Ahmet Özal babası Turgut Özal'ın kabrine bugün çok özel bir görevi yerine getirmek için gitti. Geçtiğimiz günlerde kabri açılarak, cesedinden örnekler alınıp yeniden defnedilen merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın 'Şahı Nakşibendi toprağı' vasiyeti ikinci kez yerine getirildi.
Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal, vefatından kısa süre önce Özbekistan'da ziyaret ettiği Şahı Nakşibendi'nin kabrinden toprak aldırtmış ve vefat ettikten sonra kendi mezarına konulmasını istemişti. 17 Nisan 1993 yılında vefat eden Özal'ın Vatan caddesi üzerindeki anıtmezarına Özbekistan'dan getirdiği toprak vasiyeti üzerine konulmuştu. Geçtiğimiz günlerde, zehirlendiği iddiaları üzerine 19 yıl sonra mezarı açılan ve cesedine Adli Tıp tarafından otopsi yapılan Turgut Özal yeniden anıtmezara defnedildi. Mezar açma ve yeniden defnetme olayından sonra babasının 'toprak' vasiyetini yerine getirmek için girişimde bulunan Ahmet Özal, Şahı Nakşi'nin toprağını tekrar Turgut Özal'ın mezarına koydu. Anıtmezarda ilk olarak emniyet tarafından mezarın etrafını kapatan sac duvar açıldı. Ailenin isteğiyle üzerine mermer konulmayan mezara gelen Ahmet Özal özenle toprağı babasının mezarına koydu. Özal burada duygusal anlar yaşadı. Toprağı dökerken gözyaşlarına hakim olamayan Ahmet Özal babası için dua etti.
Yeniden definin ardından gündeme gelen yeniden toprak getirme isteği ile özel bir çalışma başlatıldı. Özbekistan'ın uzak kenti Buhara'da bulunan Nakşibendi hazretlerine ait mezara gidildi ve bir çantada mezarından toprak alındı. Toprağın sınırdan geçip Türkiye'ye gelişi ise hiç kolay olmadı. Ülkeden çıkışta çantadaki toprak dikkat çekti ve sınır polisi toprağı dikkatli incelemeye aldı. Uzun uğraşlar sonucu Türkiye'ye ulaşan toprağı Ahmet Özal teslim aldı. Organizasyonun yapılmasında uzun yıllar Orta Asya'da başarılar görevler yürüten Mustafa Başkurt büyük katkı sağladığı öğrenildi.
Türkiye'de de geniş bir çevresi bulunan Nakşibendi tarikatının isim babası olan Seyyid Muhammed Bahauddin, 1318'de doğduğu Buhara'da 1389 yılında vefat etti. Turgut Özal'ın 1993 yılının Nisan ayında, vefatından birkaç gün önce gittiği Özbekistan'da Şahı Nakşibendi hazretlerinin kabrini de ziyaret etmiş ve mezarından toprak aldırtmış ve bu toprağın vefatından sonra kendi mezarına dökülmesini vasiyet etmişti.






