Kadınların yaşam biçimlerinin yanı sıra yaşadıkları duygusal şokların kalp rahatsızlıklarına yol açtığı bilinen bir gerçek. Kişinin sevdiklerinin ölümü ya da eşleri tarafından terk edilme gibi olaylar kalplerinde bazı fonksiyon bozukluklarına ve kalp krizine neden oluyor. Kadınların 'Kırık Kalp Sendromu' adı verilen bu tür kalp hastalığına yakalanma riski, erkeklerden belirgin derecede daha fazla.
Kişinin çok sevdiği yakınlarından birini kaybetmesi, sevgililerin veya eşlerin ayrılması gibi emosyonel streslere bağlı olarak ortaya çıkan ve çoğunlukla bayanlarda görülen, adrenalin gibi stres hormonlarının artmasına bağlı olarak göğüs ağrısı, nefes darlığı, sıkıntı, fenalık gibi semptomlarla seyreden ve kalp krizini taklit edebilen bir sendromdur. Duygusal çöküntüler, travmalar, şoklar ve beraberinde gelen depresyon hali, vücuttaki hormon dengesi üzerinde olumsuz etkiler yapmaktadır. Duygusal şoklar, stres hormonlarının salınımını artırır ve bunlar kalp üzerinde adeta zehir etkisi yapar. Özellikle eşler arasında yaşanan sorunlar kadınları daha çok etkiliyor. Çünkü kadınların kalbi hassas ve daha çabuk kırılıyor. Bu nedenle eğer geri dönüşü varsa ve düzeltilebilecek bir durumsa, eşiniz size barışmak için bir adım atarsa ona asla 'hayır' demeyin. Çünkü gerginlikler ve sonrasında oluşan kırgınlıklar daha çok stres yaşanmasına neden oluyor. Arayı düzeltme ve barışma bu stresi ortadan kaldırabiliyor.
Ancak geri dönüşümü olmayan bir durum söz konusu ise, yaşanan duygusal travmanın telafisi yoksa ve herhangi bir çözüm bulunamıyorsa üzerinde çok fazla düşünmenin bir manası yok. Bu durumda kişiye hekim olarak; gerekirse bulundukları ortamı, çevreyi, işlerini, şehirlerini hatta ülkelerini değiştirmelerini öneriyoruz. Çünkü sorunun bulunduğu yerden ve yaşanan travmanın etkisinden uzaklaşmak hasta için iyi olmaktadır. Çünkü başka bir şehir, ülke ve orada edinilen yeni bir çevre, bu travmanın etkilerinin zamanla silecektir. Kişi yeni bir iş ortamı ve sosyal çevre ile çizgisini belirleyebilir.
Kırık kalp sendromu genellikle olumlu bir yaklaşım, ailesel bir destek ya da kişinin olaylarla yüzleşip mantıklı bir yol bulması, affedici olması ile günler içinde kalpte herhangi bir hasar bırakmaksızın iyileşir. Kişinin travmanın etkisinden kurtulduktan sonra kendisine yeni bir hayat kurmasını öneriyorum. Bunun için de sevgi çok etkili bir ilaçtır. Geçmişte yaşanan kötü tecrübeler ve duygusal çöküntüler, kişinin yeniden aşık olmasına, sevmesine engel değildir. Çünkü aşk, kalbe iyi gelen endorfin hormonunun salınımını artırır. Kurulacak yeni bir düzen ve yeni çevreyle, depresyon etkisi yapan bu travmalardan kurtulmak kişi için daha kolay olacaktır.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.