Yazarlar Dindarlıkla kindarlık karşı karşıya

Dindarlıkla kindarlık karşı karşıya!..

Sadık Albayrak
Sadık Albayrak Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

İnsanların huzur ve saadet içinde bir hayat sürmelerinin ana şartı, yönetimin "laik" olması, halkın da "dindar" kalmasından geçer.
ABD'de "dindarlık" çok önemli bir faktördür, siyasiler için...
Batılı ülkeler için de keza!..
Amma bizim ülke için, böyle olması gerekirken, bir takım uyuz ve huysuz kişilerin oluşturduğu zeminde, maalesef, "dindar kesim"in çoğunluğuna rağmen, her türlü olumsuz gidiş ve gelişme karşısında, "tek suçlu" olarak lanse edilmesi yadırganmamalıdır.
Amma alınacak mesafe, sağlanacak gelişmelerden dolayı da dikkatli davranmak gerekir.
İlk önce ele alınacak husus, "hiç kimsenin kutsalına dokunmamak" olsa gerek...
Bizce, bu ülkede 54. hükümetin başını yiyen ana unsurların başında, "Masonik gizli ayininde keçi kanı akıtma töreni"nin yayınlamasının ardından vukua gelen gelişmeler olmuştur.
"Türk Mason Derneği"nin bulunduğu sokakla kesişen İstiklal Caddesi'ni geçen gün arşınlayıp geçerken, kitapçılara uğrayıp, birkaç kitap alayım derken, önüme Gilles Kepel'in "Cihad-İslamcılığın Yükselişi ve Gerilemesi" çıktı. (Doğan Kitap, Temmuz 2001)
Ve ardından iki gün geçmişti ki, "Hürriyet"te Kepel'in manşet olduğunu gördüm.
Kepel, "Hürriyet"te şöyle diyordu:
"Bugün artık dünyayı sarsacak bir terörist mekanizma haline gelmiş olan Afganistan kökenli cihad, 11 Eylül 2001'de Amerika'nın tam kalbine bir mızrak gibi saplandı." (sh: 7, 19/9/01)
Bay Kepel'i bu kanıya vardıran nedir ki, İslamî bir kavram olan "cihad"ın bir gereği olarak, bu "mızrak" ABD'nin kalbine saplanmış oldu!?..
Bunun ip uçlarını yakalamak, "Cihad" kitabında görmek, bir zihniyet ve "gizli gücün uzantıları" hakkında bilgi sahibi olmaktan geçer gibi geliyor bize!..
Bizde 90'lı yıllarda, bir Oliver Roy'un "Siyasal İslamın İflası" fırtınası esmiş ve İstanbul'a gelip konferanslar bile vermişti. O zaman da, "eski katıksız Marksistler" kadar, "yerli İslamcılar" bu zatın etrafında yeni emperyalist politikalar üretmekten geri kalmamışlardı.
Şimdi ortaya Kepel çıkıyor ve İslamı, İslamî değerleri, müslüman yaşam biçimlerinin hayata geçirilmesi için, "ümmet ve cemaat" şuuruna ermiş, cami cemaatlerinin birer "terörist potansiyel" olarak göstermenin öncülüğüne soyunanların kervan başılığına soyunmuş oluyor!
Kepel'in kitabından anladığımıza göre, "Sultanî-Galatasaray Lisesi" kökenli bir takım okur-yazarlar bu işe öncülük edip, Kepel'e malzemedârlık yapıp, "bâtıla bilgi akışı"na ara konak vazifesi görüyorlar.
Zira, eskiden sağcılar, sol ve marksistleri KGB ajanlığı ile itham ederken, doğu bloku hayranları da karşıtlarını CİA ajanlığı ile itham eder, sonra da her iki cenah, karşılarına MOSAD'lığın uzantıları ile, hem CİA ve hem de KGB ile ilintili senaryolar üretirlerdi.
Bu son haftalardaki dram ve facialardan sonra, ne kadar "bilgi ajanı" varsa tümü, ABD'deki katliam ve terörün altında, "İslamı, siyasal İslamı, radikal İslamı" arar ve o yolda beyan ve yavelerle sahne alır konuma geldiklerini görüyoruz.
Kepel'i bu noktaya getiren ve "çağdaş Türk İslamcılığını en iyi bilen kişi" olarak, Ruşen Çakır'ı göstermesine sebep olan, aralarında vuku bulan "kültür ve bilgi alış-verişi" olsa gerek ki bu durumu, eserin dipnotlarında, "Türk İslâmcıları"nın tahlinde zikr etmektedir:
Giles Kepel; "bu satırların yazarı, Çakır'la yaptığı birçok sohbete çok şey borçludur." (sh: 506)
Görülüyor ki, ABD'nin, arkasından "müttefikleri" ile, son terör olayı üzerine, suçlu arayarak, Afganistan üzerine vuku bulacak "saldırı ve imha" senaryolarının yeni şakşakçıları bulunuyor ve en büyük vebal, onların bu saptırma ve kandırma çalışmalarından kaynaklanıyor!..
Masum insanların imhasına sebep olanların aslı ve nesli tesbit edilmeden; bir cephede, binlerce masum "Müslüman"ın üzerine gidecek olanları genişletmek, bir başka insanlık suçudur!
Bu işte, eski Sovyet rejiminin sempatizan ve militanları, Afganistan'da uğradıkları hezimetin intikamını ABD'yi "yönlendirmek" suretiyle almak istiyorlar!
Demek ki, kindârlığı ile iştihar etmiş "sapıklar"ın bütün hedef ve cephesi, "dindar" kitleler olmaktadır!..

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.