Reklam
Son Köşe Yazıları

Ege’de Türk gemisine saldırı olursa, Bedeli Tel Aviv’de, Atina’da sorulur! İlk kurşunu sıkacaklara uyarı: Ege’de harita değişir, İsrail ‘haritası’ kalmaz. Çok tehlikeli günlere girdik. Nükleer saldırı planları var. O zaman İsrail imha edilir…
Bu yazıyı yazarken İsrail’de seçim sonuçları hala netleşmemişti. Bir avuç ülkede, bu saate kadar sonuç alınamaması ayrı bir garabet ama esas mesele şu: Netanyahu bir şekilde iktidarda kalırsa, coğrafya, çok büyük çatışmalara hazırlıklı olmalı. Seçimden hemen önce İsrail ve ABD, İran’a yıkıcı bir saldırının ipuçlarını verdi. Gizli ve açık hazırlıklar, elçiliklerin boşaltılması, konvansiyonel olmayan askeri yığınaklar, klasik bir saldırı olmayacağını, daha yıkıcı silahların kullanılacağını gösterdi.
29 Ekim 2026

Târihî tutulmalara bir derkenar
Şu aralar dünyânın pek çok yerinde seçimler yapılıyor. Brezilya, Sırbistan ,Bulgaristan, İsrâil ve nihâyet ABD seçimleri peş peşe ve tabiî ki kendi ağırlıkları itibârıyla gündemi meşgul ediyor. İsrâil seçimleri , hiç şüphe yok ki, en fazla alâka uyandıranlardan birisiydi. Bâzıları Netanyahu’nun kesinkes kaybedeceğini ve İsrâil’de bir iktidâr değişiminin mukadder olduğunu iddia ettiler. Bunların sesi ,seçimler yaklaştıkça hayli kısıldı. Bilimsel kâhinler duruma vâziyet ettiler ve Netanyahu’nun
29 Ekim 2026

Kendine çevrili dikiz aynası
İnsan artık sadece nasıl göründüğünü mü merak ediyor? Nasıl biri olduğunu değil, içinden ne geçtiğini, onu neyin yaraladığını ya da gönendirdiğini, neyin onu daha çok ya da daha az gösterdiğini, daha derin ya da daha sığ yaptığını değil, insanlığının kollarının nerelere kadar uzandığını da değil, sadece nasıl göründüğünü mü önemsiyor? Hem kendine hem belki kendinden çok başkalarına nasıl göründüğünün mü derdine düşüyor? Kendimize yönelik neredeyse hiçbir bakışımız, ilgimiz, merakımız yokken; günün
29 Ekim 2026

Görünenin ve görünüşünün arkasında ne var
İslam ile Batı sanatı arasındaki karşılaşmalar esasında uğrayacağımız üçüncü adres Georges Didi-Huberman’dır. Bizim Gördüklerimiz Bize Bakarlar adlı kitabında (trc.: Adem Beyaz, Ketebe, 2026) Didi-Huberman “Görmenin Kaçınılmaz Yarılması; Boşluktan Kaçınma; Görülecek En Basit Nesne; Görünürün İkilemi; Görselin Diyalektiği; Antropomorfizm ve Benzemezlik; Çift Mesafe; Eleştirel İmge; Biçim ve Yoğunluk ve Görmenin Bitimsiz Eşiği” başlıkları altında tek temel problemi 10 aşamada derinleştirilmeye yönelmiştir.
29 Ekim 2026

Cumhuriyet bir mana meselesidir
Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yaşını kutluyoruz. Her yıl kendimize, özellikle gençlerimizle birlikte birinci dereceden sormamız gereken soru şu olmalı herhalde: “Biz 29 Ekim’de bir tarihi mi kutluyoruz, yoksa bir manayı mı?” Pearce ve Cronen’in Eşgüdümlü Mana Yönetimi (CMM) kuramı, insanların aynı olaya hangi bağlamı öne alırlarsa ona göre anlam yüklediğini söyler. 29 Ekim de böyledir. Kimi için bir tatil günü, kimi için bir ideolojinin bayrağı, kimi içinse bir hesaplaşma vesilesi… Oysa 1923’te ilan
29 Ekim 2026

Toplumsal hareketler iktidar değiştirir mi? 19. yüzyıldan Sırbistan’a
Medeniyetler Çatışması tezi ile maruf olmasına rağmen siyaset bilimindeki çalışmaları ile ön plana çıkan Samuel Huntington, 1990’ların başında “The Third Wave: Democratization in the Late Twentieth Century” kitabında, demokrasi tecrübesinin sabit ve ilerlemeci bir çizgide gelişmediğini, bilakis demokrasi ve otoriterlik formları arasında geçişler olduğunu iddia eder. Huntington’un söylediği, gerekli olan bileşenlerin oluşturduğu kapasite ile demokratikleşme gerçekleşebildiği gibi söz konusu kapasiteyi
29 Ekim 2026

Yeni Batı’nın ideolojisi Siyonizm’dir
Siyonizm’in İngiltere ve ABD için değerini bu ideolojinin işlevini ortaya çıkararak tespit edebiliriz. Önceki yazılarda Siyonizm’in kolonyal bir ideoloji olduğunu dile getirdik. Filistin’in kolonizasyonunun İngiltere ve ABD için neden önemli olduğunu da izah etmeye çalıştık. Bizde bu ideoloji daima tek katmanlı olarak değerlendirildiği için Filistin’in İngiltere ve ABD için değeri üzerinde yeterince durulmamıştı. Bazı Avrupa devletleri de aynı gerekçelerle İsrail’in yanında yer almaktan imtina etmemişti.
29 Ekim 2026

Merkez Bankası adım attı şimdi sıra bankalarda!
Yazımı sürekli takip edenlerin hatırlayacağı üzere 10 Ekim’de fon krizinin etkilerinden birisinin de sukuk ve bonolarda olacağını izah eden “Sukuk ve bonolar konusuna dikkat!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Yazımın içeriğinde dezenflasyon programının önemli sac ayaklarından birisi olan ve bir makroihtiyati tedbir olarak kullanılan aylık kredi büyüme kısıtları nedeni ile belirli büyüklükteki işletmelerin finansmana erişim için sukuk ve bono ihraçlarına başvurduğunu belirtmiş ve bu finansal enstrümanların
29 Ekim 2026

Sosyal refah devleti ve emekli maaşları
Yeni bütçe yılında öne çıkan konuların başında emeklilerin maaş artışı meselesi gelmektedir. Bütçe disiplinini gözetmek ve sosyal güvenlik sisteminde aktüeryal sürdürülebilirlik ne kadar önemliyse sayısı her yıl artan emeklilerin yaşam standardını korumak da aynı derecede önemlidir. Mevcut tabloda en düşük emekli aylığının belirli bir tabanda sabitlenmesi kuşkusuz kısa vadede sosyal devlet ilkeleri açısından önemli bir koruma kalkanıdır. Ayrıca, emekliler gibi sabit gelirlilerin satın alma gücünü
29 Ekim 2026

Sahi İsrail neyi oyluyor? Kimin daha büyük soykırımcı olup olmadığını mı?
Önceki gün İsrail’de yapılan seçimlerin sonucunu tüm dünya dikkatle izliyor. Bu dikkat, İsrail’e duyulan bir sempatiden değil; bilâkis, ortaya çıkacak sonucun bölge ve dünya için daha ne kadar yıkıcı olabileceğinden duyulan endişeli hâlden kaynaklanıyor. İsrail’de seçim sonrası parçalanmış siyasi yapıyı fırsat bilmeye teşne, başta Gazze olmak üzere tüm bölgede saldırgan, işgalci ve soykırım yanlısı politikaların dozunu artıracak birçok aktör mevcut. Geçmişte de olduğu gibi bunların hükümette ya
29 Ekim 2026

Size kim “Gel gel” dedi!
Türkiye ekonomik bir kurt kapanıyla karşı karşıya. Para piyasalarında yaşanan olayların, sıradan ‘daha çok kazanma’ hırsıyla izah edilmesi mümkün değil. Günlerdir konuştuğumuz fon kriziyle ilgili her geçen gün ortaya çıkan yeni bilgiler, görünenden daha karmaşık bir durumun içinde olduğumuzu gösteriyor. Ekonominin veya finansın bir argümanı olan fonun birileri tarafından nasıl farklı amaçlar için kullandığına şahit oluyoruz. Olayın patlak verdiği 17 Eylül’den bu yana alınan tedbirler, yapılan hamleler,
28 Ekim 2026

Fukara Babası Sokağı
Küçükmustafa Paşa’ya girerken tuhaf bir huzur kaplıyor her yanımı. Belki de Gül Camii’nin önünden geçen sokağın pitoreski yüzünden. İleride küçük dükkânları ile eski günlerden kalmış bir çarşı. Duvardan duvara atlayan sarmaşıklar, mor salkımlar. Caminin önünde koca bir çınar. Çınarın gölgesinde şadırvan. Çoğu Rizeli cemaat abdest alıyor, ikindi yakın. Adile Sultan’ın Mahalle Mektebi şimdilerde kütüphaneye çevrilmiş. Gül Camii’nin tezhipleri de eskiden kalma. Oldukça yüksek kubbeli, karışık sütunlu,
28 Ekim 2026

Mekke İttifakı’nın İran çıkarması, İsrail seçimleri ile okunmalı…
Mekke Savunma Paktı (MSP) devletlerinin İran ziyareti herkesin dikkatini hızla Tahran’a çekti. Refleks, toplantının İran’ın da ittifaka katılmasına dair bir işaret sayılıp sayılmayacağı merakıydı. Merak aynı hızlı söndü çünkü mevcut konjonktür böyle bir olasılığı ‘yok’ denecek kadar zayıflatıyor… Hem heyetlerin kadrosu üyelik konusunu masaya yatırmaya müsait değil hem ittifaktaki her ülkenin kolaylıkla “evet” demesini zorlaştıran sorunlar bulunuyor. Zaten savaş halindeki bir adayın yükü ortadayken,
28 Ekim 2026

Kral’ın Arapçası
Umman Sultanı Heysem bin Târık ve beraberindeki resmî heyet, geçtiğimiz hafta 19-22 Ekim tarihleri arasında İngiltere’ye bir ziyaret yaptı. Normal şartlarda basının veya sosyal medyanın ilgisini fazlaca çekmeyecek olan bu rutin ziyaret, Windsor Kalesi’nde verilen yemek sırasında Kral Charles’ın okuduğu Arapça ibareler sebebiyle, hak ettiğinden çok daha geniş bir ilgiye mazhar oldu. Konuşmasının başlangıcında Sultan Heysem’i Arapça “Ey sıkılmak bilmeyen misafir, hoş geldin!” hitabıyla selamlayan
28 Ekim 2026

Cevap C
Son KPSS’de, kalemini dişlerinin arasına almış on sekiz-yirmi yaşlarındaki bir genç, 56. soruya geldiğinde ne düşündü acaba? Sevinmiş de olabilir, “bu da nereden çıktı şimdi” diye içinden geçirmiş de. Soru şuydu: Gazze Şeridi’ne uygulanan deniz ablukasını yıkmak, yaşanan soykırıma ve kasıtlı yoksun bırakma politikasına dikkat çekmek amacıyla küresel sivil toplum hareketiyle 2025 yılında oluşturulan deniz filosu hangisidir? A) Şüheda B) Fetih C) Sumud D) İntifada E) Nakba Doğru cevap C şıkkıydı:
28 Ekim 2026

Cumhuriyet 103 yaşında: Tarihi yapmak mı yazmak mı?
Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yılı itibariyle Osmanlı’nın yıkılışı ve yerine yeni bir yönetimin tesis edildiği sürece dair bilgilerimiz hala çok sınırlı. 100. yılı dolayısıyla yakın tarihimize dair bu sislerin dağılacağı beklentisi tam olarak karşılanmadı. 100 yıl gibi çok da uzak olmayan bu tarih paradoksal biçimde anlaşılması ve öğrenilmesi en zor tarih olmaya devam ediyor. Anlaşılması zor çünkü bu döneme ait anlatımlar bir tarih olmaktan ziyade bir destan veya efsane diliyle anlatılıyor ve işin
28 Ekim 2026

Mekke diplomasisi ve ABD-İsrail-İran üçgeni
Son birkaç günde Türkiye’de ve bölgede gerçekleştirilen kritik diplomatik toplantılar hem Ortadoğu’nun geleceğini şekillendirme hem de İran savaşının küresel ekonomik sonuçlarını sınırlandırma potansiyeli taşıyor. Netanyahu ve Trump’ın kritik seçim haftasına girerken İran savaşını tekrar başlatma tehditleri savurmaları, kendi siyasi gündemlerinin bölgede yeni bir çatışma sarmalı yaratacağı kaygılarını artırırken bölgesel diplomatik hareketliliği de yoğunlaştırdı. Avrupalı ülkelerle Mekke Anlaşması’na
28 Ekim 2026

Misak-ı İktisadi (Ekonomik Yemin)
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında ekonomi politikaları temel olarak iki ana dönemde şekillenmiş: 1923–1929 yılları arasında özel sektörü teşvik eden liberal bir yaklaşım ve 1929 Dünya Ekonomik Buhranı sonrasında devletin ağırlık kazandığı planlı ve devletçi bir model. ** Cumhuriyetin başlangıcındaki temel ekonomik faaliyetler ve atılan adımlar nasıl olmuş kısaca bakalım; 1920’lerin ortalarında milli gelirin ve toplam istihdamın çok büyük bir kısmı (%45 civarı) tarım ve hayvancılığa dayanıyordu.
28 Ekim 2026

Dilber, evin barkın yok mu?
Yıllarca çalışıp biriktirdiği parayla bir ev sahibi olmayı hayal eden gençler, evlenmek için düğün salonundan önce kiralık ev arayan çiftler, çocuklarına ayrı bir oda sunabilmek için daha büyük bir eve taşınmayı düşleyip her defasında kira fiyatlarına takılan aileler, üniversiteyi kazanmanın sevincini barınacak yer bulma telaşına kaptıran öğrenciler, yıllarca çalışıp didindikten sonra emekli maaşını ev sahibine yetiştirmeye çalışan emekliler, kentsel dönüşüm nedeniyle evinden ayrılıp mahallesine
28 Ekim 2026

Müzeye kaldırmak mı, yaşatmak mı?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Topkapı Sarayı’ndaki konuşmasını sıradan bir müze açılışı olarak okumak eksik olur. Darphane-i Âmire’de yedi yıllık restorasyonun ardından açılan beş müzeden biri Hüsn-i Hat Eserleri Müzesi. Benim dikkatimi çeken ise yıllardır depolarda tutulan eserlerin ilk kez izleyici karşısına çıkması. Rakam az değil. On iki salonda iki binden fazla hat eseri sergilenecek. Koleksiyon, Şeyh Hamdullah’tan Ahmed Karahisârî’ye, Hâfız Osman’dan Sâmi Efendi’ye uzanan bir tarihi taşıyor. Bunlar
28 Ekim 2026





























































































































































