İnönü'nün petrol karşılığında Musul pazarlığı

Yeni Şafak
10:1911/11/2016, Cuma
G: 11/11/2016, Cuma
Derin Tarih
Derin Tarih yeni sayısında Türkiye'nin kapanmayan yarası Musul'u ele aldı.
Derin Tarih yeni sayısında Türkiye'nin kapanmayan yarası Musul'u ele aldı.

Musul'da terör örgütü DEAŞ'e yönelik operasyon bir ayını doldurmak üzere. Operasyona, Türk askerlerinin eğittiği 2 bin Sünni de katıldı. Türkiye'nin kapanmayan yarası Musul meselesi Derin Tarih Kasım sayısında masaya yatırıldı. Konunun uzmanı Prof. Dr. İhsan Şerif Kaymaz, Lozan Antlaşması'ndan başlayarak Musul'un kaybediliş serüvenini anlattı.

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, 17 Ekim'de terör örgütü DEAŞ'ın elinde tuttuğu Musul'u kurtarma operasyonunun başladığını duyurdu. Operasyon kapsamında 12 köy DAEŞ'ten alınarak, Peşmerge ve Irak ordu güçlerinin kontrolüne geçti. Lozan Antlaşması ile kaybettiğimiz Musul'un günümüzdeki durumunu Prof. Dr. İhsan Şerif Kaymaz, çarpıcı detaylarla Derin Tarih'e anlattı.



İsmet Paşa'nın petrollerden pay istediği doğru mudur?


İsmet Paşa'nın açıkça Musul karşılığında petrolden şu kadar pay isteriz şeklinde bir talebi olmamışsa da, petrol gelirlerinden alınacak pay karşılığında Musul'dan vazgeçebileceği izlenimini karşı tarafa verdiğini anlıyoruz. Nereden anlıyoruz derseniz, İngiliz heyetinin Londra ile yazışmalarından bu neticeyi çıkarıyoruz. Ancak bir kere daha altını çizmek gerekir ki karşı tarafın kesinlikle Musul'u terk etmek gibi bir niyeti yoktu. İsmet Paşa'nın bunu fark ettiği için böyle bir yola girdiğini düşünebiliriz. Bununla birlikte İsmet Paşa'nın “petrol karşılığı Musul" diye özetlenebilecek bir pazarlık kapısını aralaması tamamen kendi inisiyatifiyle olmuştu. Yani bu konuda Ankara ile bir istişaresi söz konusu değildir.







Lord Curzon İsmet Paşa'ya Musul karşılığında toprak teklifinde bulundu mu?


Curzon'un Dışişleri Bakanı olduğu 1919 yılından beri Musul'la ilgili görüşü hiç değişmemişti. İngiltere'nin, vilâyetin Kürt nüfusun yaşadığı kuzey ve doğudaki dağlık kesimlerinden çekilmesi gerektiğini, sadece petrol yataklarının bulunduğu ova-plato alanlarının muhafaza edilmesinin yeterli olduğunu her zaman savunmuştu. Curzon'un bu yaklaşımının temelinde şu varsayımlar bulunuyordu:



  • 1) Terk edilmesi düşünülen topraklarda “ehlileştirilmesi" son derecede güç olan Kürt nüfusu yaşamaktadır; bunlardan kurtulmak İngiltere'nin yararınadır.
  • 2) Bu bölgelerin hiçbir ekonomik değeri olmadığı gibi, daha güneydeki petrol alanlarının savunulmasına da stratejik açıdan bir katkı sağlaması söz konusu değildir.

Fakat İngiliz yönetim çevrelerindeki hâkim kanaat, kurulacak olan Irak-Arap devletinin kuzey ve kuzeydoğuda stratejik sınırlara sahip olması için mutlaka Kürtlerin yaşadığı bu dağlık bölgeleri içermesi gerektiği şeklindeydi. Bu çevreler, dağlık bölgelerin, güneydeki petrol alanlarının korunmasında etkisi olmadığını da kabul etmiyorlardı. Ayrıca İngiltere'nin genel emperyalist siyaseti bakımından Curzon'un gözden kaçırdığı bir husus vardı: İngiltere Kürtlerin kendi denetiminde olmasını, tam da Curzon'un onlara karşı çıktığı gerekçeden dolayı istiyordu. Kürtlerin “ehlileştirilmesi" son derecede güç bir kitle olması, bunların ileride hem Irak'a, hem de Türkiye ve İran'a karşı bir bölgesel istikrarsızlık silâhı olarak kullanılabileceği anlamına geliyordu. Bu silâhı elinden çıkarması İngiltere'nin menfaatine değildi.



Buna rağmen Curzon, kişisel inisiyatifini kullanarak, Londra'nın bilgisi dışında vilâyetin kuzeyi ile doğusunda Zaho, Revandiz ve Süleymaniye'yi içerecek şekilde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı dağlık bölgeleri İsmet Paşa'ya teklif etti. Teklifi görüşen Türk heyeti, bunu kabul etmenin uygun olmayacağı sonucuna vardı; çünkü önerilen bölge, esas itibariyle İran-Irak sınırı boyunca güneye uzanan dar bir dağlık şeritti. Askerî açıdan savunulması son derecede zordu. Hiçbir ekonomik değeri bulunmayan bu bölge, tamamen aşiret düzeni içinde yaşayan Kürt nüfusla meskûndu. Bu noktada özellikle Tevfik (Bıyıklıoğlu) Bey'in askerî uzman olarak yaptığı değerlendirmeler ret kararı verilmesinde etkili olmuştur.



  1. Netice olarak Lozan sonrası Musul bağlamında Türkiye Cumhuriyeti ne elde etmiştir?
  2. Hiçbir şey. Ben şahsen fazla bir şey elde edilebileceğini düşünmeyenlerdenim. Musul'un kaderini şekillendiren petrol varlığıdır ve petrol Batı emperyalizminin damarlarında akan kandır. Batı'nın küresel hâkimiyeti bu akışın güvenli şekilde sürmesine bağlıdır. Musul meselesinin temelinde yatan asıl gerçek budur.







Daha farklı davranılsaydı Musul'un alınması mümkün olur muydu? Bu anlamda Türk tarafının zaafı ne olabilir?


Türkiye'nin şöyle ya da böyle davransaydı Musul'u alabileceğini sanmak saflık olur. Fakat bu böyledir diye diplomatik sahada yeterli mücadeleyi vermemiş olduğumuz gerçeğini göz ardı etmek de doğru olmaz. En azından Curzon'un yukarıdaki teklifini değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Vilâyette yaşayan Türkmenlere geniş bir özerklik tanınması için çaba sarf edilmemesini ve eğer elde edilebilecek en iyi sonucun bu olduğu düşünülüyor idiyse, Musul petrollerinden daha fazla ve daha sürekli bir getiri temin edilmeye çalışılmamasını dönemin Türk diplomasisinin zaaflarından kaynaklanan noksanlıklar olarak görüyorum. Fakat tekrar dikkat çekmek istiyorum; bunlar bence Musul'da elde edebileceklerimizin azamîsiydi. Musul vilâyetinin tamamını alabilirdik diye düşünenler meseleyi, petrolün Batı için ne mânâya geldiğini ve olayların içinde yaşandığı tarihî bağlamı bilmeyenlerdir.


  1. Prof. Dr. İhsan Şerif Kaymaz kimdir?
  2. 1957 yılında Ankara'da doğdu. 1976 yılında TED Ankara Koleji'nden, 1980'de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu. 1982-91 yılları arasında Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu'nda banka müfettişi olarak çalıştı. 1992'de akademik hayata geçerek sırasıyla Ankara Üniversitesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi'nde görev yaptı. Kısa bir süre İngiltere'de araştırmalarda bulundu. Halen Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nde Türkiye Cumhuriyeti Ana Bilim dalında öğretim üyesidir. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Türk Dış Politikası, Siyasal Tarih, Türk Düşünce Tarihi alanlarında çok sayıda akademik ve bilimsel çalışmaları bulunmaktadır.
  3. Kitapları
  4. -Musul Sorunu (2014)
  5. -Mezopotamya'da Emperyalist Kapışma ve Yerleşme (2006)
  6. -Şeyh Sait Ayaklanmasında İngiliz Parmağı (2014).





Derin Tarih'in tüm dosya yazılarını ve haberlerini takip etmek için

adresini ziyaret ediniz.




#Derin Tarih
#Musul
#İsmet İnönü