Reklam
Son Köşe Yazıları

İKİNCİ SORU Büyü ve cinler
Bazı gündüz kuşağı programlarına yansıyan “büyücü/muskacı”, “sahte hoca”, “cinci hoca” gibi kişilere paralarını ve hayatlarını kaptıran insanlarımız düşünüldüğünde, Diyanet İşleri Başkanlığı ve devletimizin bu tür sahtekârlara karşı mücadelede yapması gerekenler noktasında tavsiyeleriniz nelerdir? “Batıl inanç ve sahtekârlığa karşı mücadele birimi” gibi Diyanet bilirkişileri+emniyet iş birliği ile çalışan birimler kurulması faydalı olur mu? Cevap Cinler ve büyünün aklı başında, imanlı, salih amel
25 Ekim 2026

Mainz’dan Nienburg’a, Nienburg’dan gönlümüze uzanan bir kardeşlik ve medeniyet tasavvuru yolculuğu (1)
Almanya/Nienburg - Steinhude Medeniyet Tasavvuru Okulu (MTO) 7. yılına girdi. Sabahattin Zaim Üniversitesi Rektörümüz İsmail Küçük hocamızın da katıldığı programda Kur’ân tilâvetiyle açılışımızı gerçekleştirdik. Önceki rektörlerimiz Mehmet Bulut hocamız ve Ahmet Cevat Acar hocamıza, İlim Yayma Cemiyeti’ne başkanı Bilal Erdoğan kardeşim başta olmak üzere Cemiyetin yönetim ekibine verdikleri destek için yürekten teşekkür ediyorum. Yeni dönemin ülkemiz ve medeniyet coğrafyamız için yeni ufuklara koşmamızda,
25 Ekim 2026

Türkiye’nin güç merkezine dönüşmesi AK Parti’den bağımsız değildir
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin son on yılda küresel diplomaside kurduğu yeni ittifaklar, geliştirdiği altyapı ve artan stratejik kapasitesiyle bir güç merkezine dönüştüğünün herkes farkında. Bu yükseliş, Misak-ı Millî sınırlarının dışına çıkıldığında daha iyi anlaşılıyor. Son bir yıllık gelişmelere baktığımızda, her devlete nasip olmayacak bir yükseliş süreciyle karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Tarihin belli evrelerinde milletlerin kaderine yükselmek ve yeni bir medeniyet merkezine dönüşmek
25 Ekim 2026

İnsanın sıkıştığı yerde
Şöyle yakarılıyor o duada: “Ey Allah’ım. Bizi sabit kıl ve bize yardım et. Musa’ya denizi itaatkâr kıldığın gibi, İbrahim’e ateşi itaatkâr kıldığın gibi, Davud’a dağları ve demiri itaatkâr kıldığın gibi, Süleyman’a cinleri ve şeytanları itaatkâr kıldığın gibi bu denizi de bize itaatkâr kıl. Yerde ve gökte, mülkte ve melekûtta yer alan bütün denizlerini bize itaatkâr kıl. Ey her şeyin sahibi olan Sen. Her şeyi bize itaatkâr kıl.” Edip geçiyor insan bu duayı. Hatta belki de daha kötüsü olarak hiç
25 Ekim 2026

Botokslu Cenaze Kime Ait? (28) Ruhunun eşiğinde kalanlar ne içeri ne dışarı...
“Nedim Hoca’dan acil koduyla mesaj geldi, bakmam gerekiyor” dedin. Baktın. Bakıp da gördüğün her ne ise “Bir yere otursak” dedin. Oturduk. Sessizliğini kayda alanlar korosuna solist olmak istiyorsan ezberini, temrinini, provanı her ne gerekiyorsa işte kendi kendine yapacaksın. Ben senin eşlikçin değilim, beni meşgul etme. Bu çocuğun konuşması sıkıntılı, sükutu daha da sıkıntılı. İçine daldı, çıkamıyor desem... Hiç öyle bir hali yok. Dışından içine doğru yol bulamıyor desem… O da değil. Ruhunun eşiğinde
25 Ekim 2026

Kahramanmaraş’ın Ede’si, Firik’i, dondurması ve şairleri
Kahramanmaraş’ın kendine has birçok özelliği var ama bana göre öne çıkan dört temel özelliği var; Ede’si, Firik’i, dondurması ve şairleri. Maraşlılar birbirlerine, tanıdık olsun ya da olmasın, sevgi, saygı ve samimiyet belirtisi olarak “ede” veya “edem” (kardeşim, ağabeyim) diye hitap ederler. Maraş Tarhanası ve Firik, Türkiye’nin en özgün tarhanasıdır ve Avrupa Birliği (AB) tescillidir. Dövme buğday ve süzme yoğurdun kekikle pişirilip hasırlara serilmesiyle yapılır. Tam kurumamış, nemli ve yumuşak
25 Ekim 2026

Komünizm yıkıldı, şimdi sıra kapitalizmde
Avrupa’da ne oluyor? İsyan hali nereye gidiyor? Plan dahilinde mi, yoksa kader mi? Güney Kore piyasalarında ne olduysa, Türk piyasalarında ne oluyorsa, Avrupa’da da o oluyor. Sistemde yahut sokakta fark etmez. Mesele kumarın piyasaya karıştırılmış olması ya da yolsuzların cirit atması yahut da okulların durumu… Hiç fark etmez. Bu plan değil, kader. Dikkat ediniz, kapitalizmin kurumları ayaklar altına alınıyor. Doğu kapitalizminde farklı Batı kapitalizminde farklı etkilerle başladı. 1990’da komünizm
25 Ekim 2026

Trump yine “Şaylok” dedi!
Soykırımcı Binyamin Netanyahu başta gelmek üzere Siyonistler ABD Başkanı Donald Trump’ı “gelmiş geçmiş başkanlar arasında en İsrail yanlısı Amerikan başkanı” olarak ilân etmiştiler. Bu niteleme, Trump’ın ikinci Başkanlık döneminde İsrail’le birlikte İran’a savaş açmasından önceydi. Buna rağmen Trump bile “Yahudi karşıtı” olarak itham edilmekten kurtulamıyor. Geçtiğimiz hafta başında Trump, Kansas eyaletinde Cumhuriyetçilerin senato adayı Roger Marshall’a destek için düzenlenen mitingde “Shylock”
25 Ekim 2026

Devletin en büyük israfı: Keşfedilmeyi bekleyen yetenekler
Ülkelerin ve kurumların geleceğinin ve başarısının nitelikli insan kaynağından geçtiğini herhalde hatırlatmaya gerek yoktur. Bu yazımızda kamu kurumlarının kenarında köşesinde kalmış yönetici adaylarının nasıl belirlenmesi gerektiğini açıklamaya çalışacağız. Kamu yönetiminde asıl mesele nitelikli insan eksikliği değildir Kamu yönetiminde asıl mesele nitelikli insan eksikliği değil, nitelikli insanı bulamamak ve hak ettiği yerde değerlendirememektir. Bir ülkenin en büyük zenginliği ne yer altı kaynakları
25 Ekim 2026

Merhum Fethi Gemuhluoğlu ve diğerleri
Merhum Ahmed Kabaklı hocamızın sahibi olduğu, “Türk Edebiyatı” dergisinde benim de yazılarım yayınlanıyordu. Bu derginin Aralık 1978 tarihli nüshasını bir akşam gözden geçirirken merhum Fethi Gemuhluoğlu ile ilgili bir yazıyla karşılaştım. Eski Millî Eğitim Bakanlarımızdan Ali Naili Erdem, Fethi Bey’in vefatından sonra kaleme aldığı bu yazısında duygularını şöyle dile getiriyor: “Meğer İstanbul’u onunla severmişim. İslam’ın huzuruyla gölgeli saçaklar, Ezan-ı Muhammedi ile nakışlanan gökyüzü, sebil
25 Ekim 2026

Kayıp kronikten bulduklarım: Asgard’da miğfer yasağı
Haberi “tuhaf bir yasak” diye karşıladı Pergamon’da taş tabletlere basılan kronikler ilkin. Komşu şehir Asgard’da miğfer yasaklanmıştı. Üstelik Asgard’ın diktatörünün ağzından çıkan her kelimeyi adeta tanrılar katından gelen bir kesinlik olarak ele alan büyücüler, sihirciler, cifirciler yani kısa adlarıyla “hık deyiciler” bunun bir miğfer yasağı olmadığını, sadece orduda uygulanan bir yasak olduğunu iddia ederek Pergamon ahalisinin aklının yeterince gelişmiş olmadığına dair bazı atıflar yaptılar.
24 Ekim 2026

3 süper gücün gözünden İstanbul ‘R4-E3’ zirvesi…
Dün, Bölgesel 4’lü Türkiye-Mısır-Pakistan-S.Arabistan ile Avrupa 3’lüsü İngiltere-Almanya-Fransa İstanbul’da bir araya geldi. Bu satırlar yazılırken adı geçen 7 ülkenin dışişleri bakanları (sonra İtalya da katıldı) henüz bir sonuç bildirisi veya basın açıklaması yapmamıştı. Ama konumuz zaten orada konuşulanlar değil, konuşulmayanlar… *** Çin, ABD ve Rusya liderlerinin ‘süper zirve’de bir araya gelme girişimleri üzerinden yapılan ‘Yalta’ göndermeleri aşırı indirgemeci. Benzerliği biraz ‘görsel’ saymak
24 Ekim 2026

On yılın muhasebesi
Dile kolay: Yeni Şafak’ta köşe yazarı olarak tam 10’uncu yılımı doldurdum. İlk yazım 15 Ekim 2016 Cumartesi günü yayınlanmıştı. Ele aldığım konu, Fas’taki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin politik serencâmıydı, yazı yayınlandığında da Nahda Hareketi lideri Râşid Gannûşî ile röportaj yapmak üzere Tunus’taydım. O günkü heyecanımı herhalde hayatım boyunca unutamam. O tarihten günümüze, cumartesi ve çarşamba günleri, sizinle burada sürekli buluştuk. Bunun tek bir istisnası, 8 Şubat 2023 Çarşamba oldu.
24 Ekim 2026

Allah’ın bütün dillere açık hakikatini bir dile hapsetmek
Kadim demde Hatem olan Kelamın gönülde açılması hususunda Türkçeye atfettiği aşırı imtiyaz dolayısıyla yazdığım yazıya gelen bazı tepkiler hem sözlerimi biraz daha açmaya hem de eksik kalanı tamamlamaya fırsat veriyor. Her iki yazıda felsefeci Yalçın Koç’un Türkçeye atfettiği metafizik ayrıcalığın, 1930’ların Güneş-Dil Teorisi’nin ağır bir felsefi terminolojiyle yeniden üretilmesini hatırlattığını söylemiştim. Birinde Türkçe bütün dillerin kökenine yerleştiriliyordu, diğerinde ise ilahi hakikatin
24 Ekim 2026

Hayati Hökelekli Hoca’ya vefa
İnsan, inandığı için mi yaşadığı dünyaya anlam verir, yoksa yaşadığı dünyayı anlamlandırırken mi inancının farkına varır? Bu sorunun tek bir cevabı olmayabilir. Zira insan yalnız aklıyla düşünen, iradesiyle karar veren, duygularıyla yaşayan bir varlık değildir. Aynı zamanda inanan, şüphe eden, kaygı duyan, korkan, ümit eden; sevinci ve kederiyle kendi varlığının manasını arayan bir varlıktır. Hayati Hökelekli Hoca’nın ilmî hayatına baktığımda, onun bu insanı anlamaya çalıştığını görüyorum. “Din
24 Ekim 2026

Yeşil Dönüşüm, ‘Yeşil Serzeniş’te kalmasın
NATO Zirvesi’nin ardından Türkiye, 196 ülkeden yaklaşık 100 bin temsilcinin katılması beklenen COP31 Konferansı’nın ev sahipliğine hazırlanıyor. Antalya’daki zirvede sayısı binlerle ifade edilen etkinlikler söz konusu. Sadece Türkiye pavyonunda 140 oturum düzenlenecekmiş. İki bölgeden söz ediliyor. Mavi Bölge; 2’si genel kurul olmak üzere 30 salon, 9 yan etkinlik alanı, BM ve ülkelerin delegasyon ofisleri, ikili görüşme odaları ve pavyonlardan oluşuyormuş. Yeşil Bölge’de ise 8 merkez varmış: Enerji
24 Ekim 2026

Merkez ihtiyatlı, reel sektör ihtiyaçlı!
Geçtiğimiz perşembe günü Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun (PPK) ekim ayı kararını takip ettik. Karar öncesi piyasa beklentisi PPK’nın 100 baz puan faiz indirmesi yönünde oluşmuştu. PPK sürpriz yapmadı ve politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını %37’den %36’ya indirdi. Bildiğiniz üzere faiz indirimi kadar faiz indirimi verilen toplantının karar metni de önemli. Karar metnine göre enflasyon gerçekleşmeleri ve öncü göstergeler enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeyi güçlendiriyor.
24 Ekim 2026

Serbest akıl
Eskiden insanların ne düşündüğünü merak ederdik. Şimdi ne düşüneceklerini önceden tahmin eden algoritmalarımız var. Sabah hangi habere kızacağımız, öğlen hangi tartışmaya katılacağımız, akşam kimin fikrini beğenip kimin fikrine tahammül edemeyeceğimiz aşağı yukarı belli. Peki her şey bu kadar akıllanırken biz düşünme işini kime devrettik? Bir düşünün. Sabah telefonunuzu elinize alıyorsunuz. Henüz kahvenizi içmeden memleketin bütün meseleleri hakkında fikir sahibi oluyorsunuz. Ekonomiyi yorumluyor,
24 Ekim 2026

Partiyi kapattık daha kurmadan
İnsan kendini ele verir. Bakışından, duruşundan, oturuşundan, yürüyüşünden, konuşmasından, üslubundan, kılık kıyafetinden, simasından kim olduğu nasıl birisi olduğu az çok belli olur insanın. Safer Efendi merhum, ‘Mürşid müridinin alnına bakınca Fatihasını okur evladım’ buyurmuşlar. Seküler tayfa için Lady Macbeth’ten bir misal verelim: “Yüzün bir kitaptır beyim, okumayı bilene.” İnsan kendini ele verir. Bir müşkül işle karşılaşınca verdiği tepkiden, yokluk ve varlık zamanlarındaki ahvalinden, kendisinden
24 Ekim 2026

Sünnet'in korunmuşluğu
Sünnet’i ve hadisleri mü'minlerin hayatından çıkarmaya azimli çevrelerin, oluşturmayı hedefledikleri “boş alan”ı heva ve hevesleriyle doldurma arzusuyla kıvranırken dillerine doladıkları bir argüman var: “Allah Teala Kur’an’ı koruyacağını bildirmiştir. Ancak Sünnet ve hadisler için böyle bir garanti yoktur. Şu halde elimizde güvenilir din kaynağı olarak sadece Kur’an vardır” diyorlar. Burada işaret edilen ilahi garanti, “Muhakkak ki Zikr’i biz indirdik; onun koruyucusu da biziz”1 ayetinde ifadesini
23 Ekim 2026





























































































































































