Bu zamana kadar 13 filmde oynadım. Ancak gişe anlamında ilk filmim.
Ferfilm adı altında yapılıyor.
Şirketin ortaklarından biriyim.
Dağdaki bir kişinin asker olan arkadaşını öldürerek yurtdışına kaçışı anlatılıyordu. Ancak vicdan azabı nedeniyle 7 yıl sonra ülkesine gelip kendini birçok olayın içinde buluyor.
Ayrı kültürlerdeki üç kanser hastasının hikâyesini anlatıyoruz. Bu kişileri kanser hastası olmaları yakınlaştırıyor. Gerçek hayatta, bu insanların aynı kulvarda koşmaları imkansız.
Hem milliyet hem de kültür farklılıkları var. Filmde Süleyman karakteri var. Örneğin bir Kürt, bir de Türk karakterimiz var.
Burada biz insani değerlerinin her zaman ön plana çıkarılmasının gerektiğini anlatıyoruz. İnsan her yerde insandır. Etnik kökeni ne olursa olsun. Serhan'la Volkan bu hastalık olmasa hiçbir şekilde yan yana gelemeyecekler.
Aralarında kültür farklılıklarının olduğunu söylemek istiyorum.
Aşiret kavramı topluluk kavramıdır. Aşiret kalabalık sülaledir. Biz de kalabalık bir sülaleyiz. Önemli olan globalleşmek.
Van'da, Şanlıurfa'da akrabalarımız var. Kars Sarıkamış'ta Gündoğdu Ailesi var.
Tabii beni severler sayarlar. Yönlendiririm onları. Biz eğitime çok önem veririz. Gençlerimizin hepsi de üniversite mezunudur. Hülya Avşar ne kadar aşiretse bizimki de aynı şeydir. Hülya Avşar'ın da ailesi çok geniş bir ailedir. Biz onlara Avşareli deriz. Avşareli Kürt beyliğidir.
Tabii ki ben de Kürt tarafımla gurur duyuyorum. Bir insanın soyuyla gurur duyması lazım. Bu demek değil biz bölücü olalım. Değil, böyle bir şey yok. Ama Cenab-ı Allah'ın verdiği dilin yasaklanmaması gerekiyor. Böyle bir şey yok. Ben devlete vergi veriyorsam, askerlik yapıyorsam, güvenliğim, eğitimim ve kültürel yaşamımı sağlamak zorundasın.
Benim kökenimde Türklük yok. Elbette Türklerle de gurur duyuyorum. Çünkü biz yıllarca birlik beraberlik içinde yaşayan toplumuz. Geçmişte Kürtlere hem ekonomik anlamada hem de kültürel anlamda büyük haksızlıklar yapılmış. Öyle şeyler görüyorum ki şaşırıyorum gerçekten. Ben yıllar önce Kürtçe film yaptım. İnanın hiçbir siyasi içeriği yoktu. Filmde Kürtçe diyaloglar olduğu için DGM'de yargılandım. Ha bu düzelecek. Bu açılım gerçek anlamda da gerçekten samimi bir şekilde davranılırsa iyi sonuçlar verecek.
O günden bugüne tabii ki çok şey değişti. Maalesef bazı değerleri kaybettikten sonra anlıyoruz. Bu Ahmet Kaya ve Yılmaz Güney için de böyle. Ahmet Kaya olayı gerçek anlamda Türkiye'nin ayıbı. Çok büyük haksızlık yapıldı. Bir insan çıkıyor 'Kürtçe klip çekeceğim ve bunu yayınlayacak yürekli insanların var olduğunu biliyorum' diyor. Tutup bunu gözaltına alıyorsunuz. Yurtdışına sürgün ediyorsunuz.
Tabii ki olumlu gelişme. Açılmadan önce kıyamet koptu. 'Kürtçe TV açılırsa Türkiye bölünecek' diye. Ne oldu. Hiçbir şey. Geçmişte Kürtçe kasetler yasaktı. Şiwan Perwer'in kasetini el altından bulmak için uğraşırdım. Şu an kasetin fiyatı 5 liraysa 500 lira verip alıyordum. Yasak olan şeyler sempati uyandırır.
Tabii. Bekleyip göreceğiz. İnşallah güzel şeyler olacak
Konuşuyoruz elbette. Bu tür gelişmelerden herkes mutlu. Ben doğuyu çok gezerim. Örneğin TRT ŞEŞ açıldıktan sonra insanlar devlete karşı bir güven hissediyorlar. Benim annem 90 yaşında. Bu kanala röportaj verdiğimi duyunca 'Oğlum yapma, seni tutuklayacaklar' dedi. Anneme çok üzüldüm. 'Anneciğim devlet buna izin veriyor' dedim. Doğuda genellikle devleti baba olarak benimserler. Ancak ŞEŞ için şunları söylemem gerekiyor. Alt yapı eksikliği var. Bir kanal açılıyorsa sadece müzikle olmaz. Bunun belgeseli, dizisi ve sineması da olması gerekir. Kürt tarihi olması gerekir örneğin. Şu anda bir sevinç var. Sonra halkın başka talepleri olacaktır.
Çevremde gözlemlerim oldu. Ben bu kültüre çok yabancı olmadığım için bilincim de var. Ancak bu olayı tamamen doğuya mal etmekte yanlıştır. Doğusuyla batısıyla toplumumuzun her kesiminde var.
Maalesef yaşanıyor. Zaten ben sanatı bunun için yapıyorum. Yaptığım filmler böyle yanlışlara doğruyu göstermek adına mesaj olsun istiyorum. Bu yanlışları anlatmak gerekir.
Olumsuz olan her şeyi aktarmak lazım. Şunu belirteyim bizde ağalık sistemi yok.
Dedelerimize ait köyler ve arazileri var.
Said-i Nursi'nin hayatının yapılması gerektiğine inanıyorum Ancak Said-i Nursi'nin sadece Kürt tarafıyla ele alınması gerekir. Mesela doğuya üniversite götürmek için neler çekmiş. Bunlar işlenmiyor. O tarafıyla da yapılırsa iyi olur. Zor proje. Üzerinde çalışıyorum.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.