Havanın soğuyup, güneşin kendini daha az gösterdiği kış günlerinde hem morali yükseltmek hem de bedenin enerji ihtiyacının karşılamak amacıyla karbonhidrat ve yağ tüketimi artar. Hareket etme isteği ve imkanı kısıtlandığından, artan enerji alımı ve azalan enerji harcaması durumu söz konusu olur. Bedeni örten giysiler, bireyde aldığı birkaç kilonun problem oluşturmadığı hissini uyandırır. Tüm bunlar, bireyi kilo almasına neden olabilecek bir kısır döngüye itebilir. Bahar döneminde kışın etkilerinden kurtulan beden adeta uyanır, canlanır. Isınan hava, canlanan doğa, daha ince giysiler giymek, bireyin kilo aldığını fark etmesini sağlar. Yazın yaklaşması nedeniyle de hızlı kilo verme isteği oluşur.
Kilo vermek zor değildir. Önemli olan korumayı başarmak. Kısa sürede verdiğiniz büyük kilolar incelmeyi sağlayan yağ yerine, kas ve su kütlenizden olur. Şok diyetlerle verilen kilolar, sonradan fazlasıyla alınıp, vücutta deformasyonlara, kas kaybına ve metabolizmada yavaşlamaya yol açarak hem sağlığınızı bozabilir hem de sizi kilo alma adayı 0haline getirebilir. Kalıcı kilo kontrolü için doğru yöntem tektir. Metabolizma hızı ölçülmeli, detaylı vücut analizi yapılmalı, kişinin sağlık durumu, yaşam şekli, beğenileri ve diğer özelliklerine dayanarak diyetisyen tarafından önerilen sağlıklı beslenme programı uygulanmalı ve bu yaşam şekli haline getirilmelidir.
Her bireyin enerji ihtiyacını, en doğru şekilde saptayabilmek için metabolizma hızının ölçülmesi gerekir. Eğer nefes alıp vermenize dayanan, yaklaşık 10-15 dakikalık bir ölçüm yapılmadıysa metabolizma hızınız ölçülmemiştir.
* 3 ana öğüne ek olarak, mutlaka ara öğünlerin tüketilmesi önerilir. Ara öğün tüketmek vücudu çalıştırıp, metabolizma hızınızı sürekli yüksek tutar.
*Düzenli hareket edip kalori harcayarak kas kütlenizi artırarak uzun vadede metabolizma hızınızı artırmak oldukça faydalıdır.
* Optimal beslenme vücuda gerekli olan tüm besin öğelerinin, yeterli ve dengeli miktarlarda alınmasıdır.
* Metabolik hızın azalmaması, sindirim, emilim gibi görevlerin yapılabilmesi, hücre, doku, organ ve sistemlerin çalışması için, atıkların vücuttan atılması ve vücut ısısının dengelenmesi için uyanık olduğunuz her saat dilimi içerisinde 1 küçük bardak su tüketmeye özen gösterin.
Klasik Kahvaltı tercih edenler için tam tahıllı ekmek, peynir, haftada 2 kez yumurta (haşlanmış, sebzeli menemen halinde veya peynirle yağsız omlet yapılmış) zeytin, mevsime dikkat ederek domates, salatalık, renkli biber, maydonoz, tere, roka, marul ve diğer yeşillikler tüketilebilir. Bu kahvaltı karbonhidrat, yağ, protein, posa, vitamin ve mineraller içerir ve dengeli bir kahvaltı. Ayrıca yulaf gevreği, tam tahıllı kahvaltılık gevrek veya müsli, orta yağlı süt, yoğurt veya probiyotik yoğurtla, arzu edilirse meyve de eklenerek tercih edilebilir. Ana öğünler arası köprü niteliğinde olan ara öğünler 2-3 saatte bir tüketilebilir. Kuru veya taze meyveler, yağsız veya az yağlı süt, yoğurt, peynir, prebiyotik yoğurt, kefir, light dondurma gibi alternatiflerle veya uygun miktarlarda fındık, ceviz, badem gibi besinlerle dengelenerek ara öğünde tüketilebilir. Tam tahıllı bisküvi, grisini veya ekmek, yağsız beyaz peynirle tüketilebilir. Tam tahıllı ekmekle hazırlanan tost tercih edilebilir.
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.