
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’yi “Bir Türkiye kitabı” olarak nitelendirdi. Erdoğan, “Bir kitabın binlerce sayfası, her sayfasında farklı bir hikâye olabilir ancak kitabı bir arada tutan bir şirazesi vardır. Yolumuz ve istikametimiz birdir” dedi. Başörtüsünün bu ülkenin normali olduğunu kaydeden Erdoğan, “İnşallah ebediyen de normal olacaktır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Türkiye ne ise, AK Parti tam olarak işte odur. Bunu kimse yanlış yorumlamasın. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir. Bir kitabın her sayfasında farklı bir hikâye olabilir. AK Parti, işte bir Türkiye kitabıdır. Burada herkese bir sayfa var” dedi. Sakarya’nın Sapanca ilçesinde düzenlenen AK Parti 33. Değerlendirme ve İstişare Kampı’nın açılış konuşmasını yapan Erdoğan, son dönemlerde artan başörtüsü saldırılarına da değindi: “Başörtüsü anormal, marjinal, radikal, ekstrem değildir, bu toprakların normalidir. İnşallah ebediyen de normal olacaktır.”
HİÇ KİMSE BU ÜLKEDE KİRACI DEĞİL
“1,5 ay sonra AK Parti’mizin kuruluşunun 25’inci yıl dönümünü kutlayacaklarını hatırlatan Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde: “Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir, kiracı, sığıntı değildir; öteki, üvey evlat değildir; bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, öz evladıdır. Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun, dedeleri nereden gelmiş olursa olsun, mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir.”
KADINLAR HÜR İRADELERİYLE ÖRTÜNDÜ
“Bakınız; kendi evlatlarım dahil, bu ülkenin kız çocuklarının başörtüsüyle eğitim görmeleri, başörtüsüyle çalışmaları on yıllar boyunca engellendi. Bu ülkede, dindar olsun ya da olmasın, kadınlar, yüzyıllar boyunca hür iradeleriyle örtündüler. Ama siz örtünmeyi yasaklarsanız, bu milletin öz kültürü, öz geleneği olan giyim-kuşam tarzını, tesettürü yasaklarsanız; siz Anadolu kadınının yaşmağına, yazmasına, çarşafına hor bakarsanız; normal olana karşı çıkmış olursunuz, toplumu germiş olursunuz, kadınları kutuplaştırmış olursunuz, milletin huzurunu kaçırırsınız.”
BAŞÖRTÜSÜ EBEDİYEN NORMAL OLACAKTIR
“Şimdi zaman zaman marjinal, cahil, geri kafalı bazı fosiller çıkıyor; başörtüsüne, başörtülüye kin kusuyor. Nesli tükenmekte olan bu numuneler; son derece üstenci bir dille, küstah bir edayla güya kadınlara ders veriyor, kadınları aşağılıyor, tehdit ediyor. Artık şunu anlamayanların da anlaması gerekir: Başörtüsü anormal, marjinal, radikal, ekstrem değildir; belli bir tarikatın, cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir. Yaşmağı, yazması, tülbendi, çarşafı, özellikle örtmesi, ehramı ve diğerleriyle başörtüsü bu toprakların normalidir, inşallah ebediyen de normal olacaktır. Bu, yeni normal de değildir, tüm zamanların normalidir; bin yıllık normalimizdir. Biz, bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik ama şunu da herkes bilsin ki; kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez, geçmişte olduğu gibi, parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez. Kimse bize kendi öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz; mütekebbir bir üslupla bize ders veremez. Bu, hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir.
SİYASET UZLAŞMAKTIR
“Siyaset, “aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde” anlayışıyla yapılmaz. Siyaset; uzlaşmaktır, konuşmaktır, müzakeredir; farklılıkları koruyarak ortak bir zeminde buluşma çabasıdır. Bu ülkede, siyasi rekabeti husumete, siyasi farklılığı kutuplaştırmaya, fikir ayrılıklarını çatışmaya dönüştüren, gerilimden, kutuplaşmadan nemalanan, en başından itibaren CHP olmuştur.”
“Türkiye ne ise, AK Parti tam olarak işte odur. Bir kitabın binlerce sayfası olabilir. Bir kitabın her sayfasında farklı bir hikâye olabilir. O hikayeler farklı dille, üslupla, duyguyla yazılmış olabilir. Belki her sayfanın ayrı bir tezhibi, hattı, minyatürü, ebrusu vardır. Ama her kitabın bir kapağı vardır. Kitabı bir arada tutan şirazesi vardır. Kitabı bütünleştiren bir cildi vardır. Kitabın sayfaları ne kadar farklı görünse de usta bir yazarın, tecrübeli bir editörün, becerikli bir mücellidin elinde kitap bir bütündür, nevi şahsına münhasırdır.”
CHP Frankenstein üretti
- Şu anda CHP’nin içinde bir çatışma ve ayrışma olduğunu belirten Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, CHP içindeki bu kavganın, bu “iç savaşın” tarafı değiliz. Birbirlerine tuzak kurdular, birbirlerinin kuyularını kazdılar, birbirlerini şikâyet ettiler ve bizim değil, yargının değil, bizzat kendi elleriyle, kendi eylemleriyle bu noktaya geldiler. Bir Frankenstein ürettiler; şimdi de ceremesini çekiyorlar.”
DIŞ MİHRAKLARDAN KURTULMALI
BİRİ ŞAM’DAN BİRİ ŞARK’TAN ÇALIYOR
Yolumuza girene “Hoş geldin” deriz
“AK Parti’nin ‘bir Türkiye kitabı’ olduğunu kaydeden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
Burada herkese bir sayfa var. Burada herkesin hikayesine yer var. Ama bu kitabın bir cildi, bir şirazesi, bir mücellidi, bir müellifi, kitabın ortak bir ruhu, ortak bir duygusu var. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, hedefimiz, gayemiz, menzilimiz birdir. O yolda, o istikamette, o menzile yürümek isteyen herkesle yol yürürüz. Yolunu ayırana “Uğurlar olsun” dediğimiz gibi; yolumuza girene de “Hoş geldin” der, bağrımıza basarız; yol ve mücadele arkadaşlığı yaparız. Daha kurulurken ilkelerimizi, sınırlarımızı, çerçevemizi net bir şekilde çizdik. O çizginin dışına çıkmayız, çıkılmasına da müsaade etmeyiz. AK Parti kitabının şirazesinin dağılmasına asla göz yummayız.
MENZİLİMİZDEN SAPMADIK
Biz partilerden bir parti değiliz. Biz, bir dava hareketiyiz. Biz, bir misyonun temsilcisiyiz. Biz, mukaddes bir emanetin taşıyıcısıyız. Biz zaferle değil, seferle mükellefiz. Partimiz, 25 yıl önce nasıl bir duygu ve heyecan üzerine kurulduysa, bugün de aynı duygu ve heyecan içinde yoluna devam ediyor. Allah’a sonsuz hamdolsun ki; şımaranlardan olmadık. Makamlarda eriyip gitmedik. Yolumuzdan ayrılmadık. Menzilimizden sapmadık. Milletle gönül bağımızı koparmadık. Bu mücadele millet mücadelesidir, memleket mücadelesidir. Yolu şaşıranlar, kendi yollarına gittiler. Yorulanlar, soluklanmak için çekildiler.
Bu milleti kutuplaştırdılar
Siyonizm'le mücadele beka için
FETÖ, 15 Temmuz’da o hain darbe girişimini yaparken, bunu sadece şahsıma, sadece bize yapmadı; o kalleş darbeyi Türkiye’ye yaptılar, 86 milyon vatandaşımızın tamamına yaptılar. FETÖ ihanet şebekesini bu ülkeden temizlerken, kendimiz için değil; devletimiz, milletimiz, geleceğimiz için temizledik. Siyonizm adı verilen, soykırımcı, işgalci, yayılmacı ideoloji, sadece şahsıma, sadece partimize, sadece ittifakımıza değil; herkese kastediyor. Biz de Siyonizm’e karşı mücadele verirken bunu ülkemizin, milletimizin topyekûn bekası için yapıyoruz.
ÇATIMIZIN ALTINDA HERKESE YER VAR
Bugün artık hep birlikte bunları geride bırakmanın, geçmişte bırakmanın zamanı gelmiştir. Görüş ayrılıklarımız zenginliğimizdir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, dış politika gibi, hak ve özgürlüklerin ilerletilmesi gibi milli meselelerde uzlaşıya, ortak noktalarımızı büyütmeye hazırız. 25 yıldır kapımız açıktır. Çatımızın altında herkese yer vardır.

Salondan notlar
- Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını yaptığı salonda “Tarihe mühür asra lider”, “Bir milletin birlik destanı”, “Bir milletin demokrasi destanı”, “Bir milletin istikrar destanı”, “Milletin bölünmez iradesi 25 yaşında” sloganlarının yer aldığı afişler asıldı.
- Erdoğan’ın konuşmasından önce ABD’li bir doktora öğrencisinin tezine konu olan AK Parti tanıtım filmi izletildi.
- Erdoğan yeni hazırlanan “Efsane Büyük Başkan” isimli şarkıyı sahnede dinledi. AK Parti’nin yeni şarkısında çeyrek asır vurgusu yapıldı.













