Yazarlar "Mefisto" ile "anlaşma" yapanlar

"Mefisto" ile "anlaşma" yapanlar!

Sadık Albayrak
Sadık Albayrak Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Lahey''deki Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi (USSM), Bosna''daki iç savaş sırasında Serbrenica''da (1995) sekiz bin Müslümanı "şehid" eden Sırp general Radislav Kristiç''i "soykırım" yaptığı gerekçesi ile, 46 yıla mahkûm etti!

Katliamın yıldönümü üzerine, Serbrenica''daki "şehitliğe" gelen binlerce insan, kadın-erkek, çocuk ihtiyar, üzerinde "Srebrenica, Juli 1995" yazılı bir mermer taşın önünde toplanmışlar.

Sarık ve cübbeli bir "imam"ın yanında eşarplı, baş örtülü, -sanki Anadolu''dan bir manzara- ellerini kaldırmış, dua ediyorlar!

Şu hale bakın, sekiz bin (8.000) müslümanı hunharca katl eden bir "insanlık düşmanı" gurubun başı olan general Kristiç''e 46 yıl ceza veriliyor.

Mahkemenin yargıcı Almiro Rodrigez, "Sırp kasabı" hakkındaki kararı okurken kullandığı şu ifadeler, ibret alınması gereken bir önemi ortaya koyuyor:

"Siz oradaydınız general. Temmuz 1995''de Şeytanla anlaşma yaptınız. Bu nedenle mahkeme sizi suçlu bulmuştur."

Demek ki, sekiz bin müslümanı şehit eden, çoluk-çocuk demeden hunharca kesip doğrayanlar da "Şeytanın askerleri" idi...

Demek ki, Ortaçağ uzantısı vahşilerin bütün derdi, Balkanlar''da bir tek "Müslüman" kalmamacasına cami, tekke, kütüphane, ev ve kulübe izlerini silip yok etmek, "Avrupa''nın ortasında bir müslüman kitle" olgusunu tarihin derinliklerine gömmek hedefine dayanıyordu.

O zamanlar, yerli ve işbirlikçi "bir kısım basın" bağırıp çağırıyordu: "Fundamentalistler, Dinciler, Kökten dinciler, Şeriatçılar geliyor" diye...

Drina Nehri müslüman kanı ile aktı aylarca...

Bir "hilâl" gibi nehrin sularını kucaklayan Mostar Köprüsü''nü onun için yerle bir ettiler.

Onun için ilk olarak cami, kütüphane ve tekkelerin üzerine ağır toplarını teksîf ettiler.

Ne kadar el yazması eser, tarihî belge varsa hepsinin üzerine lâvlı silahlarını yönelttiler.

İslamı çağrıştıran her ne varsa, hepsini yok etmenin kin ve düşmanlığı ile bu "katliam"la yola çıkanlar, bugün Avrupa''nın "Adalet Divanı"nda hesap veriyorlar!

Bir de bunun ne elîm bir insanlık suçu olduğunun bilincinde, bir kısım "yerli basın"ın dikkatleri bu tarafa çekip, bize kimlik ve hayat veren "evrensel değerler"in önemini idrak etseler, ne güzel olurdu! Amma "şeytanla işbirliği" yapanların ne yazık ki yüzlerinden çok vicdanlarını zift kaplamış da hareket kabiliyetlerini kaybetmişler!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.