Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Isparta'daki uçak kazasıyla ilgili en uçuk iddiaların bile araştırıldığını belirterek "Soruşturma heyeti raporunu hazırlayınca nedenini hepimiz anlayacağız. Sabotaj dahil her iddiayı arıştırıyoruz" dedi. Bakan Yıldırım, ILS tartışması, havayolu, demiryolu, karayolu ve denizcilik sektöründeki gelişmeler ve yeni projelerini Yeni Şafak'a anlattı. İşte Yıldırım'ın açıklamaları:
“Isparta'da Atlasjet uçağı coğrafi, meteorolojik şartlardan, pilotaj hatasından, teknik arızadan düşmüş olabilir. İdari bir eksiklik de olabilir. Biz bütün bunları dikkate alarak incelememizi sürdürüyoruz. Kaza Tahkikat Heyeti çalışmalarını yapıp, kazanın neden olduğunu anlayacak. 'GPS'le kayıtları değiştirildi, kotlarla oynandı, koordinatları değiştirildi, uçak 3 bin feetteyken cihazlar 8 bin feet olarak gösterdi' deniyor. Çok uç bir ihtimal ama onu da araştıracağız. Yolcular arasında değerli bilim adamları vardı. Çok düşük bir ihtimal ama sabotaj ihtimali de inceleniyor. En uç iddiaları bile inceliyoruz.”
“Karakutularda kayıt olmaması sözkonusu değil, ama kazayla ilgili belirleyici kayıt olmayabilir. Çünkü karakutular uçağın bir seferinin değil, bütün uçuşlarının kaydını tutuyor. Kaza anında kayıt yapılmasını gerektiren bir durum oluşmamış olabilir. Pilot yanlış yapar, panik hali oluşur ve konuşursa bu kayda yansır. 'Kendinden emin bir şekilde, in-baut oldum, piste geliyorum' diye düşünürken kaza olursa kayıt da olmaz. Eğer hiç kayıt yoksa, cihazda bir sorun var demektir. Karakutaların çözümü yarım saatte biter. Ancak karakutuları çözen şirket raporu daha sonra gönderiyor.
“Milyonlarca dolar harcanan, yarım bırakılan, yapılıp da kullanılmayan havaalanlarını aktif hale getirdik. Seçim yatırımı yapmadık. Sıfırdan yaptığımız havaalanı yok. Havayolu taşımacılığı tabana yayıldı, halka açıldı. Artık herkes 'uçağa binebilirim' diye düşünüyor. Uçakla yolculuk yapanların sayısı 8.5 milyondan 32 milyona çıktı. Havaalanlarının kullanım verimliliğini de yüzde 45'ten yüzde 70'e çıkardık. Türkiye'nin havaalanı kapasitesi yılda 50 milyon kişiden 90-110 milyon kişiye çıktı. Uşak, Kütahya, Afyon'a hizmet edecek bir hava alanı gündemimizde. İstanbul'a üçüncü havaalanı yapılacak. Havaalanlarının kapasitesini yüzde 80-90 artırdık.
Uçağın radardan kaybolduğunun anında kendisine rapor edildiğini söyleyen Bakan Yıldırım kazayla ilgili Başbakan Erdoğan'la arasında geçen konuşmayı anlattı: “Saat 02.00 civarında, telefonuma mesaj geldi. 2 saat aramalardan sonra düştüğü anlaşıldı. Ben mesaj geldikten sonra hiç uyumadım, talimatlar verdim. Başbakanımız'a sabah 06.00 gibi bilgi verdim. 'Neden geç haber verdin' diye sordu. Ben olayı tam olarak anlamak istedim. Çünkü biz zaten gereken her şeyi yapıyoruz. Kendisi bizzat ilgilenmeyi seviyor. Biraz sitem etti.
Bakan Yıldırım, aletle iniş sistemi (ILS) olmadığı için kazanın gerçekleştiği iddialarına da cevap verdi. ILS'nin alan üzerinde belirli bir yükseklikte uçağı kontrole aldığını anlatan Yıldırım şöyle konuştu: “Uçak kademe kademe 300 metreye kadar indi ama pisti görmüyor. İşte orada ILS devreye giriyor. ILS'yi de her havaalanına koyamıyoruz. ILS'nin taradığı alanda fiziki engel olmaması gerekiyor. Bir bina bile olsa o zaman başka bir tehlikeyi beraberinde getiriyor. Süleyman Demirel de buna uygun değil. Zaten kaza 8-10 bin feette, 12 kilometre görüş alanında oldu. Kazayı ILS'nin olmamasına bağlamak anlamsız.”
Isparta'daki uçak kazasını inceleyen ekibin rahat çalışmasının önemli olduğunu söyleyen Bakan Yıldırım “(Şöyle oldu böyle oldu) diye polemikler olur. Bunun bir haber yönü de var. Başka ülkelerde bu tip olaylar uzmanlarına bırakılıyor ve günlük polemik konusu olmaktan çıkarılıyor.
2 bin gemiyi aynı anda izleyebildiklerini anlatan Bakan Yıldırım “Uçakları, her türlü hareket eden araçları sürekli izleyen sistemimiz var” dedi. Denizcilik sektörüyle de ilgili bilgi veren Bakan Yıldırım, yakıt fiyatını üçte bire indiklerini Denizciliğin altın çağını yaşadığını anlatın Yıldırım “Marmara Denizi'ni Avrupa'dan Anadolu'ya deniz otoyolu olarak düşündük. Yılda 3 buçuk milyon araç deniz yoluyla geçiyor. Gemi inşaatında 23'üncü sıradaydık 5 yılda 5'inci sıraya yükseldik” dedi.
”Hızlı treni gidip görmedim. Çalıştığı zaman görürüm. Ben çalışmasına bakarım. Hızlı tren projelerinden Kırıkkale-Yozgat-Sivas hattını ihaleye çıkarıyoruz. Ankara-İzmir, Sivas-Erzurum-Kars, İstanbul-Edirne hattının projelerini hazırlıyoruz.”
”Kuzey Marmara geçişi ve İzmit-İzmir Otoyolu yaklaşık 700 kilometre olacak. Başladığımız zaman bunun yapımı da en az 4 sene sürer. Buna başlarsak 4 sene Türkiye'de inşaat sektörünü ayakta tutacak projedir. Karayolu ulaşımında 2008-2009 bir toparlanma dönemi olacak. İki yılda bin 500 km bölünmüş yol yapacağız ve 15 bin km hedefine ulaşacağız.
“İstanbul Boğazı'na üçüncü köprü için güzergah belirlenecek, güzergahlar belediyelerin imar planına göre düzenlenecek, kamulaştırması yapılacak. Daha sonra Yap-İşlet Devret modeli ile ihale edilecek. 2008'de Kuzey Marmara ve üçüncü köprü ile İzmit Körfez Geçişi ve İzmir yolunun ihalesini yapmak is- tiyoruz. Üçüncü köprüyü çevreye en az zarar verecek yerde yapacak.
”Ankara-İstanbul hattının ikinci etabıyla ilgili işlemler bitmek üzere. Biraz zaman alıyor bürokratik işlemler. Yargı süreci 2 yıl kaybettirdi bize. İbret verici bir olaydır. İş yapmak değil bizi yargı süreci ve bürokratik işlemler çok yoruyor. 2 yılda kazma kürekle yapmaya başlasaydık şimdi yarıya gelmiştik.”
“Telekomünikasyon sektöründeki serbestleşmenin yararları grevde daha iyi ortaya çıktı. Serbestleşme olmasaydı, Telekom tekel olsaydı, bu grevde neredeyse hayat dururdu. Çünkü serbestleşme vatandaşımıza seçenek sundu. Etkilenme oldu ama günlük yaşam felç olmadı.
Bakan Binali Yıldırım, THY'nin kendisine bağlı olmadığını, daha doğrusu nasıl bağlı olduğunu "Deve keserler hesabı bana sorulur. Dertleri benden sorumlu ama bana bağlı değil" sözleriyle anlattı
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.