Arapgir’den dünyaya

Taha Kılınç
Taha KılınçYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/08/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Arapgir’den dünyaya

Fetih ve diğer Filistin fraksiyonları, 1960’ların ikinci yarısından itibaren Ürdün’de yoğunlaşmış, oradan İsrail’e “fedâî” eylemleri düzenliyordu. Hamas’ın 7 Ekim 2023’te başlattığı “Aksâ Tufanı Operasyonu” gibi düşünün. Kral Hüseyin, ülkesinin bir askerî üs gibi kullanılmasından rahatsızdı, ancak yönettiği nüfusun yarıdan fazlası Filistinlilerden oluştuğu için, doğrudan yapabileceği bir şey de yoktu. Filistinli gruplar nihayet iyice güçlenip devlet içinde devlet halinde geldiklerinde ve Hüseyin’i devirecekleri söylentileri başlayınca, Ürdün Krallığı klasik refleksini sergiledi: 1970’in eylül ayında ülkedeki Filistinlilere açılan savaşla -sonraki 10 ay boyunca binlerce kişinin öldürülmesi pahasına- Kral Hüseyin’in tahtı garanti altına alındı. Yakın tarihe “Kara Eylül Olayları” adıyla geçen bu iç savaş sürecinde, Ürdün ordusu Pakistan’dan yardım istemek durumunda kalmıştı. İslâmâbâd’dan gönderilen askerî birliğin komutanı Tuğgeneral Ziyaul Hak, kısa zaman sonra ülkesinde devlet başkanlığına kadar yükselecekti.

Yıllar evvel, Kara Eylül Olayları’yla ilgili ilk okumalarımı yaparken, karşıma ilginç bir detay çıkmıştı:

Kral Hüseyin, Filistinli gruplara karşı girişilen savaşı koordine etmek üzere, 28 Ekim 1970’de meşhur şair Mustafa Vehbî Tel’in oğlu Vasfî Tel’i başbakanlığa getirmişti. 1962-1963 ve 1965-1967 yıllarında iki kez başbakanlık yapan Vasfî Tel, üçüncü kez aynı koltuğa oturuyordu. Biyografisine odaklandığımda, bahsettiğim ilginç detayı gördüm. Ürdün Başbakanı Tel, Malatya’nın Arapgir kazasında doğmuştu. Evet, bildiğimiz Malatya, bildiğimiz Arapgir. Babası Mustafa Vehbî, Birinci Dünya Savaşı biterken yolunun düştüğü Arapgir’de Munîfe Baban adlı bir hanımla evlenmiş, o evlilikten de 1919’da Vasfî dünyaya gelmişti.

Hikâyenin burasında bir başka enteresan nokta daha var. Munîfe Hanım, Irak’ın Süleymaniye bölgesinden meşhur Kürt eşraf ailesi Babanlara mensup. Evet, Mehmed Âkif’in yakın dostu Babanzâde Ahmed Naim, eski bakanlardan Mustafa Cihat Baban hep aynı sülaleden. Himmet ehli bir araştırmacı, belki bütün bu isimler arasındaki sürpriz irtibatları bulup çıkarıverir.

Arapgir deyince, benim aklıma esasen rahmetli Fethi Gemuhluoğlu Ağabey gelir. Öyle ki, birkaç ay önce ta Arapgir’e kadar gittim, kendi ifadesiyle “Anadolu’nun bağrında, hür insanların yurdu olan” o “dağ kasabası”nın havasını soludum. Bana şimdi tekrar Arapgir’i hatırlatan şey ise Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın yayınladığı, Fethi Ağabey’in 1956-1959 arasında Arapgir Postası adlı yerel gazetede çıkmış dış politika yazılarını ihtiva eden şirin kitap oldu. Doğrusu Tunus’tan Keşmir’e, Gana’dan Kıbrıs’a, Cezayir’den Hindistan’a Fethi Ağabey’in İslâm coğrafyasına dair geniş ilgisini ve ufkunu gösteren bu makalelerini daha önce okumamıştım.

Makaleler, çeşitli İslâm ülkelerinin bağımsızlık ve sömürgecilikten kurtulma mücadelesi verdikleri bir zamana denk geldiğinden, o günlerin aktüel coşkusunu net bir şekilde satır aralarında okuyabiliyorsunuz. Mesela, Cezayir’de Fransızlara karşı bağımsızlık savaşının en ateşli zamanlarında yazılan şu cümlelere bakınız: “Geldiler, ezdiler, öğütüp sömürdüler ve ölülere kadar her şeyi soydular. Sonraları günlerden bir gün bıçak kemiğe dayandı ve için için bir alev, bir ışık gözleri aydınlattı, sihirli bir söz gönülleri. Cezayir’de bir ölüm dirim savaşı, bir cihad-ı ekber başlamıştır. Uçağa karşı taşı, mermiye karşı yumruğu hatırlayınız. Sömürücüler bu ölçüsüzlükten hiçbir zaman utanmayacaklardır.”

Kitapta beni şaşırtan esas nokta, Fethi Ağabey’in, o dönemin iletişim şartlarında dünyanın bu kadar farklı köşesinden nasıl haberdar olabildiğiydi. İnternet yok, düzenli haberleşme yok, yapılan yayınların bile bilmem kaç hafta hatta ay sonra başka yerlere ulaşabildiği bir zaman… Aynı şaşkınlığı Cahit Zarifoğlu Ağabey’in yazdıklarını okurken de yaşamıştım. Ama demek ki kalpleri ve zihinleri, dakik bir saat gibi, İslâm coğrafyasına kuruluydu. Bunca iletişim ve ilmî imkân içinde onların bilgisinden, coşkusundan, samimiyet ve hamiyetinden ne kadar nasiplenebildik? Bizim adımıza esas soru bu.

Bu vesileyle, Fethi Gemuhluoğlu Ağabey’e tekrar rahmetler diliyorum. Bu dünyada mülâkî olamadık, cennette sohbet nasip olsun…

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026