bu büyük nimetten nasibini alsın ve cümle katılıklarımız kırılsın ve insanlığımız kar gibi beyaz, pamuk gibi yumuşacık olsun inşallah...

#Kültür
#Sanat
#İslam
#Din
#Gökhan Özcan