Yazarlar Taliban Kabile dayandı Afganistanı teslim aldı ABD Orta Asyada çöktü Türkiyedeki Afgan krizini İran istihbaratı planladı, içerideki unsurları yönetti Yine aynı ihanet

Taliban Kabil’e dayandı. Afganistan’ı teslim aldı. ABD Orta Asya’da çöktü. Türkiye’deki “Afgan” krizini İran istihbaratı planladı, içerideki unsurları yönetti. Yine aynı ihanet!

İbrahim Karagül
İbrahim Karagül Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

ABD’nin ani çekilmesiyle Taliban “çok hızlı biçimde” Afganistan’ı kontrol altına almaya başladı. Eyaletleri, sınır kapılarını, şehirleri şaşırtıcı bir hızla ele geçirdi. Özbekistan, Kırgızistan, İran sınırlarına yerleşti. Kabil’in çevresine ulaştı. Ve dün itibariyle Kabil’in dış mahallelerine ulaştı.

ABD’nin kurduğu Kabil yönetiminde büyük panik var. Çünkü Kabil düşünce hiçbir yerde tutunma imkânları kalmadı. Bu yüzden tahliye hazırlıkları günler öncesinden zaten başlamıştı. ABD’nin Kabil’de kurduğu Afgan siyasilerin ve bürokrasi çalışanlarının akıbetleri ne olacak, belirsiz.

Taliban: Hiç kimseden intikam alınmayacak..

Kabil’e giren Taliban savaşçılarına dün; şiddetten kaçınmaları, şehirden çıkmayı seçen herkese güvenli geçişe izin vermeleri ve kadınları korunaklı alanlara taşımaları emri verildi. Bu; korkuyu biraz olsun hafifletti.

Dün yayınlanan bildiride; “İslâm emirliği, bütün savaşçılara Kabil’in kapılarında önünde durma ve şehre girme teşebbüsünde bulunmama emri veriyor. Hiç kimseden intikam alınmayacak. Askeri ve sivil alanda Kabil hükümetine hizmet etmiş herkes affedildi” ifadeleri kullanıldı.

Kabil’de panik: ABD ile çalışanlar can derdinde.

2001 yılından bu yana işgalci ABD ile işbirliği yapanlar can derdine düşmüş durumda. On binlerce mülteci için artık Kabil de güvenli değil.

Kabil bürokrasisi ülke dışına çıkmanın yollarını arıyor. Bir kısmı dün Pakistan’a geçti. Alt düzey çalışanlarda ise büyük panik var. Hepsi, işgal güçleriyle çalıştığı için vatan haini ilan edileceklerinden korkuyor.

Görünüşe göre Afganistan’da Taliban’ın karşısında duracak hiçbir güç kalmadı. Zaten kimse direnmedi de. Vilayet merkezleri aslında savaş olmadan el değiştirdi. ABD’nin kurduğu ordu boş çıktı. Hiçbir yerde direnmedi. Kitleler halinde üslerini Taliban’a terk etti. Askeri mühimmat ve silahlar Taliban’a teslim edildi.

Taliban geri dönmedi! ABD iki büyük coğrafyada çöktü.

ABD, İngiltere, Hollanda, Norveç, İsveç gibi Batılı ülkeler panik halinde elçiliklerini boşaltıyor. Bazıları ülkedeki vatandaşlarını tahliye etmek için askeri birlik gönderdi. Bundan sonra ne yaparlarsa yapsınlar, ABD ve Avrupa’nın Afganistan’da tutunmaları artık mümkün değil.

2001 yılında Afganistan’ı işgal edenler, rejim ve ordu kuranlar, “Taliban’ı bitirdik” diye canlı yayında katliamlar yapan ABD ve Batılı ordular, Afganistan’ın yirmi yılını çaldı. Gelinen durum, “Taliban geri döndü”. Hem de daha güçlü biçimde.

Afganistan’da bir model oluşturarak işgal ettiği ülkelere uyarlamaya çalışan ABD’nin “Karzai modeli” çöktü. 11 Eylül saldırıları ile işgallere başlayan, mesela Irak’ta tarihin en ağır insani kıyımlarını yapan ABD’nin, Orta Asya ve Ortadoğu’daki işgal ve rejim değişikliği projelerinin tamamı çöktü.

Taliban geri dönmedi! ABD iki büyük coğrafyada çöktü. Asıl mesele bu!

ABD jeopolitik olarak iflas etti. Bunu tartışmanın zamanı geldi.

Bu haliyle Taliban’ın ilerleyişinden, Afganistan’ın ne olacağından çok, ABD’nin kaybedişlerini, jeopolitik iflaslarını, rejim değişikliği ve “ulus yaratma” projelerinin çöküşünü, dünyanın merkez coğrafyasındaki güç kaybını, bu kaybedişin devam edeceğini görmenin ve tartışmanın zamanı geldi.

Taliban ilerleyişi devam ederken Afganistan’ın komşuları da pozisyon belirlemeye çalışıyor. Çin ve Rusya Taliban yönetimini tanıyacak. Hindistan gibi ülkeler de tanıyacak. Eminim bir süre sonra ABD ve Avrupa da tanıyacak.

Çünkü Afganistan’daki durum Taliban’ın da, Kabil yönetiminin de üstünde. Bir büyük coğrafya denklemi söz konusu çünkü. Öyle sanıyorum ki, Taliban’a 2001’deki gibi davranılmayacak. Çatışma yerine onunla uzlaşmanın yolları denenecek.

El Kaide, Taliban sadece bahaneydi. ABD Asya’da ”Batı Garnizonu” kuruyordu.

Afganistan, Orta Asya’nın güney kapısı. Tarih boyunca bütün imparatorluklar burayı denetim altına almaya çalıştı. Hiç kimsebaşaramadı. Sovyetler Birliği 1979’da ülkeyi işgal etti. Rusya Hint Okyanusu’na ulaşacaktı. Afganistan’dan sonra Pakistan’ı işgal edecekti. Ama bu işgal Sovyetler’in çöküşüne yol açtı.

2001 yılında ABD işgal etti. El Kaide ve Taliban sadece bahaneydi. ABD hem Rusya’nın güneyine hem Çin’in yanı başına güçlü “Batı Garnizonu” kuracaktı. Orta Asya ve Güney Asya’da büyük bir jeopolitik adım atıyordu.

Batı; Büyük İskender olarak, ikinci kez bölgeyi işgal ediyordu. Küresel imparatorluğunun en önemli kalesini inşa ediyordu. Rusya-Hindistan- Çin üçgenine yerleşiyor, üç büyük ülkenin ortasına kuruluyordu. Çünkü ABD, bir dünya imparatorluğu kurmaya girişmişti.

“3. Büyük Oyun”da ABD Orta Asya’yı da kaybetti.

Ama o da başaramadı. Ve şu gerçektir; Afganistan yenilgisi (ki, ABD bu ülkede yenilmiştir) ABD’nin gerilemesini besleyen önemli faktörlerden biri oldu. Sovyetler’den sonra ABD de kaybetti. Bu işgalin ağır faturaları ile mutlaka yüzleşecektir.

ABD’nin kaybı sadece Afganistan olmayacak. ABD ve Avrupa aslında Orta Asya’da kaybetti. Güney Asya’da kaybetti. Rusya’yı çevreleme, Çin’i dizginleme hesaplarında kaybetti.

İşgal hesapları Taliban ve El Kaide meselesi değilse, işgal hesapları Afganistan’la sınırlı değilse, yenilginin sonuçları Taliban’la, Afganistan’la sınırlı olmayacak.

Siyasi tarihin “Büyük Oyun”u Rusya ve İngiltere arasında Afganistan ve çevresi üzerinden biçimlendi. Bu “1. Büyük Oyun”du. Sovyet işgali “2. Büyük Oyun”du. ABD işgali “3. Büyük Oyun”du.

Türkiye’yi bölgeden uzak tutmak isteyenler oyunu içeride kuruyor.

Şimdi oyun yeniden kuruluyor. Rusya, Çin, Hindistan, ABD, İngiltere, Türkiye, Pakistan, İran bu oyunda yerini alacak. Ama ABD ve Avrupa’nın uzunca bir süre Afganistan’da bir etki kuramayacağı artık bir gerçek.

Türkiye’nin Afganistan yaklaşımı çok öne çıkacak. Pakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırgızistan ile Türkiye Afganistan konusunda yakın çalışacak. Türkiye’nin Libya ve Karabağ savaşından sonra Orta Asya ve Afganistan’daki ortaklıkları oldukça dikkat çekici olacak.

“Afgan mülteciler” meselesi tamamen bu güç mücadelesi ile alakalıdır. Türkiye’yi bölgeden uzak tutmak isteyenler oyunu Türkiye içinde kuruyor. İç kamuoyu baskısına yatırım yapıyor. Bu konu mülteci meselesi değil, mülteciler üzerinden bir güç mücadelesidir.

“Afgan” ve “Suriyeli” mülteci provokasyonunu İran yapıyor.

Hem “Suriyeli mülteci” hem “Afgan mülteci” meselesinde İran’a dikkat çekmek istiyorum. Her ikisi de Türkiye içindeki İran uzantıları üzerinden provoke ediliyor, yönetiliyor. Türkiye’yi Suriye ve Afganistan’da zora sokup, elini kolunu bağlama amacı taşıyor.

Bu haliyle İran, Suriye’de yürüttüğü “Türkiye ile dolaylı savaş” stratejisini (ki bunu Halep’te gördük) Afganistan’da da başlatıyor olabilir. Hatta kaos daha da artarsa İran’ın Afganistan içlerine müdahil olacağını düşünüyorum.

Türkiye’nin de, böyle bir durumda ülkenin kuzeyinde (Güney Türkistan) Türk Cumhuriyetleri ile ortak operasyona girmesi, bunun hazırlıklarını yapıyor olması muhtemeldir.

Türkiye içindeki İran unsurlarına çok dikkat!

Ne yazık ki; Afganistan ve Orta Asya’daki yakınlığımızı Türkiye içinden vuruyorlar. Bazı siyasi partiler, içerideki İran unsurları bunu bir iç güvenlik meselesine, bir siyasi istikrarsızlığa dönüştürebiliyor. Buna çok acil bir önlem alınması lazım.

“Erdoğan’ı devirme, Türkiye’yi durdurma” projesi küresel bir projedir. ABD ve Avrupa bunu çok denedi. BAE ve S. Arabistan denedi. Şimdi İran deniyor.

Suriyeli ve Afgan mülteci meselesi konusunda kamuoyu acil aydınlatılmalı ve bu yönde önlemler alınmalı. Bir büyük hesabın daha içeriden durdurulmasına izin verilmemeli.

Kimse Türkiye’nin yolunu kesemez. İçeride de dışarıda da…

ABD, Orta Asya ve Ortadoğu’da çöküyor. Afrika’da çöküyor. Bütün gücünü Güneydoğu Asya’ya yoğunlaştırıyor ve savunmaya çekiliyor. Türkiye 21. yüzyılın sürpriz gücü olarak öne çıkacak. Çıktı da… Bunun içeriden durdurulmasına izin vermeyelim.

Afganistan sadece Afganistan değil. Sadece Taliban değil. Afganistan Orta Asya, Güney Asya demektir. Öyle “mülteci” tartışmasına indirgenemez. Öyle İran istihbaratı ve içerideki İran uzantılarına indirgenemez. Bizi hem Suriye’de hem Afganistan’da vurmalarına izin verilemez.

Çünkü bunlar Karabağ savaşında Ermenistan’dı. Ege’de Yunan oldu. Libya’da Hafter ve Fransa oldu. Doğ Akdeniz’de ABD ve Avrupa oldu. Bunlar hiçbir zaman Türkiye olmaz, olmayacaklar.

Kimsenin Türkiye’nin yolunu kesmesine izin veremeyiz. İçeride de dışarıda da. Yoksa bu yüzyılı tamamen kaybederiz. Çünkü Türkiye’nin çok büyük hesapları var.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.