
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dokunulmazlıklar üzerinden Meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı Türkiye’yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için aslolan milletimdir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dokunulmazlıklar üzerinden Meclise, devlete, millete, yargıya meydan okuyan, hatta hakaret eden bu densizlerin amacı Türkiye'yi uluslararası alanda sıkıntıya sokmaktır. Açık net söylüyorum. Benim uluslararası bu saldırılardan en ufak bir korkum, endişem yoktur. Benim için aslolan milletimdir" dedi. Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesindeki Fahri Doktora Tevdi Töreni'nde yaptığı konuşmada, özetle şunları söyledi: Uzun zamandır ya bir terör olayı ya da terörle mücadelede yaşanan gelişmeler sebebiyle gündemimizin diğer konularını yeteri kadar konuşma, tartışma imkanı bulamıyoruz. Önceki gün başlayan ve halen devam eden, terör örgütü PKK'ya destek veren milletvekilleriyle ilgili süreç de işte böyle bir konudur.
Batı bizim için hiçbir zaman hayırlı rüya gördü mü? Görmedi. 53 sene Avrupa Birliğinin kapısında bekletilen Türkiye için Batı'dan biz ne bekleyeceğiz. Kendimizi aldatmayalım. Biz kendi göbeğimizi, kendimiz keseceğiz. İnanın çalışalım, gayret edelim, ilim olarak değerli hocalarım şu sevgili öğrencilerimizi geleceğe hazırlasınlar, biz bunları sollayıp aşar, geçeriz. Hiç endişeniz olmasın. Türkiye son 3 yıldır yaşadığı hadiseler sebebiyle artık olaylara bakış açısını değiştirmiş kendisine yeni yol çizmiş bir ülkedir. Bundan sonra bizim için 'Şu ne der, bu ne der?' diye bir ölçü yoktur. Artık bizim ölçümüz, ülkemizin ve milletimizin bekası için ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaktır.
En son işte yaşanan olaylarda Avrupalı bakanlar Türkiye'ye hücum ediyorlar, buraya gelip gidiyorlar. Malum partiyi gidiyorlar ziyaret ediyorlar. Ne olacak yani, gelip gidecekseniz. Buradaki kararı mı değiştireceksiniz. Burada hukuk var. Biz bunlara bir şey söylediğimiz zaman diyorlar ki 'Biz hukuk devletiyiz, dolayısıyla biz hukuka müdahale edemeyiz, hukuk bağımsızdır. tarafsızdır.' E senin ki tarafsız, bağımsız. Bizdeki hukuk, guguk mu? Bizim ki de tarafsız bağımsız. Sen nasıl saygı istiyorsan bize de saygı duyacaksın. Kusura bakma.
Siz milletvekili gibi değil de terörist gibi davranırsanız elbette terörist muamelesi görürsünüz. Bir fikri, bir siyaseti savunmakla terör örgütünü, teröristi, terör eylemlerini savunmak çok farklıdır. Bizim her türlü fikrin ifadesine, katılmıyor olsak da saygımız vardır. Ancak konu ülkenin bütünlüğü, milletin birliği, vatandaşların can güvenliği olduğunda hiç kimse kusura bakmasın, gözümüz kimseyi görmez. Sıfatı ne olursa olsun, kendi ülkesine, kendi milletine ihanet içinde olanların yargıya hesap vermesini sağlamak, bunun için gereken altyapıyı oluşturmak, bizlerin en başta gelen görevidir."
Cumhurbaşkanı, “DEAŞ terör örgütü Suriye'den ülkemize yönelik tehditlerini artırınca, 20 Ağustos'taki Gaziantep saldırısının ardından 'O bardağı taşıran son damlaydı. Dedik ki 'artık biz kesinlikle Suriye'ye gireceğiz' ve Özgür Suriye Ordusuyla beraber, biz Suriye'ye girdik" dedi.
Cumhurbaşkanı, “Eğitimlerini vermiştik. Onları biz Cerablus'a farklı bir bölgeden soktuk. Cerablus operasyonu aslında DEAŞ'a karşı verilmiş en başarılı operasyondur. Hiçbir mukavemet göstermediler, hemen çekilip gittiler. Cerablus'a, Cerablus halkı yerleşmeye başladı. Dedik ki, 'Biz bir adım daha atmamız lazım.' El Rai'den ayrıca buraya bizim bir müdahalemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.
Erdoğan, bu defa El Rai'den girdiklerini ifade ederek, “Tabii ki arkalarında bizim özel kuvvetlerimiz var ve orada da yine herhangi bir dirayet gösteremediler ve kaçarak, güneye doğru indiler. Nereye kadar? Meşhur bizim tarihi Mercidabık'ı bilirsiniz. Şimdi yeni adıyla Dabık. Dabık'ta çok direndiler fakat bir yere kadar o direnişleri kırıldı ve ondan sora Dabık'ı terk ettiler, El Bab'a doğru inmeye başladılar." dedi. Hedeflerinin, El Bab'a doğru inerek, oradan da onları güneye kovmak olduğunu anlatan Erdoğan, “Şu anda El Bab'a 12,13 bilemedin 15 kilometremiz var. Görev devam ediyor ama Dabık boşaltıldı. Peki buraya kim yerleşiyor? Buraya oradaki Arap kardeşlerimiz yerleşiyor. Kısmen az miktarda da olsa Türkmenler" diye konuştu.
Bu mücadele devam ederken hala birilerinin Kobani'de yaptıkları oyunu buralarda da oynamak istediğini vurgulayan Erdoğan, “Dedik ki hayır. Burada bu oyunu size oynatmayacağız. Burada kararlıyız. İşte Fırat Kalkanı Harekatı'nın hedefi..." ifadelerine yer verdi.
- Cumhurbaşkanına fahri doktora unvanı
- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesindeki Fahri Doktora Tevdi Töreni'nde yaptığı konuşmada, üniversite yönetimine, şahsına tevdi ettikleri fahri doktora unvanı için teşekkür etti. Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Cevdet Erdöl'ün, uzun yıllar süren siyasette beraberliğin yanında, sağlık ekibinin yöneticisi olarak yakın çalışma arkadaşlığını yaptığını aktaran Erdoğan, “Üniversitemiz akademi ve siyaset gibi iki önemli alanda çok ciddi birikimi bulunan Cevdet hocamızın liderliğinde, kendi alanında kısa sürede ülkemizin en prestijli eğitim kurumu haline dönüşecektir. Çünkü Cevdet hocamızın bir özelliği var, sabah 9, akşam 5 gibi çalışmaz, mesai sınırsızdır. Benimle beraber öyleydi, ondan sonra da bir değişiklik olmamıştır, inşallah öyle de devam edecektir. Cumhurbaşkanı olarak desteğim, tüm eğitim öğretim kurumlarımıza olduğu gibi Sağlık Bilimleri Üniversitemizin de daima yanında olacaktır." diye konuştu.
Academic Hospital Açılış Töreni'nde konuşan Erdoğan, Academic Hospital'ın Üsküdarlılar başta olmak üzere tüm İstanbullulara ve millete hayırlı olmasını diledi. Erdoğan, “Vatandaşlarımız artık özel hastaneden hizmet almak için servet ödemek, büyük borçların altına girmek, hatta rehin kalmak zorunda değil. Onlar artık eski Türkiye'de kaldı." dedi. Erdoğan, “Geçen Başbakanımız ve Sağlık Bakanımızla konuştuk. Dedim ki bakın kesinlikle, kanser dahi, ilaçları nereden gelirse gelsin, bunlardan kesinlikle ücret almamamız gerekir. Biz kalkıp denizi aşacağız, gelip derede boğulacağız. Böyle bir şey olmaz." dedi. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ben 15 Temmuz gecesi yaşananları ki 33-34 yaralı buraya getirilmiş. Bu tabii çok önemli bir durum. Ben de bundan dolayı gerek Neşe Hanım'a gerekse tüm ekibine, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum."











