Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
27

Bildirimler

Ünver’in atölyesine hayran kaldım

Latife Beyza Turgut04:00, 14/09/2025, Pazar
Yeni Şafak
Sedat Özkömeç
Jale Yavuz

Ord. Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver’in öğrencilerinden minyatür sanatçısı ve müzehhip Jale Yavuz, bugün 45. sanat yılını kutluyor. 80’li yılların başında tanıştığı Süheyl Ünver’in atölyesine girdiğinde adeta büyülenmiş gibi olduğunu anlatan Yavuz, “Geleneksel sanatlarımızı bozmadan, bilimsel yöntemlerle klasik üsluba uygun biçimde ve günümüze uyarlanarak yapılan çalışmaların yürütüldüğü bu yer bana huzur verdi. Geleneksel Türk süsleme sanatı ile beni tanıştıran Süheyl Hoca’ma minnettarım” diyor.

Türk tıp tarihçisi, hekim, ressam ve müzehhip Ord. Prof. Dr. Ahmet Süheyl Ünver’in öğrencilerinden minyatür sanatçısı ve müzehhip Jale Yavuz, Atatürk Kültür Merkezi Müzik Platformu’nda sanatseverlere sunduğu “Sessiz Hikâyeler” sergisiyle “45. Sanat Yılı”nı geride bırakıyor. Sanatçının uzun yıllara yayılan sanat yolculuğundan seçilmiş tezhip ve minyatür eserlerini bir araya getiren sergide Yavuz’un klasik üslubun inceliklerini çağdaş yorumlarla harmanlayan eserleri yer alıyor. Serginin küratörlüğünü Jale Yavuz’un “öğrencim ve manevi kızım” sözleriyle takdim ettiği Ayşegül Çebi üstleniyor. Sanatseverlerin bir kez daha geleneksel Türk süsleme sanatlarının zenginliğini görme fırsatı yakaladığı bu kıymetli sergi vesilesiyle biz de Jale Yavuz ile bir araya geldik. Türk bezeme sanatları ile tanışma hikâyesini ve çok sevdiği sanatını öğretmekten ne kadar mutluluk duyduğunu kendisinden dinledik.

Tülay Tozan’dan ilk akıtma boyamayı öğrendim

İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri’nde öğrenciyken okuldaki siyasi olaylar dolayısıyla okuldan ayrıldığını anlatan Yavuz, “Öğrenci olayları sırasında ben Fen Bilimleri’nde öğrenciyken eşim de üniversitede asistandı. Bana ‘ya sen ya da ben okula devam edeceğiz’ deyince o dönemde bana bırakmak düştü. Okuldan ayrıldım ama çalışmak isteyen insan daima kendine uğraşabileceği şeyler bulur. Benim karşıma da tezhip ve minyatür çıktı” diyor. Yavuz’un minyatür ve tezhip ile tanışması 1980 yılında daha önce ismini duyduğu Ord. Prof. Dr. Süheyl Ünver Hoca’nın İstanbul üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Tıp Tarihi ve Deontoloji kürsüsü bünyesinde geleneksel sanatlarla ilgili tezhip dersleri verdiğini tesadüf olarak bir arkadaşından öğrenmesiyle olmuş. Bir gün bu arkadaşıyla birlikte derse gitmiş ve Süheyl Hoca ile tanışmış. Eve döndüğünde eşine, “Ben haftada bir gün tezhip derslerine gideceğim” diye kararını bildirmiş. Atölye ve dersler için, “Gidiş o gidiş. Ben büyülenmiş gibi oldum. Süheyl Hoca herhangi bir şeyi öğretirken yanımıza oturur özveriyle öğretirdi. Benim için muazzam bir yerdi. Hocamın izniyle derslere katılmaya başladım ve yardımcısı Tülay Tozan’dan ilk akıtma boyamayı öğrendim. Orada geçmeleri, rumileri, geometrik desenleri, çiçekleri, hayvanları gördüm… Zengin bir dünya…” ifadelerini kullanan Yavuz için o ilk gün 45 yıl sürecek bir tutkunun başlangıcı olmuş.

Hedefim hocalar yetiştirmek

“Geleneksel sanatlarımızı bozmadan, bilimsel yöntemlerle klasik üsluba uygun biçimde ve günümüze uyarlanarak yapılan çalışmaların yürütüldüğü bu yer bana huzur verdi” diyen Yavuz, hocanın vefatından sonra kızı Gülbün Mesara ve minyatür hocası Ülker Erke’nin derslerine devam etmiş. Minyatür çalışmalarında Ülker Erke’nin kendisine çok büyük katkısı olduğunu anlatan Yavuz, “Adeta beni zorladı ve kendi tarzımda çalışmama izin verdi. Gülbün Mesara hocamdan uzun süre dersler aldım ve belli bir dönem, atölyede yardımcı eğitmen olarak derslere devam ettim. Hocalarım ve öğrencilerimle birlikte birçok kitap hazırladık. Bu süreçte Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Yapı Çözümleme dersinde sanatçı hoca kimliği ile ders verdim” ifadesinde bulunuyor. 2010 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Sürekli Eğitim ve Araştırma Merkezi, Klasik Türk Bezeme Sanatları Atölyesi bünyesinde atölye başkanı ve tezhip hocası olarak göre alan Yavuz, ayrıca Süleymaniye Yazma Eserler Kütüphanesi’nda tezhip dersleri vermeye devam etmiş. Hâlâ vaktinin çoğunu tezhip ve minyatür yaparak geçirdiğinden, aynı zamanda sanat danışmanlığına devam ettiğinden bahseden Yavuz, “Tezhip ve minyatür sanatında somut olmayan kültürel miras taşıyıcısıyım. Ben tezhip ve minyatürü kendim için yapıyorum. Ama bir hedefim var, hoca yetiştirmek. Öğrencilerimle bir arada bulunarak onlara bir şeyler öğretmek çok güzel. Geleneksel Türk Süsleme Sanatı ile beni tanıştıran Süheyl Hoca’ma minnettarım” açıklamasını yapıyor.

Sergi, 15 Eylül tarihine kadar 10.00-18.00 saatleri arasında AKM Müzik Platformu’nda görülebilir.

Tüm sırlarımı kitapta anlattım

Sergiye oldukça kapsamlı bir kitap da eşlik ediyor. Bu kitabın en büyük özelliği Jale Yavuz’un uzun yıllar anlattığı derslerinden notlar ve kendi çalışmalarına dair eskizler içermesi. Yavuz, “Hiçbir sırrım kalmadı hepsini kitapta korkusuzca anlattım” diyor. Kitap içerisinde Jale Yavuz tezhip-minyatür derslerinin müfredat başlıkları da yer alıyor. Böylelikle birebir ders almaya imkânı olmayan öğrenciler için bir hoca nasıl çalışır, çalıştırır ufak bir yol haritası sunuluyor.

Köklü bir mirası geleceğe aktarma çabası

“Jale Yavuz’un sanat yolculuğu, yalnızca estetik bir arayış değil; aynı zamanda köklü bir kültürel mirası geleceğe aktarma çabasıdır. Onun eserlerinde renklerin ve desenlerin ötesinde sabır, emek ve sessiz bir derinlik yer alıyor” diyen Küratör Ayşegül Çebi, bu sergiyi hazırlarken hocasının 45 yıllık çalışmalarının ardındaki anlamı görünür kılmayı ve ziyaretçilere yalnızca görsel bir deneyim değil, aynı zamanda içsel bir yolculuk sunmayı amaçladığını söylüyor.

Başlıklar :sanatsergiaktüel
Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...