Çizgi film kanallarının kurulmasıyla, bir zamanlar orjinal dillerinde dinlediğimiz çizgi film müziklerini artık profesyonel bir şekilde Türkçeleştirebiliyoruz. Kendi yaptığımız çocuk müziklerinde kültürümüzden motifler kullanırken, dünyadaki kalıplaşmış çocuk müziği soundunu da kırmaya başladık.
Çocukken izlediğiniz çizgi filmleri nasıl hatırlıyorsunuz? Gün batımına doğru atı Düldül'le ilerleyen ve 'i'm a poor lonesome cowboy' diye şarkı söyleyen Red Kit ya da etnik enstrümanlarla süslü şarkısıyla küçük Kızılderili Yakari mi? O dönemlerde yayınlanan çizgi filmlerin müzikleri orijinal dillerindeydi. Zaten yerli yapım yoktu. Bu müziklere eşlik etmek için duyduğumuz sözleri yalan yanlış ezberleyip söylerdik. Şimdi ise çocuk kanallarında yayınlanan yerli yapımların yanı sıra, yabancı yapım çizgi filmlerin müzikleri de Türkçe. Zor bir çalışma olan müzik uyarlaması şimdilerde öyle profesyonel bir şekilde yapılıyor ki, çizgi film müzikleri sadece çocukların değil anne babaların bile diline dolanıyor. Bu profesyonel çalışmalar ilgimizi çekti ve TRT Çocuk ve Yumurcak TV'nin kapısını çaldık.
Yumurcak Tv ilk kurulduğunda da çizgi filmlerin jenerikleri ve içinde geçen şarkıları Türkçeleştirme isteklerinin olduğunu söyleyen Genel Yayın Yönetmeni Meryem Akbal, o dönemde imkanların sınırlı olduğunu, alt yapının el vermediğini ve seslendirme sanatçıları ile verimli çalışamadıklarını anlatıyor. Bu sınırlı imkanlar dahilinde Tarçın ve Arkadaşları'nın müziklerini yapmışlar. Akbal, bu müziklerin teknik alt yapılarında eksiklikler olsa da çocuklara hitap etme noktasında başarılı olduğunu anlatıyor. Akbal o dönem Tarçın ve Arkadaşlarını seyreden çocukların şimdi üniversite öğrencisi olduğunu ve Tarçın şarkılarını hala sevgiyle hatırladıklarına şahit olduklarını ifade ediyor. Çizgi film müziklerinin Türkçeleştirilmesinde adaptasyonun zorluklarına değinen Meryem Akbal, o dönem yayınlamaktan çekindikleri çizgi filmlerden bahsediyor. Akbal, 'Çocuk çizgi filmlerinin birçoğunda sadece jenerikte değil içerikte de şarkı vardır. Yumurcak'ta jenerik müziklerinde yakalanan başarıdan sonra içerik şarkılarına da Türkçe uyarlamalar yapmaya başladık. Neşeli bir çok şarkısı olan başarılı çizgi filmler Yumurcak'ın yayın akışına daha da eğlenceli bir biçim kazandırdı' diyor.
Bugün teknik imkanlarının arttığını anlatan Akbal, 'Bire bir çeviriyi yetişkin zihninde tamamlayabilir. Fakat bire bir çeviri metniyle, yapılmış bir dublajı çocuk izlerken zihninde tamamlayamaz ya da bambaşka bir şekilde tamamlar. Müzik ve sözün bütünlüğünü sağlarken anlam bakımından da dili doğru kullanmaya hassasiyet göstermek gerekiyor' diyor.
TRT Çocuk Kanalı Genel Koordinatörü Can Soysal kanal kurulduğundan beri, müzikli unsurların altyapısıyla beraber Türkçeleştirilmesi konusunda hassasiyet gösterdiklerini ifade ediyor.
Türkiye'de çocuk yapımcılığının yeni bir alan olduğunu anlatan Can Soysal, sipariş yöntemi ile yaptırdıkları çizgi filmler için yapım şirketlerine bir hayli bilgi transferi yaptıklarını söylüyor. 23 Nisan'da düzenledikleri kongre için 3 üniversiteye, içerik sağlayıcılara kılavuz olacak 3 araştırma yaptırdıklarını ifade eden Soysal, 'Müzik alanında devamlı olarak yeniliklerin takip edilmesi gerekiyor. Bu alanında daha yeniyiz. Dünya ile mesafemiz 4-5 yıl içinde hızla kapanacak' diyor.
Kanallarında yüzde yetmiş yerli yapıma yer verdiklerini anlatan Genel Koordinatör Can Soysal, kendi müziklerimizi kullanmaya özen gösterdiklerini söylüyor. Pepee gibi çizgi filmler sayesinde çocukların halk müziğine yeniden ilgi duyduğunu, halk oyunlarımızı oynamaya başladıklarını ifade eden Soysal, 'Program görüşmeleri sırasında tüm detayları konuşuyoruz. Pepee gibi yapımlar sayesinde çocuklarımızın kulaklarına türkülerimiz giriyor. Dede Korkut çizgi filminde, Keloğlan çizgi filminde bizim ezgilerimiz var. Bestecimiz bizim kültürümüzden beslendiği için alt yapı bizim kültürümüzden oluyor. Eğitim hedeflediğimiz müziklerde özellikle çok dikkat ediyoruz.' diyor. Çocuk müziği dendiğinde bir çocuğun söyleyebileceği müziklerin anlaşıldığını ifade eden Can Soysal, 'Bunlar belirli bir nota aralığındadır ve bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ritmin basit olması, çocukların söyleyebileceği müzikler olması gibi kuralları var. Ama aslında biraz ezber bozmak gerekiyor. Çünkü çocuklar söyleyemese de çok karmaşık alt yapısı olan müzikleri dinleyip algılayabiliyor. İnsan beyni çok müsait. Bu yüzden sadece söyleyebileceği değil dinleyebileceği müzikler üzerinden de çalışma yapılması gerekir' diyor.
Çizgi film müziklerinin Türkçeleştirilmesinin neden önemli olduğunu da açıklıyor Can Soysal. Türkçe bir metnin birden bire başka bir dile geçmesi okul öncesi gruplar için anlaşılamayacak bir durum. Soysal, 'Çocuk ikisi arasındaki anlama eşiğini atlayamaz. O nedenle biz aldığımız tüm materyallerde bir ayıklamaya girdik. TRT seslendirme birimi zaten dublaj konusunda ünlüdür. Fakat tercüme yapıldıktan sonra tercüme metninin müzikle uyuşması zorluğu var. Aynı hecelerin aynı aralıklardaki notalara uyuşması için tekrar elden geçirilmesi gerekir. Bunun için müzisyenlerle çalışıyoruz. Çeviri yapıldıktan sonra bir metin yazarı müziğe uygun olacak bir metin daha yazıyor. O metin üzerinden müzisyenler sözleri bir kez daha uyumlu hale getirerek sunuyor. Dolayısıyla bu birkaç aşamalı ve zorlayıcı bir iş. Bunu biraz da doğru icra etmek gerekiyor. Müzik algısı olarak kulağı tırmalamaması, doğru notalarla söylenmesi gerekiyor' diyor.
Müziğin, sözlü kültürle beraber geliştiği için, kültürel unsurun en önemli parçalarından biri olduğunu anlatan Can Soysal, kültürel anlayışın iletilmesi konusunda filmlerin altında kullanılan efektlerin ve ses mimarisinin çok önem arzettiğine dikkat çekiyor. Türkiye'de bu konu üzerine uzun süredir çalışıldığını fakat öneminin yeni yeni farkına varıldığını anlatan Soysal, 'Müzik efektle birlikte işler. Bir anlatımın sadece sözlü olması gerekmiyor. Kurduğunuz notalar, tınılar sizin kültürünüzle olan alışverişinizi sağlar. Kullandığınız ölçüler sizin kültürünüzün ölçüleri olursa, kendi kültürünüzün alt yapılarını taşır ve bunlar efektlerle birleştiğinde hem görsel olarak hem de kulak yoluyla kültürel örgüyü tamamlarsınız' diyor. Müziğin çocuk gelişiminde çok önemli bir yeri olduğuna da dikkat çeken Soysal, kültürel örgünün, duyguların hayallerin gelişmesi için müziğin çok önemli olduğunun altını çiziyor.
Meryem Akbal çizgi film müziklerini Türkçeleştirmek için yaptıkları çalışmaalrı şöyle anlatıyor: 'Çizgi film şarkılarının her birinin bir konusu ve vermek istediği bir mesaj var. Bu mesaja ve şarkının müzikal yapısına uygun olarak yeniden söz yazılması gerekiyor. Müziğin alt yapısı aynı kalıyor. Bu nedenle sözlerin uyarlanması daha zor, çünkü nasıl söyleneceği belli. Ona denk düşecek kelimeleri bulup, cümleleri kurup, aynı mesajı vermek gerekiyor. Seslendirme sanatçılarıyla yeniden kayıt yapıyoruz' Şarkısı olan karakterlerin seslendirmesini müzikal birikimi, yeteneği olan seslendirme sanatçılarıyla çalıştıklarını söyleyen Akbal her seslendirme sanatçısının şarkı söyleyemediğinin altını çiziyor. Çeviri şarkılarda müzikal alt yapının aynen korunduğunu fakat yerli yapımlar için bestelenen çocuk müziklerinde kendi kültürümüzden motifler eklendiğini anlatıyor Meryem Akbal. Şarkıları çevirmenin onlar için de çok keyifli bir çalışma olduğunu anlatan Meryem Akbal, seyirciden de çok olumlu geri dönüşler aldıklarını söylüyor. Jeneriklerle birlikte parçalar da Türkçeleştirilince yayın tempolarının müzikalleşmeye başladığını ve çocukların söyleyebileceği şarkılarla bezendiğini ifade eden Akbal, Yumurcak olarak çalışmaya her aşamada müdahil olduklarını söylüyor.






