Güvenlikli bölgeye iki şemsiye formülü

Abdülkadir Selvi
Abdülkadir SelviYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 17/02/2016, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Güvenlikli bölgeye iki şemsiye formülü

Suriye'de savaşa giriyor muyuz?



Türkiye bir süredir bu sorunun cevabını merak ediyor.



Başbakan Davutoğlu, önceki gün Ukrayna'da dün ise AK Parti grubunda

bu sorunun cevabını verdi: “

Suriye'de savaş tehlikesi varsa bunu oluşturan asla Türkiye olmayacaktır, Türkiye'yi 5 yıldır savaşın dışında tutan biziz. Türkiye savaştan uzak durmak için yanı başındaki güvenlik problemlerini bertaraf etmek için güvenlik tedbirleri almakta.



Sadece Başbakan'ın açıklamaları ile yetinmedim. Bu konuda nabız tutmaya çalıştım.

Türkiye'nin tek başına Suriye'deki savaşa girme diye bir planı yok. Tam aksine Suriye'deki savaşı Türkiye'den uzak tutmak için yoğun bir çaba var

. Türkiye, savaş tehlikesini uzak tutmak için caydırıcı güç ortaya koyuyor. Eskilerin deyimi ile “

Hazır ol cenge ister isen sulh-u salah

” durumu.



Türkiye, koalisyon ortaklarının Suriye'de kara operasyonuna girmesini ise zaruri görüyor. Türkiye'nin bu tezi yeni değil. Ancak son gelişmeler ışığında yeniden gündeme getirildi. Suriye'de DEAŞ'a yönelik ABD öncülüğünde koalisyon oluşturulunca Türkiye, sadece havadan yapılacak müdahalenin yeterli olmayacağını savunmuştu. Dünyanın 22 ülkesi DEAŞ'a karşı operasyon yapıyor, ama DEAŞ geriletilemedi. Bu çok komik bir durum değil mi? Türkiye, hava operasyonlarının kara hareketiyle entegre bir şekilde yürütüldüğü taktirde başarılı olacağını savundu. Karşı karşıya olduğumuz tablo Türkiye'nin haklılığını ortaya çıkardı.



Suriye'deki savaşın büyük göç dalgalarına neden olduğu dönemde Türkiye, uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, tampon bölge kurulması, güvenli alanlar oluşturulmasını teklif etti. ABD kılını kıpırdatmadı. Tehlike çığ gibi büyüyerek bu noktaya geldi. O gün ABD'yi dinlemeseydik, fiili bir durum oluşturup, Cerablus'un derinliklerine “Güvenli Bölge” kursaydık şeklinde değerlendirmeler yapılıyor. Çünkü o zaman Rusya, Suriye savaşına fiilen katılmamıştı. Rus uçakları tepemizdeyken koalisyon ya da NATO şemsiyesi olmadan “Güvenlikli Bölge” kurmak daha zor.



Azez-Tel Rıfat hattının düşmesiyle birlikte 400-500 bin Suriyelinin sınırlarımıza dayanması tehlikesi
ortaya çıkınca
, bu kez, ”Güvenlikli bölge” formülünü gündeme getirdik.

Türkiye zaten fiili olarak Suriye sınırının içinde, 8 kamp kurdu. 77 bin Suriyeli burada barındırılıyor. Ancak sayının 400-500 bina ulaşması durumda buranın uçuşa yasak bölge ilan edilmesi gerekiyor.



Türkiye, güvenlikli bölge oluşturulduğu taktirde buranın güvenliğini sağlamak için, sınırdan 10 kilometre derinliğe girmeyi planlıyor.
“Güvenlikli Bölge” konusunda Türkiye'nin 2 alternatiften oluşan bir planı var.

  1. 1-Koalisyon şemsiyesi altında olsun.
  2. 2-NATO şemsiyesi altında olsun.
Almanya Başbakanı
Merkel'in çağrısı
na ABD'den de olumlu yanıt gelirse, koalisyon uçakları bu bölgenin havadan güvenliğini sağlayacak. ABD buna yanaşmazsa, geriye NATO formülü kalıyor. Tel Rıfat düştükten sonra Azez'in düşmesi an meselesi. Halep'le birlikte yarım milyon insan Türkiye sınırına yönelecek. Bu sorun artık Suriye'nin iç savaşı olmaktan çıktı Türkiye'nin ulusal güvenlik sorunu haline dönüştü.


Türkiye'nin sınırları aynı zamanda NATO'nun sınırı. Ruslar bu bölgenin çökertilmesini sağlamakla sadece Türkiye'yi hedef almıyor aynı zamanda NATO ittifakına darbe vuruyor. Türkiye bu mültecileri Suriye sınırları içinde oluşturulacak güvenlikli bölgelerde tutamazsa ne olacak? Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın işaret ettiği gibi, Suriyeli mülteciler Avrupa ülkelerinin sınırlarına dayanacak. NATO yeni göç tehdidini kendi sınırlarına yönelik bir tehlike olarak görüp harekete geçerse, karadan Türkiye'nin korumasında havadan ise NATO şemsiyesi altında, Suriye sınırlarının 10-25 km derinliklerinde Güvenlikli Bölge kurulabilir.



ABD'nin planları sayesinde Rusya, Suriye'ye girdi. Böylece NATO ittifakının geleceğine tehlikeye atacak bir operasyon süreci başlattı. Eğer NATO, Güvenlikli Bölge konusunda inisiyatif alamazsa, bir süre sonra Rusya karşısında yenilmiş bir ittifaka dönecek. Durum bu kadar ağırlaşmış durumda.



48 saattir Türkiye ile Almanya, ABD'yi harekete geçirmek için yoğun bir çaba içinde. Rusya vuruyor, PYD ilerliyor, ABD ise seyrediyor. Bu satırları yazdığım sırada henüz ABD'nin rengi belli olmamıştı.

Türkiye'nin, Fırtına Obüsleriyle YPG'yi vurması,

. Çünkü ABD'nin kafasında başka bir plan var. G20 zirvesi için Antalya'ya geldiğinde Putin, ”

Amerikalılar orayı Kürtlere vermek istiyor

. Şimdi Putin ile Obama el ele bu planı gerçekleştiriyorlar.



ABD Irak'ı işgalinde Barzani ve Talabani kuvvetleriyle işbirliği yapmıştı. Suriye'de ise PYD-PKK ile işbirliği yapıyor. ABD'nin himayesi, Esed rejiminin desteğiyle Suriye'de PYD'ye kantonlar kuruluyor.

ABD, Şengal'de PKK'ya ikinci bir Kandil kuruyor. Ancak bu ikinci Kandil, birincisinden daha tehlikeli. Kandil Türkiye'ye 290 kilometre, Şengal ise 30-35 kilometre mesafede. ABD, Şengal'in hemen bitişiğindeki Ebu Hacer Havaalanı'nın pistini savaş uçaklarının ineceği şekilde, 2.5 kilometreye çıkarıyor. Ebu Hacer Havaalanı ile Şengal arasındaki bölgeye ise PKK'yı yerleştiriyor. Şengal Dağı DEAŞ'ın Ezidilere yönelik saldırısı sırasında gündeme gelmişti. Şengal, Barzani'nin bölgesinde. Barzani ile ABD arasında bir süredir soğuk rüzgarlar esiyor. ABD, Şengal Dağı'nın, Ebu Hacer Havaalanı'na bakan yüzünü PKK'nın kontrolüne veriyor. Böylece Barzani'nin Peşmergeleri ile Ebu Hacer arasında, PKK'lılardan oluşan bir tampon bölge oluşturuyor. Peşmerge'nin ilerisinde ise Musul'un kontrolünü elinde tutan DEAŞ var. DEAŞ'la PKK arasında Peşmerge, Peşmerge ile Amerikalılar arasında ise PKK'dan oluşan bir bölge.

Şengal'in ikinci Kandil olması, ABD'nin önem verdiği projelerden biri.

PKK'dan Mustafa Karasu ile Sofi Nurettin görevlendirilmiş durumda.

Hatta geçen hafta Sofi Nurettin bölgede tespit edilmişti.


Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026