
Bu köşede zaman zaman disiplin cezalarına ilişkin Danıştay kararlarına yer vererek okuyucularımızı bilgilendirmeye çalışıyoruz. Özellikle usul hataları memurlara verilen disiplin cezalarının iptaline sebep olmaktadır. Bu yazımızda da memurun işlediği suçu itiraf etmesine rağmen yapılan bir usul hatası neticesinde verilen memuriyetten çıkarma cezasının iptal edildiğini göreceğiz.
Danıştay 12. Dairesi'nin usul hatası nedeniyle iptal ettiği disiplin cezasına ilişkin kararda önemli hususlara yer verildiğini görüyoruz. Usul hatasının yapılması halinde memur açıkça itiraf etse dahi memuriyetten çıkarma cezası verilemeyeceğine karar verilmiştir.
Danıştay Kararı'na göre, ilk derece mahkemesinin kararında yer alan önemli hususları maddeler halinde sıralayacak olursak;
1- Disiplin amirinin davacının devlet memurluğundan çıkarılması yönünde teklifini içerdiği iddia edilmekte ise de anılan yazıların bu yönde bir teklif içermediği, aksine bu yazıların toplantı bildirimi, raportör ve toplantıya katılacak kıdemli üyenin belirlenmesine dair bilgileri içermektedir.
2- Dava konusu … tarih ve … sayılı Rekabet Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu Kararı incelendiğinde, Rekabet Kurumu Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 5. maddesinin atfı gereği Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliği’ne aykırı şekilde "Hukuk Müşaviri" sıfatını haiz üye olmadan Yüksek Disiplin Kurulu’nun teşekkül ettiği; ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’nun 5 kişiden oluşması gerekirken 4 kişiden teşekkül ettiği görüldüğünden dava konusu idari işlemin şekil unsuru bakımından sakat olduğu sonucuna varılmıştır.
3- Davacı tarafın hakkaniyet gereği, hakkında alt ceza uygulanması gerektiği ve savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki iddialarına gelince; savunma hakkının kısıtlandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, keza disiplin soruşturması kapsamında ifadesi alınan her tanığın davacı huzurunda dinlenilmesi gerektiğine dair bir düzenleme bulunmadığı açık olup bu yöndeki iddiaya itibar edilmediği, alt ceza hususunda ise; davacının geçmiş sicilinin olumlu olduğu ve suçunu ikrar ederek zarara neden olan paranın davalı idare hesabına yatırılarak pişmanlık gösterildiği anlaşılmakta ise de, alt ceza uygulamasının usulüne uygun şekilde oluşturulmuş yüksek disiplin kurulunun takdirinde olduğu, dava konusu işlemin eksik ve yanlış üye ile tesis edilmiş olması nedeniyle şekil yönünden sakat bulunması nedeniyle bu iddianın değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır.
4- Gerek dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden gerekse davacının ikrarı uyarınca davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği yönünde kanaat oluşmakla birlikte disiplin amirinin ‘’Devlet memurluğundan çıkarma’’ cezası yönünde teklifinin olmaması ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliği'ne uygun şekilde teşekkül etmemesi karşısında davacı hakkında tesis edilen işlemin şekil unsuru yönünden sakat olduğu anlaşıldığından, davacının 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
5- Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası gereğince, idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğundan, hukuka aykırı olduğuna karar verilen dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı aylık haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu olayda, kurum başkanının davacının atamaya yetkili amiri olması sebebiyle söz konusu yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca toplantıya katılamadığı, ancak Yüksek Disiplin Kurulu'nun en kıdemli üyesi olması nedeniyle Başhukuk Müşavirliği'ne vekalet eden ...'yü kurul toplantılarına başkanlık etmek üzere görevlendirdiğinin, (ayrıca Başkan Yardımcısı ...’nün Başkanlık Makamının … tarih ve … sayılı Olur’u ile 17/07/2017 - 14/12/2017 tarihlerinde Başhukuk Müşaviri olarak vekâleten görevlendirildiği ve Rekabet Kurulu'nun Başhukuk Müşavirliği'ne asaleten atama yaptığı tarihe kadar fiilen Başhukuk Müşavirliği'ne vekâlet ettiği) anlaşıldığı, Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesindeki, 'yönetmeliğin 6. maddesindeki sebeplerle toplantılara katılamayan üyelerin toplantı yeter sayısının tespitinde göz önünde bulundurulmayacağına' ilişkin düzenleme dikkate alındığında, Yüksek Disiplin Kurulu'nun dört üye ile toplanmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; nitekim, bu sebeplerden kaynaklı olarak Yüksek Disiplin Kurulu'nun dört üyeden de oluşabileceği ve oylama sonucu oylarda eşitlik olabileceği öngörülerek oylarda eşitlik halinde yine yönetmelik uyarınca başkanın tarafının oyunun üstün tutulacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlığa konu Yüksek Disiplin Kurulu'nun yasal mevzuat çerçevesinde usulüne uygun toplandığı sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2772 E., 2022/2408 K. No.'lu Kararı ile İdare Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararın isabetli olduğuna karar vererek disiplin cezasının iptaline karar vermiştir.
Verilen kararda şu ifadelere yer verilmiştir; uyuşmazlık konusu olayda davacının devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Rekabet Kurumu Yüksek Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı Kararı incelendiğinde; "hukuk müşaviri" sıfatını haiz olan ve kurulda başkan olarak görevlendirilen ...’nün kurula hem başkan, hem de üye olarak katılmak suretiyle Yüksek Disiplin Kurulu’nun teşekkül ettiği ve bu şekilde Yüksek Disiplin Kurulu'nda “başkan ya da üyeliğin aynı kişide birleşmeyeceği”ne ilişkin Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı davranıldığı; bir başka ifadeyle, Yüksek Disiplin Kurulu'na katılan üyenin hem başkan, hem de üye sıfatıyla oy kullanamayacağı açık olduğundan; ayrıca, Yüksek Disiplin Kurulu’nun 5 kişiden oluşması gerekirken, 4 kişiden oluştuğu da görüldüğünden iptali istenen işlemin şekil unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmeyerek disiplin cezası iptal edilmesine karar verilmiştir.
Sonuç olarak, usul esastan önce gelir kavli gereğince memurun açıkça suçunu itiraf etmesine rağmen yapılan usul hatası nedeniyle memuriyetten çıkarma cezası iptal edilmiştir. Elbette süreç tekemmül ettirilerek tekrar memuriyetten çıkarma cezası verilecektir. Ancak bu süre içerisinde mali ödemeler yapılacaktır. Bu nedenle karar doğrultusunda kamu kurumlarının usul hatası yapmamak için çok dikkatli olmaları gerekmektedir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.