CHP’nin ‘kanlı’ istikrarı

01:4816/05/2016, Pazartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Hüseyin Likoğlu

AK Parti, uzun zamandır başkanlık sistemini savunuyor, CHP de ağır eleştiriler yöneltiyor. CHP'nin başkanlık sistemine yönelik sert tavrını, Anayasa Uzlaşma Komisyonundan çekilmekle gösterdi. Ama ne zaman ki AK Parti “
” dedi
kan
Kılıçdaroğlu'nun beynine sıçradı. AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, geçtiğimiz hafta salı günü 3-4 maddelik bir anayasa değişikliği ile partili cumhurbaşkanlığı sistemini önereceklerini açıkladı. Bir gün sonra TOBB'un Genel Kurulunda Kemal Kılıçdaroğlu, kendinden geçmiş, gözünü kan bürümüş bir halde çıktı kürsüye,
“Başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz”
.


Yıllardır başkanlık sistemini tartışıyoruz, ne oldu da Kılıçdaroğlu birden böyle '

kanlı' canlı

konuştu. Çünkü Canikli,

partili cumhurbaşkanlığı

açıklamasıyla CHP'nin nasırına bastı.

Partili cumhurbaşkanlığı demek, 27 Mayıs'ın meşruluğunu yok saymak demektir,

partili cumhurbaşkanlığı demek, Adnan Menderes ve arkadaşlarının kanı üzerinde kurulan CHP diktatöryasını yok etmek demektir, p

artili cumhurbaşkanı demek, CHP'nin kırmızı çizgisine çizgi çekmek demektir,

partili cumhurbaşkanlığı demek, CHP'nin hayallerini yıkmak demektir, p

artili cumhurbaşkanlığı demek, CHP'yi savunmasız bırakmak demektir.


Türkiye 27 Mayıs 1960 darbesine kadar partili cumhurbaşkanlığı sistemi ile yönetiliyordu. Mustafa Kemal Atatürk hem Cumhurbaşkanı hem de CHP Genel Başkanı idi, İsmet İnönü hem Cumhurbaşkanı hem de CHP Genel Başkanı idi, Celal Bayar hem Cumhurbaşkanı hem de Demokrat Partili idi

. Çok partili hayata geçildikten sonra yapılan bütün seçimleri CHP kaybetti. Milletin tercihine hiçbir zaman mazhar olamayacaklarını anlayan CHP farklı arayışlara girdi.

İsmet Paşa'nın güdümünde orduda oluşan bir cunta, 27 Mayıs'ta darbe yaptı. Darbecilerin anayasası 9 Temmuz 1961'de yürürlüğe girdi. 17 Eylül'de de Adnan Menderes ve iki bakanını astılar.



Menderes ve iki arkadaşının kanı üzerine yeni sistemi kuran darbeciler, partili cumhurbaşkanlığı sistemine son verip yürütmeyi ikiye bölen ve hâlâ

Türkiye'nin başına bela olmaya devam eden ne idüğü belli olmayan bir sistem kurdular.

Yeni sistem ile Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık şeklinde yürütme ikiye bölündü. Cumhurbaşkanlığı ve yeni ihdas edilen kurumlarla CHP yürütmeye ortak edildi. Turgut Özal, Abdullah Gül ve kısmen Demirel dışında bütün Cumhurbaşkanları CHP'nin yürütmedeki ayağı oldu.



Cumhurbaşkanını halkın seçmesini öngören anayasa değişikliğinden sonra sistem işlemez hale geldi. AK Parti sistemi işler hale getirmek için başkanlık, partili cumhurbaşkanlığı gibi çeşitli çözüm önerileri sunarken, CHP, “Bana yar olmayan kimseye yar olmasın” anlayışıyla çözümsüzlükte ısrar ediyor. Kılıçdaroğlu daha da ileri giderek, kanlı tehditler savuruyor.



Türkiye'de CHP'li olmayan başbakanlara Menderes'in akıbetinin hatırlatıldığı hepimizin malumu. CHP 50 yıldır Türkiye'yi kanla tehdit ediyor. Yıl 1966, CHP sözcüleri, henüz 4 aylık taze Başbakan Süleyman Demirel'e bütçe görüşmelerinde rejim ayarı veriyor. CHP Araştırma ve Yayın Bürosu tarafından derlenerek kitaplaştırılan CHP sözcülerinin konuşmaları, günümüze ayna tutuyor. Kitaptaki ifadeler CHP'nin 55 yıldır 27 Mayıs'ı nasıl kanlı ve istikrarlı bir şekilde savunduğunu gözler önüne seriyor.



Hükümet programına

“27 Mayısa dayanan Anayasayı ruhu ve metni ile hakim

kılmak şaşmaz hedefimizdir” yazmasına rağmen Demirel'i rejim bunalımı yaratmakla itham eden CHP sözcüleri,

“27 Mayısın meşruluğu her şeyin temelidir”

görüşünü savunuyordu.

27 Mayıs'ı rejim meselesi olarak gören CHP'nin sözcüleri Demirel'i Menderes'in akıbetiyle tehdit ederken şu ifadeleri kullanıyorlar:

“Türkiye'de rejim tartışması istemiyorsak, Anayasanın ve rejimin meşru temeline gölge düşürmemeliyiz. 27 Mayıs'ın hangi meşru nedenlerden doğduğunu tahlil ederek acı bir geçmişi hatırlatmak istemem. Fakat şunu bilelim ki 27 Mayıs'ın meşruluğuna gölge düşürürler.”


Yine kitapta yer alan

“Meclis'in tümü bir arada 'Millet adına yalnız ben irade beyan ederim' diyemez. Millet adına yargı hakkını kullanan mahkemelerin kararları önünde hükümetler gibi Meclisler de eğilmeye mecburdur”

gibi

ifadeler

CHP'nin milli irade sorununun o yıllara dayandığını gösteriyor.



Adalet Partisi'nin seçim kanununu değiştirerek, Senato ve Meclis'te elde edeceği çoğunlukla anayasayı değiştireceğini dile getiren CHP sözcüleri, tıpkı Kılıçdaroğlu'nun bugün yaptığı gibi şu tehditleri savuruyorlar:

“Adalet Partisi, öteden beri milli bakiye usulünün aleyhinde olup, bu sistemin bir partinin tek başına iktidara gelmesine mani olduğunu söylemektedir… Dikensiz gül bahçesi arzulamaktır. (Hafıza-i beşerin, nisyan ile malul olmadığını) dikensiz gül bahçesi isteyenlerin uğramış oldukları akıbeti hatırlatmakla yetiniyoruz.”


Henüz 4 aylık Başbakan Demirel'e 50 yıl önce

“27 Mayıs öncesini hayal edersen akıbetin Menderes'in akıbeti olur”

diyen CHP'nin bugünkü Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun

kanlı

çıkışının kodlarını şimdi yakalayabildiniz mi?


#CHP
#Kemal Kılıçdaroğlu