
“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” kitabının yazarı John Perkins, ABD-İsrail ittifakının 28 Şubat’tan beri İran’a yönelik sürdürdüğü savaşı Yeni Şafak’a değerlendirdi. Perkins, İran’a yönelik savaştan en fazla kâr elde eden kişinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu olduğuna işaret ederken İsrail’in ise zararlı çıkacağını ifade etti. Perkins, Ortadoğu’nun geri kalanının ise savaştan büyük zarar gördüğünün altını çizdi.
“Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları” kitabı 32’den fazla dile çevrilerek 1,25 milyondan fazla satan Amerikalı yazar John Perkins, ABD-İsrail ittifakının 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşı Yeni Şafak’a değerlendirdi. Eski bir ekonomik tetikçi olarak ABD’nin kişisel çıkarları uğruna ülkeleri nasıl kaosa sürüklediğini gözlemleyen Perkins, Gazze’de büyük savaş suçları işlemesi nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından hakkında yakalama emri çıkarılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaşın en kârlısı olduğunu dile getirdi. Buna karşılık İsrail’in savaştan zararlı çıkacağını değerlendiren Perkins, askeri -sanayi kompleksi şirketlerinin yanı sıra petrol şirketlerinin savaştan yarar sağladığını belirterek, “Ortadoğu’nun geri kalanı bu durumdan büyük zarar görüyor, dünyanın çoğu da öyle. Ancak Netanyahu’nun kendisi iktidarda kalmak için çaresiz durumda ve Trump’tan kendisine yardım etmesini isteyerek savaşı başlattı” diye konuştu.
NETANYAHU ÇIKARINI ÖNDE TUTTU
Perkins sürecin kişisel siyasi hedeflerle bağlantılı olduğu yorumunu yapan Perkins, “Belki de en büyük hedeflenen fayda sağlayıcı Netanyahu’dur. İsrail’in fayda sağladığını düşünmüyorum ve kesinlikle Ortadoğu’nun geri kalanı bu durumdan büyük zarar görüyor; dünyanın çoğu da öyle. Ancak Netanyahu’nun kendisi iktidarda kalmak için çaresiz durumda ve Trump’tan kendisine yardım etmesini istedi” sözlerini sarf etti. ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi eski Direktörü Joe Kent’in istifasını hatırlatan Perkins, “Kent istifasında İran’ın yakın bir tehdit oluşturmadığını ve çatışmanın Netanyahu’nun baskısı nedeniyle başlatıldığını savundu” sözleriyle dikkat çekti. Kent’in daha önce Trump’ın güçlü destekçilerinden biri olduğunu vurgulayan Perkins, “Böyle bir açıklama yapmış olması son derece önemlidir” diyerek tartışmanın ciddiyetine işaret etti.
TRUMP “YAPABİLİRİM” DEMEK İSTİYOR
İran’a yönelik mevcut savaşın motivasyonuna ilişkin net bir stratejik çerçeve görmediğini söyleyen Perkins, “Ülkelerin liderlerinin kişisel çıkarları ile ülkelerin dış politikalarını birbirinden ayırmamız gerekiyor. Böyle olmaması gerekir ve her zaman da böyle değildir; ancak günümüzde küresel ölçekte bu ikisi arasında bir çatışma yaşıyoruz” dedi. “Trump’ın amacının ne olduğu konusunda gerçekten hiçbir fikrim yok” ifadelerini kullanan Perkins, “İran’a saldırıların, bunu yapabileceğini göstermek istemesiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Venezuela’ya yönelik saldırıdan büyük ölçüde cesaret aldığını ve bunun onun bu saldırının devamı niteliğinde olduğunu düşünüyorum” dedi. Bölgesel genişleme ihtimaline de dikkat çeken Perkins, “Trump şimdi de sıradaki hedef olarak Küba’dan söz ediyor” dedi.
VENEZUELA ETKİSİ TARTIŞILMALI
ABD ordusu, 3 Ocak’ta Venezuela’nın başkenti Caracas’a bir indirme operasyonu yaparak Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırmıştı. Venezuela müdahalesinin küresel sonuçlarının tartışılması gerektiğini savunan Perkins, “Bu müdahale sonrası önemli olan ABD’nin ve dünyanın nasıl etkileneceğidir. Bu eylemler dünyanın geri kalanının ABD ile ilişkisini nasıl etkileyecek? Çin’in küresel hâkimiyet arayışını nasıl destekleyecek? Rusya’nın Avrupa’daki emperyalist arzularını meşrulaştırmaya hizmet edecek mi? Ya da Çin’in Tayvan’a yönelik tehditlerini” sorularını yöneltti. Küba’ya müdahale ihtimallerine de değinen yazar, “Küba’ya yönelik bir müdahale de muhtemelen Trump’ın ve Dışişleri Bakanı Mario Rubio’nun Trump’a önemli miktarda para ve destek sağlamış olan Kübalı sürgünleri memnun etme arzusuyla bağlantılı olacaktır” değerlendirmesini yaptı.
John Perkins kimdir?
- Küresel ekonomi-politik tartışmalarına damga vuran, tüm dünyada 2004 yılında basılmasıyla büyük ses getiren “Bir Ekonomik Tetikçi’nin İtirafları” kitabının yazarı olan Perkins'in kendisi de küresel ekonomik düzenin aktörleri için uzun yıllar finansal tetikçilik yaptı. Bu sırada sistemi gözlemleme fırsatı elde eden Perkins’in yayınladığı kitap, 32’den fazla dile çevrildi. Kitap, 1,2 milyondan fazla satışa ulaşarak uzun süre en çok satanlar listelerinde yer aldı. Toplamda 11 kitaba imza atan Perkins’in çalışmaları milyonlarca okura ulaşarak küresel ekonomi, borç politikaları ve uluslararası güç ilişkileri tartışmalarında referans metinler arasında gösterildi. Yazdığı eserler ve dünya genelinde verdiği konferanslarla Perkins, “ekonomik tetikçi” kavramını uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyan en etkili isimlerden biri olarak öne çıktı.
Merz: “ABD'nin stratejisi yok”
- ABD-İsrail ittifakının İran’a karşı yürüttüğü savaşa Perkins’in eleştirilerine benzer bir eleştiri de Almanya Şansölyesi Fredreich Merz’den geldi. Merz, bir panelde yaptığı konuşmada, ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’dan destek alamadığı yönündeki eleştirilerine cevap vererek, “Savaşı başlatmadan önce bize hiçbir şey sormadılar. Bu kabul edilemez” diye konuştu. Merz, "Benim hissettiğim kadarıyla onların bir stratejileri yok. Birincisi; aslında ne istiyorsunuz? Rejim değişikliği gerçekten hedef mi? Eğer hedef buysa, bunu başaracağınızı sanmıyorum" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nı diğer ülkelerle birlikte koruma meselesine de değinen Merz, bunun için Alman Federal Meclisinin onayı ve önceden bir kabine kararı alınması gerektiğini ama bundan çok uzak olduklarını kaydetti.










