Türkiye-S. Arabistan-Pakistan: Bakın şimdi kaç taş yerinden oynayacak!

Nedret Ersanel
Nedret ErsanelYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/08/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türkiye-S. Arabistan-Pakistan: Bakın şimdi kaç taş yerinden oynayacak!

Perşembe akşamı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir günlük Suudi Arabistan ziyareti gerçekleştireceği duyulduğunda, sıra dışı bir gelişme yaşanacağını fark etmiştik. Nitekim cuma günü, Türkiye, S. Arabistan ve Pakistan sadece bölgesel değil, küresel dinamikleri de etkileyecek stratejik bir anlaşmayı imzaladılar…

Ankara, İslamabad ve Riyad üçgenini ortak güvenlik çatısı altına taşıyan anlaşmanın en dikkat çekici vurgusu da şuydu; “Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağı hükme bağlanmaktadır”…


***

Bölgedeki ittifak arayışları üzerine çok yazdık ve program yaptık çünkü ucu-bucağı hayli genişletilmiş yeni Ortadoğu düzenine dair olası senaryoların hepsinde Ankara’nın rolüne dair güçlü bir vaat vardı. (Bu konudaki ilk yazı ve tarihi şudur; ‘Yeni Troyka ile tanıştırayım: Türkiye-Pakistan-S. Arabistan, 4 Nisan 2015, Yeni Şafak.)

İlk resmi imza S. Arabistan-Pakistan arasında atılmıştı (2025) ve ‘Türkiye de katılsın’ minvalli temennilerin paylaşıldığını anımsıyorum. Ankara zaten karşı değildi ama/hatta daha büyüğünü, kapsamlı olanını istiyordu. Şimdi bu üçlü anlaşmanın resmileşmesi diğer müstakbel, muhtemel ‘ortaklara’ dair de bir şeyler söylüyor olsa gerekir…

Üç ülke, Batı Asya, Hazar/Transkafkasya, Karadeniz, Arap Yarımadası’nın tamamı, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Kuzey Afrika’nın tamamına bir güç projeksiyonu sunuyorlar. Bu bir hizalanmadır. Biri nükleer, biri ekonomik/enerjik, biri en büyük konvansiyonel güç artı jeopolitik merkezi tutan ülkelerdir. Toplamları, ‘bir artı bir artı bir’ diye hesaplanamaz, artık üçten çok büyükler…


***

Güç halkası burada da tamamlanmıyor…

Bu üçgene resmen dahil olmayan ama zımnen diyelim, ortak olan ülkeler de var; Suriye bunlardan biridir, Azerbaycan bunlardan biridir, Irak, evet, bunlardan biri olma yolundadır, Katar öyledir, Mısır keza. Başkaları da var ve onların da kendine göre şartlarının olgunlaşması, ham kalsalar dahi, “uyum”ları söz konusudur…

Uhuletle ve suhuletle işlenmesi gereken bir süreçtir bu çünkü bölgenin doğası hemen, “bu kime karşı” merakını gündeme getirir. Doğaldır bu tür endişeler ama bunu kaygıya dönüştürenler açısından asıl tespit edilmesi gereken bölgenin sistematik biçimde yeni ve yapısal bir düzenlemeye ilerlediğidir.

Bölgemizdeki her gelişmeyi müstakilen ele alma alışkanlığımız sıklıkla genel akışı ıskalamamıza neden olur. Mesela; 31/07’de paylaşmıştık; “S. Arabistan, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Sudan dahil 14 ülke, Kızıldeniz’de denizcilik ve enerji tedariklerini korumayı amaçlayan yeni bir deniz savunma koalisyonuna katılmayı kabul etti”. Bugün bakıldığında bugünkü üçlü anlaşmanın gelişine dair ‘somut’ delil sayılmaz mıydı?

Yine anımsayalım, Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın, bölgedeki ittifaklara dair söylemlerinden biri de “İran hatta İsrail’in de bu oluşumlara katılabileceğine” dairdi. Elbette belli şartların yerine getirilmesi şerhiyle. Bunların ne olabileceğini herkes kestirebilir. Adı geçen ülkeler haydi haydi biliyorlar…


***

Anlaşmanın yerinden oynatacağı taş çok olacak. Daha ıslak imzalar dünyaya gösterilmeden Hindistan hopladı bile; üçlü anlaşmaya karşılık olarak, İsrail’den bir savunma anlaşması imzalamasını istedi. Bu o kadar büyük bir iş ki, “hamam böcekleri muhalefeti”yle iktidarı sallanan Yeni Delhi, sadece İsrail gibi müttefiki ile değil, kanlı-bıçaklı olduğu Çin’le dahi masaya oturabilir…

Uzun süre tartışılan ve Türkiye’nin Körfez-Irak-Türkiye-Avrupa, Suriye de dahil, hattına karşılık olarak Hindistan-Körfez-Hayfa-Avrupa, Kıbrıs dahil, hattını da sakatlamış bulunuyor. Bu dahi tali sonuçlarından bir tanesidir.

İran ve İsrail refleks olarak bu anlaşmadan rahatsızlık duyabilirler. Normaldir. Ancak Tahran ve özellikle Tel Aviv’e önerimiz, ‘işin daha başının bu olduğu ve nereye varabileceğine, nihai hedefinin ne olduğuna, ‘destek verenlerin’ kimler olduğuna dair daha gerçekçi okumalar yapmalarıdır. Anlaşmanın her iki ülkenin de ‘zayıfladığı’ ana denk geldiğini görmeleri gerekir. Anlaşma “düzene dair”dir, düşmana dair değil!..


***

Kısa süre önce Ankara’da kritik bir NATO zirvesi yapıldı. Uzmanlar ‘dönüm noktası’ olarak tarif ettiler. NATO, Ortadoğu’daki bu ittifaka nasıl bakar, destekler mi, köstekler mi?

‘NATO, bu oluşumu destekler’in üzerine çıkıp, “destekliyor” yazabiliriz. ABD de destekliyor, İngiltere de destekliyor…

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi, Irak ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barack’ın alenen dillendirdiği mutabakat coğrafyası biraz budur; “Türkiye, bölgedeki önemini her geçen gün artırıyor. Müslüman ağırlıklı bir ülke olarak Türkiye, İsrail, Körfez ülkeleri, Suriye, Lübnan, Irak, Ürdün, kuzeye çıkarak Azerbaycan, Ermenistan… Bunları birleştirdiğinizde dünyanın en güçlü bölgesi ortaya çıkar. Neden olmasın?”

Yeni düzen sadece ülkeleri birleştirmiyor; yolları, koridorları, enerjiyi, parayı, orduları topluyor. Kuşkusuz büyük oyuncuların da kendilerine göre hesapları-kitapları var. Bunların tamamı Türkiye’nin işine gelir diye bir durum yok ama Ankara bunlara boyun eğer diye de bir hal yok…

Özünde, yeni dünyanın büyük fırsatlar ve büyük riskler getirdiğine dair net kabulle yola çıkıldığında herkes mutabıksa, bunların ayrıştırılması, seçimlerin hassas yapılması konusunda da ince elenip sık dokunulduğunu tespit gerekiyor. Yapılmıyorsa zaten büyük oyuncu değilsiniz demektir ve adımlarınızı ancak konjonktürel, günlük gelişmelere göre atıyorsunuz demektir. Ama şu an Türkiye ‘olmuşları’ topluyor…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026