Reklam
Son Köşe Yazıları

‘Orta Yol’un dostları ve düşmanları...
Ortak dil, din, kültür, tarih, medeniyet şuuru başlangıç için güçlü zeminler oluşturdu ve yarattığı sinerji Türk devletleri arasındaki ilişkileri beslemeyi sürdürüyor. “21’inci Yüzyılın Türk Dünyası Yüzyılı” olacağına dair hedef ideal bir okuma ve gerçeklik sunuyor. Ancak bunların üstüne, somut bir jeopolitik bağlam gerekiyor. Bu, “Doğu-Batı Orta Koridoru”dur. Türkiye bu koridora büyük politik ve ekonomik yatırım yaptı. Geniş coğrafyanın her parselinde bu stratejik sabiti esas kabul etti… Nitekim,
31 Ekim 2026

Aksâ’daki otlar
Filistin araştırmaları sahasının Türkiye’deki -ve aynı zamanda Arap dünyasındaki- en önemli isimlerinden Dr. Abdullah Maruf Ömer, birkaç gün evvel, Mescid-i Aksâ ile alakalı gözlerden kaçan bir ayrıntıya dikkat çekti: Kubbetu’s-Sahra’nın bulunduğu yüksek platformun tabanındaki taşların arasında otlar büyümüş ve etrafa yayılmaya başlamıştı. Hepsinin de kökleri oldukça güçlüydü üstelik. Bu manzara, Mescid-i Aksâ’nın cemaatsiz kaldığını, normalde işlek yürüme yolları üzerinde yer alan taşlara artık
31 Ekim 2026

Diplomasi ve Cumhuriyet
Kazım Karabekir, Rawlinson’dan aldığı bilgileri aktardıktan sonra İngilizlerin hilafet ve saltanatın ayrılması, cumhuriyete geçilmesi ve hükümet merkezinin İstanbul’dan Anadolu’ya taşınması konularındaki sorularını da Mustafa Kemal’e bildiriyor. Bu sorulara verdiği cevap ise sonradan yaşanacaklarla aradaki mesafeyi bütün açıklığıyla ortaya koyuyor: Karabekir’e göre hilafetle saltanat birbirinden ayrılamazdı; ikisi de korunmalıydı. Karabekir, Rawlinson’a verdiği cevabı ve aralarında gerçekleşen diyalogu
31 Ekim 2026

Muhittin Serin Hoca’ya vefa
Muhittin Serin Hoca’nın ilim ve sanat hayatını düşünürken, Süheyl Ünver’le onun arasında geçen şu hadise hep öne çıkar: Serin Hoca, Kemal Batanay’dan hat meşk ettiği yıllarda bir gün Süheyl Ünver’in hocasıyla yaptığı görüşmede bulunur. Ünver durmadan not almakta, genç talebe ise elleri dizlerinde onları dinlemektedir. Bir ara Süheyl Ünver ona dönerek: “Sen bu duruşunu edep zannediyorsun. Bu hâlin edep değildir” der ve unutulmayacak olan o sözü söyler: “Hocanın öksürüğünü dahi yaz.” Çünkü nice büyük
31 Ekim 2026

İki tane ‘Ducking’ var…
İletişim ve ilişki yönetiminde sıkça kullanılan, ancak iki ayrı anlam içeren, İngilizceden çeviri bir kavram vardır: Ducking. Birinci anlamı, ses mühendislerinin kullandığı bir teknikle ilgilidir. Hani, radyoda spiker konuşmaya başladığı anda arkadaki müzik kendiliğinden kısılır, söz bitince yeniden yükseltilir ya, işte o... İkinci anlamı ise İngilizce’den “Duck – Ördek” kelimesinden türetilmiş… Çoğunlukla devekuşu için söylense de ördeğin, bütün gövdesi dışarıda kalmasına rağmen kafasını suya gömerek
31 Ekim 2026

Dışarıdaki ve içerideki riskler ışığında beklentiler
2025 yılının sonunda ve 2026 yılının başında bu yılın tamamı için oldukça ümitvar bir tablo vardı. Yıl sonu için %20’nin altında bir enflasyon tahmin ediyor ve Merkez Bankası’nın bu yılki 8 Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının her birinde faiz indirimi yapacağını bekliyorduk. Ayrıca Merkez Bankası’nın güçlenen rezervleri ile carry trade işlemine bağlı döviz ihtiyacının azalması ile ihracatçıyı rahatlatacak kur politikası revizyonu bile gündemdeydi. Özetle çok daha pozitif bir gündem ile olumlu
31 Ekim 2026

Ben bilmem, beyin bilir!
Türkiye’de herkesin her şeye vakıf olduğu, bir şeyler bilmese bile bir şeylerden haberdar olduğu bir iklim var. Kahvehanede, çay ocağında, okeye dönerken, camii çıkışında, hatta hatta tv programlarında dahi. Mesela ekonomi kötü diyen de var, ücretler yetersiz diyen de, üstelik gençler sabırsız diyen de. Halbuki cillop gibi bir ekonomi, on numara beş yıldız ekonomi yönetimi, dünya standartlarının üzerinde bir refah iklimi, iş olduğu halde burun kıvıran yüz binlerce de gencimiz var. Bunların yanında
31 Ekim 2026

Muhteşem dörtlünün geri dönüşü: Bu maç unutulmayacak!
Galatasaray, derbinin ardından TÜMOSAN Konyaspor deplasmanını da kayıpsız geçti. Ancak Konya'daki karşılaşmayı yalnızca alınan üç puan üzerinden değerlendirmek eksik kalır. Çünkü sarı-kırmızılıların son dönemde değişen oyun görüntüsünün belki de en net örneklerinden birini izledik. 60. dakikada skor 4-0'a geldiğinde Okan Buruk'un beş oyuncusunu birden kenara alabilmesi, maçın hangi noktaya geldiğini anlatmaya yetiyordu. Galatasaray, deplasmanda oyunu erkenden çözmüş, kalan bölümü ise adeta rotasyona
31 Ekim 2026

Türkiye İsveç olur mu?
Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Olmaz! Stockholm’ü ilk gördüğümde yanımdaki arkadaşa dönüp: “Bu ülke bitmiş!” dediğimi hatırlıyorum. Buradaki bitmiş, tükenmiş manasına değil, olmuş anlamında. Öylesine bitmiş ki yeni bir yol, köprü, metro, bina yapmasan, tek bir yere bir tek çivi çakmasan, hiçbir yeni yatırım yapmasan, savunma sanayi ile uğraşmasan, yeni bir yasa çıkarmasan, hülâsâ hiçbir şey yapmasan da bu ülke böylece var olmaya devam eder. Buradan bakınca bitmişlik güzel. Ama bu bitenler
31 Ekim 2026

Dünyanın, “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” bir “Yahudi sorunu” var!
İsrail’de yapılan seçimler tartışmalı geçiyor. Soykırımcı rejim ve adamlar, sürgit azmanlaşıyor. Bu azmanlaşmanın tarihî hikâyesini yazan bir yazımı sizlerle paylaşacağım. 10 yıl önce bu sütunda yayımlanan bu yazımı olduğu gibi takdim ediyorum sizlere. Zihin açıcı okumalar. *** Birleşmiş Milletler’in (BM) yapısı, küresel sistemin, dolayısıyla Batı uygarlığının hegemonyasının iddia edildiği gibi hak, hukuk, adalet ya da Fransız Devrimi’nin “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” ilkeleri üzerinden işlemediğini
30 Ekim 2026

Tuzak… Neden olmasın?
Bazen de hadiseler sadece göründükleri kadardır. Derin bağlantıları bulunmayabilir. Fon meselesi başından beri kendi dinamikleri içinde oluşmuş bir kriz görüntüsü veriyor. Hırs, açgözlülük, sınırsız tamah, yağma, hırsızlık, dolandırıcılık, ahlaksızlık, ihmal, denetimsizlik… Daha ötesi değil. Komplo teorileri, hele hele “dış mihraklar” söylemi bu krizde yerli yerine oturmuyor. Son yazımda, seçimler yaklaşırken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kuşatmaya dönük girişimlerin arttığını ve daha da artacağını belirtmiştim.
30 Ekim 2026

Adını koyalım
İsrail’in 26. Knesset seçiminde normal sandıkların tamamı açıldı. Netanyahu bloku 53, muhalefet 48, Arap partileri ise tarihi bir rekorla 19 sandalye kazandı. Hükümet kurma barajı olan 61 vekile kimse ulaşamadı. Haaretz gazetesi analizini şu başlıkla yayımladı: “İsrail’in gelmiş geçmiş en kötü seçimi: Kesin kazanan yok, netlik yok, değişim şansı yok.” Bu belirsizliğin ortasında, İsrail’in Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in partisi Otzma Yehudit 7 sandalye kazandı. Sizlerle biraz daha istatistik
30 Ekim 2026

Güvenlik kaynakları sürpriz Tahran zirvesini nasıl yorumluyor?
Son ayların en çarpıcı gelişmelerinden biridir: Türkiye, S. Arabistan ve Pakistan’dan (Mekke İttifakı) üst düzey yetkililer sürpriz bir şekilde Tahran’a gitti. MİT Başkanı İbrahim Kalın, S. Arabistan Savunma Bakanı Prens Selman ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, İran’da, İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai ile bir araya geldi. Görüşmenin bir bölümüne İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Arakçi de katıldı (Tahran’ın görüşmeye verdiği önemi gösterir.) Bu
30 Ekim 2026

Amerikan seçimlerinde son durum
3 Kasım seçimlerine artık günler kala yayınlanan son anketler Demokratların Kongre’nin her iki kanadının kontrolünü ele geçirebileceklerini gösteriyor. Temsilciler Meclisi’nin kontrolünün Demokratlara geçmesine kesin gözüyle bakılırken Senato’nun kontrolünü ele geçirmelerinin de mümkün ama kolay olmadığı görülüyor. Ülke çapında şimdiye kadar 39 milyon seçmen oyunu vermiş durumda ve bunların %47’si Demokrat, %35’i Cumhuriyetçi ve geri kalanı bağımsız olarak kayıtlı. Bu istatistikler ve birçok eyaletteki
30 Ekim 2026

Ölüm hep başkalarını bulur
Yağmur yağıyor, seller akıyor… Arap kızı camdan bakıyor mu bakmıyor mu haberimiz yok ama akan sellerin her tarafı bastığını biliyoruz. Yağış öncesi sarı kodlu uyarıların, turuncu kodlu uyarıların bir işe yaramadığını da görüyoruz. Evler ve dükkânlar suyla doluyor. Bütün eşyaların kullanılamaz hâle gelmesi kaçınılmaz bir sonuç. Zemin katlar, bodrum katlar tehlikeli. Kör de bilir, sağır da bilir. Fakat sanki hiç görmemişiz, hiç duymamışız gibi dere yataklarına bina yapmaktan vazgeçmeye niyetimiz yok.
30 Ekim 2026

Vicdanları rahatlatmak yetmez, piyasaları ikna etmek gerek!
Adaletin tecellisi yaralanan vicdanları onarabilir; fakat sarsılan güveni yeniden inşa etmek, suçluları cezalandırmaktan çok daha fazlasını gerektirir. Zira vicdan geçmişte yaşananların hesabını sorarken, yatırımcı gelecekte yaşanabileceklerin teminatını arar. Yakın zamanda yaşadığımız fon krizi, yalnızca vatandaşların birikimlerini değil, toplumun adalet duygusunu da yaraladı. Yılların emeğiyle oluşturulan tasarrufların haksız kazançlara dönüşmesi, ekonomik olduğu kadar vicdani bir meseledir. Ancak
30 Ekim 2026

Tükenmişlik sendromu!
Türk futbolunda öyle bir tiyatro sergileniyor ki, dersin çadır tiyatrosuna taş çıkartır!.. Futbolda geçmişten günümüze TFF yönetimlerine ve hakemlere güvensizlik vardı fakat hukukçulara güven duyulmadığına da şahit olduk. Kendi bünyesinde oluşan ve bütün üyeleri hukukçu olan Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun (PFDK) almış olduğu kararı, sanki üst mahkeme heyeti gibi yok sayarak itiraz eden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı’nın bu bireysel hareketi, kişisel hesaplaşmaya doğru gidiyor.
30 Ekim 2026

Modern zamanlarda değişen yaşlı algısı
Kırdan kente hızlı göç, yalnızca mahallelerimizi, aile yapımızı değiştirmedi. Yaşlılarımızın hayatını, aile içindeki rollerini, toplumsal statülerini ve hatta toplumun yaşlılığa yüklediği anlamı da değiştirdi. Anadolu’da özellikle kırsalda insan, kendi doğal hayatının ve sosyal çevresinin içinde yaşlanır. Yaşı ilerlese, gücü kuvveti azalsa da alıştığı, bildiği hayatın dışında kalmaz. Uzak tarlaya gidemese de evin önündeki bahçesiyle, kısmen de olsa hayvanlarıyla ilgilenir, tabiat ile bağını koparmaz.
30 Ekim 2026

Sezai Karakoç’un “Masal”ı
Toplum olarak açıklanması zor bir manzara arz ediyoruz. Her defasında yüreğimiz daralıyor, ama yine de haber kanallarını izlemekten alamıyoruz kendimizi. Ne oluyoruz? Karısını aldatan erkekler, kocasını aldatan kadınlar; aile mahremiyetinin canına okuyan aile programları; gırtlağına kadar ahlaksızlığa batmış diziler, çocuk denecek yaşlarda suça bulaşmış evlatlarımız, fon krizleri, siyasî skandallar, bir kısım cemaatlere, tarikatlara olanlar… İçişleri Bakanı Sn. Mustafa Çiftçi’nin haberlere yansıyan
30 Ekim 2026

Selefîlik ile sûfîlik arasındaki gerginliği nasıl hafifletebiliriz (2)
1. Birlik şuurunun güçlendirilmesi gerekir Müslümanlar, Allah’ın birliğine (tevhide) inanmakla mükellef oldukları gibi Müslümanların birliğini (ittihadını) sağlamakla da sorumludurlar. Tüm Müslümanların, buna imanın şartlarına inandıkları gibi inanması gerekir. “Müslümanların birliğini sağlamak”tan kastımız, mezhep ve meşrep farklılıklarının ortadan kaldırılıp tüm Müslümanların tek mezhep ve görüş altında birleşmesi değil elbette. Böyle bir şey zaten mümkün de değildir. Kastımız, görüş farklılıklarımız
30 Ekim 2026





























































































































































