Bronzlaşma ne kadar ani ve aşırı olursa, sağlıklı cilt yapımızın bozularak hasar görme derecesi o kadar fazla olacaktır. Bu keyifli günlerde kötü şeylerden bahsederek moralinizi bozmak istemem, ama sizleri daha sonrasında üzgün görmemek için bazı hatırlatmaları yapmak istiyorum.
Görülen kanser türlerinin neredeyse yarısını cilt kanserleri oluşturuyor ve cilt kanserlerinin büyük çoğunluğu güneş ışınlarının etkisinden kaynaklanıyor.
Güneşin yaşamımız için yararlı etkileri olduğunu tartışamayız. Yeryüzüne ulaşan güneş ışınlarının pek çok önemli faydasını sayabiliriz. Ancak bunların yanı sıra güneşe karşı korunmasız kalan ciltlerde hücrelerin normal işleyişini bozan bir dizi olay meydana geliyor. Bunlar sonucunda cilde esnekliğini veren destek doku bozuluyor ve cilt kırışmaya başlıyor. Cildin yenilenme ve nemlenme süreci aksıyor, cilt yüzeyinde lekelenmeler başlıyor.
Sonuç olarak da 'foto yaşlanma' yani genç yaşta güneşe bağlı erken cilt yaşlanması ortaya çıkıyor.
UVA:
Yeryüzüne ulaşan UV ışınları içinde büyük yoğunluğu oluşturur. Camdan da geçebilme özelliğine sahiptirler. Derinin alt tabakası dermise etki ettikleri için bronzlaşma yaparlar, yakma ve kavurucu etkileri düşüktürUVB:
Cildin bronz ten almasında önemli bir etkendir. Güneş yanığına ve kızarmaya neden olurlar. Ayrıca bu ışın derideki hücrelerde, bağ dokusunda ve deri damarlarındaki hasarın başlıca sebebidirUVC:
Hemen hemen tümü ozon tabakası tarafından absorbe edilir. Cilt hasarına önemli bir etkisi yoktur.UVA ve UVB birlikte fotoyaşlanmaya ve hatta cilt kanserine yol açabilir.
Yıllar içinde ultraviyole ile sık karşılaşan ciltte, fotoyaşlanma sorunu ortaya çıkar. Doğal yaşlanmadan farklı bir süreçtir. Ciltte kuruluk, kırışıklık, kahverengi lekeler, damarlanmaların belirginleşmesi, kalınlaşmayla görülür. Kaba, sarımsı, donuk ve mat bir cilt görünümü oluşur.
Ancak fotoyaşlanma önlenebilir ve azaltılabilir. Sadece biraz dikkat gerekiyor.
Sağlıklı bir bronzluk için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
Güneş koruyucuyu güneşe çıkmadan 15-30 dk. önceden uygulayınız.
Ürününüzün koruma faktörü yüksekse her iki saatte bir düşükse saatte bir yenileyin. Suyun yansıtma yeteneği karadan daha fazla olduğundan suya girmeden önce yenilemenizde de fayda var.
Suya dayanıklı bir ürün olsa bile yüzme sonrası güneş koruyucuyu tekrar sürünüz.
Sağlıklı bronzlaşabilmek için kısa aralıklarla güneşe çıkın.
Saat 11 ila 15 arasında güneşlenmemeye özen gösterin.
UV filtreli güneş gözlüğünüzü daima yanınızda bulundurun.
Burun, kulak, ayakların üzeri gibi hassas bölgelere daha çok önem veriniz.
Çocukları şapka, t-shirt ve yüksek korumalı ürünlerle korumaya alın. Özelikle 3 yaşından küçük çocukları güneşe bırakmamaya özen gösterin. Bebeklerin ciltleri daha incedir ve cilt kendisini koruyacak maddeyi üretemez.
Güneşli geçen bir günün ardından cildi temizleyip, bakım yapmak cildinize çok şey kazandıracaktır. Güneş sonrası bakım ürünlerinde süt, yağ, krem ya da losyon gibi pek çok seçeneğiniz var. Bu ürünler içerdikleri nemlendirici aktiflerle gece boyunca cildi besleyip güçlendiriyor, sıcaklık duygusunu bastırıp, kızarıklıkların giderilmesine yardımcı oluyorlar. Yeni kuşak güneş sonrası bakım ürünlerinin bazılarının içeriğinde onarıcı aktif maddeler de bulunuyor. Bu aktif maddeler hücre yenilenmesini hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda güneş ışınlarının etkisiyle gevşeyen dokuların toparlanması için zayıflayan elastin ve kollajen üretimini de canlandırılıyor. Tatilde cilt bakımına devam etmeli. Özellikle nemlendirmeyi ihmal etmemelisiniz. Su cildiniz için en etkili nemlendiricidir. Bu yüzden su içme alışkanlığı edinmeli günde en az 1,5 litre su tüketmeye çalışmalısınız. En etkili ve uzun süreli nemlenmeyi, cilt içine enjekte ettiğimiz Restylane Vital ile sağlıyoruz. Özellikle vücudun yüz, dekolte, boyun ve el üstü gibi güneşle en çok karşılaşan bölgelerine uyguluyoruz. 6-8 ay boyunca bu bölgede nemlilik ve anti-aging sağlamış oluyoruz.
Sağlıklı bronzlaşmada en önemli rolü güneşten koruyucu ürünler oynar. Koruyucu ürünler UV ışınlarını absorbe etme, yansıtma ve dağıtma yolu ile deriye ulaşmasını engelleyen ilaçlardır. Kremlerin etkinliğini güneş koruma faktörü(SPF) numaraları belirler. Yaz aylarında önerim en az 15 SFP kullanılmasıdır. Güneş koruyucularınızın kokusuz ve renksiz olmasına, suya ve terlemeye dayanıklı olmasına, tahriş edici özellikleri olmamasına dikkat etmelisiniz.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.