Ehonomi çok eyi…

Özgür Bayram Soylu
Özgür Bayram SoyluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/08/2026, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Ehonomi çok eyi…

Türkiye ekonomisi, dünya genelinde para politikalarının sıkılaştığı ve enflasyonla mücadelenin öncelik kazandığı bir dönemde, kendi özgün enflasyon-faiz-geçim maliyeti sarmalıyla mücadele etmeyi sürdürüyor.

Areda Survey’in Sosyometre verileri, makro-ekonomik göstergelerin arkasında kalan asıl soruyu gündeme getiriyor: Politika yapıcıların istikrar olarak tanımladığı süreç, sokaktaki vatandaş için nasıl bir eziyete dönüşüyor?

Merkez Bankası’nın faiz kararına yönelik tepkiler, hanelerin artan maliyetlerle baş etme stratejileri ve gelecek bir yıla dair iş güvencesi algısı bir arada okunduğunda, ortaya çıkan tablo ekonomik göstergelerin ötesinde, toplumun krizle kurduğu psikolojik ilişkinin de bir fotoğrafını ortaya koyuyor.

LAFFER EĞRİSİ DEĞİL, KREDİ KARTI EKSTRESİ

Halkın yarısından fazlasının (%51,3) faizin indirilmesi gerektiğini düşünmesi, teknik bir para politikası tartışmasından çok, toplumun mevcut ekonomik sıkışmışlığını doğrudan faiz politikasına yansıtan bir tepki olarak okunmalıdır. Türkiye’de vatandaş şüphesiz gece yatmadan önce Laffer Eğrisi veya Taylor Kuralı çerçevesinde yaşananları analiz etmiyor. Gelişmeleri; kredi kartı borcu, konut kredisi taksiti ve esnaf finansmanı gibi gündelik yaşam deneyimleriyle değerlendiriyor. Bu nedenle “faiz indirilsin” talebi aslında “nefes alanım daralıyor” mesajının ekonomi politikası diline tercüme edilmiş hâlidir.

Öte yandan %24’lük bir kesimin faiz kararlarının hayatına “somut bir etkisi olmadığını” düşünmesi, toplumun bir bölümünün zaten resmi finans sisteminin (banka kredisi, kredi kartı, mevduat) dışında kaldığını; enformel ekonomi, nakit döngüsü veya gündelik geçim stratejileriyle yaşamını sürdürdüğünü gösteriyor. Bu da parasal politikaların etki alanının toplumun tamamını kapsamadığı, ikili (dual) bir ekonomik yapıya işaret ediyor.

Enflasyonla mücadele önceliğini destekleyenlerin dörtte bir düzeyinde kalması ise şaşırtıcı değil aslında. Vatandaş orta-uzun vadeli akılcı çözümlere olan inancını bir kenara bırakmış durumda; çünkü herkes kısa vadeli nakit akışının derdinde. Uzun vadeli planlar yerini bugünü kazasız belasız atlatalım da yarına bakarız mantığına bıraktığından, ekonomi politikalarındaki sabır kotası çoktan dolmuş görünüyor.

YAŞAM MALİYETİYLE BAŞ ETME STRATEJİSİ

“Harcamalarımı kısıp borçlanmaya gitmedim” diyenlerin görece en yüksek grup (%47,9) olması, ilk bakışta mali disiplin ya da temkinli bir tutum gibi görünse de bu aslında çoğu zaman bir tercihin ötesinde bir zorunluluğa işaret ediyor. Kredi limiti olmayan, banka güvencesi zayıf ya da borçlanmaktan çekinen geniş bir kesimin, ihtiyaçlarını kısarak (gıda, giyim, sosyal aktivite) hayatta kalma stratejisini gözler önüne seriyor.

Bu tablo, hanehalkı düzeyinde bir sessiz yoksullaşma sürecinin gerçekleştiğini, insanların kriz karşısında sisteme (kredi, devlet desteği, ek gelir) başvurmak yerine kendi tüketimlerini kısarak uyum sağladığını gösteriyor. Kredi kartı kullanımı ve taksitlen-dirmeyi artıranların oranının (%24,4) ikinci sırada gelmesi ise orta gelir grubunun likidite sıkışıklığını gelecekteki gelirini bugüne çekerek yönetmeye çalıştığını; bu durumun ise kısa vadede rahatlama sağlarken orta vadede borç sarmalı riskini büyüttüğünü ortaya koyuyor.

“Ek iş yaptım” diyenlerin en düşük grup (%5,8) olması ise dikkat çekici. Bu durum, emek arzının esnekliğinin sınırlı olduğuna, ikinci bir iş bulmanın ya da yapmanın çoğu kesim için pratikte mümkün olmadığına ya da zaten mevcut iş yükünün (uzun çalışma saatleri, düşük ücret) buna imkân tanımadığına işaret ediyor. Yani toplumun krizle başa çıkma araç seti, daha çok çalışmak değil, daha az tüketmek ekseninde sıkışmış durumda.

İŞİNİ KAYBETME RİSKİ ALGISI

“Yüksek risk görüyorum, endişeliyim” (%33,5) ile “herhangi bir risk taşımıyorum” (%33,7) oranlarının neredeyse birbirine eşit çıkması, toplumun iş güvencesi algısı bakımından ciddi biçimde ikiye bölündüğünü gösteriyor. Bu istihdamın güvencesizlik düzeyinin sektörler, statüler ve gelir grupları arasında son derece eşitsiz dağıldığı bir ekonomik yapının yansımasıdır. Kamu istihdamı, büyük ölçekli kurumsal işler ya da esnaf/serbest meslek gibi göreli istikrarlı konumlar ile enformel, taşeron ya da güvencesiz özel sektör istihdamı arasında algısal bir uçurum oluşmuştur.

“Düşük ihtimal ama tedirginim” diyen %14,6’lık kesim ise özellikle dikkat çekicidir. Bu grup, istatistiksel olarak riski düşük görse dahi psikolojik olarak güvende hissetmiyor. Bu da ekonomik belirsizliğin bir kırılganlık iklimi ile de beslendiğini, yani toplumun ekonomik kaygısının somut veri kadar genel atmosferden de körüklendiğini gösteriyor.

“GEÇER YAHU” DÖNEMİ BİTTİ

Bu üç bulguyu yan yana koyduğumuzda Türk toplumu krizi artık “Geçer yahu, iki güne unuturuz” mantığıyla geçiştirilen bir hava muhalefeti olmaktan çıkarmışa benziyor. Kriz, salonun tam ortasına kurulmuş, her ay kira istemeden kalan sarsılmaz bir oda arkadaşı mertebesine yükselmiş durumda.

Artık herkes hayatını bu yeni gerçekliğe göre şekillendiriyor. Harcama kısma sanatından borç taklası attırma uzmanlığına, iş güvencesizliği kaygısından kronikleşmiş mide kramplarına kadar tüm bu unsurlar birbirini besliyor. Kısacası toplum, ekonomi yönetimiyle olan ilişkisini çoktan kesmiş; kendi kendiyle çalıp kendi oynadığı milli bir stres döngüsünün içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Bizde insanı hayat değil, ulaşamadığı hayaller öldürür.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026