O hengame ve kargaşa içinde çoğu kişinin gözünden kaçtı; ancak Today"s Zaman Türkiye"nin Gezi olaylarıyla çalkalandığı günlerde (17/06/2014) bir araştırma yayınlamıştı. Araştırmada, AK Parti"nin oyunun yüzde 35.3"e kadar düştüğü belirtiliyor, "en beğenilen siyasi figür" olarak Abdullah Gül, açık ara Erdoğan"ı geçiyordu. Gül, yüzde 72.5"lik sonuçla birinci olurken, Erdoğan yüzde 53.5"lik bir oranla ikinci sırada kalıyordu.
Financial Times"ın, Gül"ün izlediğini ve beklediğini yazdığı, İngiliz Economist dergisinin "Demokrat mı Sultan mı" diye başlıklar atıp, Başbakan"ın yetkilerini Abdullah Gül"e devretmesi gerektiğini öne sürecek kadar küstahlaşabildiği zamanlardı. Yabancı basında Erdoğan aleyhine "diktatör", "otokrat" diye yazılmadık bir günün geçmediği o dönemde, "Allahın sopası yok" diye neredeyse açık bir sevinçle twitler atan Today"s Zaman yayın yönetmeni de; dünyaya, solcusundan liberaline, kemalistinden ulusalcısına dek Erdoğan karşıtı ne kadar klik varsa hepsinin bir ağızdan katıldığı "Gül iyi, Erdoğan kötü" seslerini duyurma görevini üstlenmiş, dışarıya karşı Erdoğan"ın diktatör ve halk desteğini kaybetmekte olan bir lider olduğu mesajını vermişti. Today"s Zaman"ın sahne performansı konusunda kendini ne kadar geliştirdiğini de daha sonra gördük, o derece ki bu işte Türk hükümetini El Kaide destekçisi durumuna düşürmeye yeltenecek denli ustalaştı... Geçelim.
Zaman Gazetesi de birkaç gün önce (03/02/2014) bir araştırma yayınladı. Araştırmanın öne çıkarılan konu başlıkları da, sonuçları da Today"s Zaman"ın Haziran"da yayınladığı verilere yakın. Araştırmaya göre, AK Parti"nin oy oranı neredeyse 14 puan birden düşerek yüzde 36.4"lere gerilerken, CHP oy oranını korumuş, MHP ise yüzde 18.8"lere fırlamış.
Anketteki MHP rakamlarının keskin artışına bakıldığında insan "Demek ki halkımız da Fethullah Gülen gibi düşünüyormuş; Kürt meselesini çözerken, devlet onuruna sahip çıkmadılar, İmralı"daki ile görüştüler diye hükümete kızıyormuş ki, oylar MHP"ye akmış" diye düşünüyor. Ama Zaman, bir yıldır kan dökülmeyen bir ülkede, varoluşunu Kürtleri dışlayan bir milliyetçilik üzerine kurmuş olan MHP"nin, yani Kürtlerle asla bir barış tesis edemeyeceği ortada olan bir partinin bu yüzde 20"lik rakamlara hangi gerekçelerle mazhar edildiğini açıklamamış. Bendeniz, kürt meselesi konusunda, demode Kemalist paradigmanın artık değiştiğini, zira "bizi bölmek istiyorlar, hadi vuralım, öldürelim"cilikle hiçbir şey elde edilemediğinin 30 yıldır bu ülkede yaşayan herkes tarafından görüldüğünü, hele de kan akmayan bir sürecin temin edilebilmesiyle halkın büyük bölümü tarafından iyice anlaşıldığı kanaatindeyim. Bundan 2 ya da 3 yıl önce olsa belki yüksek olabilecek milliyetçi refleksin bu seçimlerde reaktif bir tavır almayacağını ve Kürt meselesi konusundaki başarısı nedeniyle oyların AK Parti"ye kayacağını öngörüyorum. Zira hatırlayın, kamuoyunun AK Parti"ye desteğini kırmak için, "evlatlarımızın katilleriyle aynı masadalar bakın bakın" ünlemleri eşliğinde sızdırılan İmralı görüşmeleri, beklenenin tam aksi bir tepkiye sebep olmuş, AK Parti"ye destek artmış ve halktan hal diliyle "devlet teröristle görüşebilir, yeter ki kan akmasın" cevabı alınmıştı. Zira, halk bu hükümetin hala "milli" olduğuna; teröristle masaya otursa bile, bu millete ihanet anlamına gelebilecek tavizler vermeyeceğine inanıyor. Ama Zaman"ın anketine göre, halk kürt meselesi konusunda post-kemalist olduğu herkes tarafından ifade edilen Hocaefendi"nin görüşlerine daha yakın duruyormuş.
Araştırmada öyle sonuçlar var ki, sanki görüşülenler cemaatin uzun süredir dillendirdiği tezlerini doğrulamak için ankete katılmış. Mesela, halk Erdoğan"ı Cumhurbaşkanı olarak görmüyormuş. Cumhurbaşkanlığı"nda Gül"ün oyları yüzde 47 iken, Erdoğan"a verilen destek yüzde 17"de kalmış. Ankete dayanarak "Erdoğan en başarılı lider" algısının da giderek düştüğünü anlatan Zaman, "Anket sonuçlarına göre halkın en başarılı bulduğu lider yüzde 26,9 ile Tayyip Erdoğan. Onu yüzde 17,7 ile Abdullah Gül izliyor. Erdoğan 2012 Şubat ayında yapılan anketlerde halkın yüzde 60,5"i tarafından en başarılı lider olarak görülüyordu. 2012 Eylül ayındaki anketlerde Erdoğan"ı en başarılı bulanların oranı yüzde 56,3 olurken, 2013 Temmuz ayında bu oran yüzde 43,4 idi. Ancak yolsuzluk operasyonları sonrası oranın yüzde 26,9"a kadar gerilediği görüldü" diye yazmış.
Zaman"ın yayınladığı araştırmaya bakarsanız Erdoğan bu dönem olmasa bile önümüzdeki dönem seçilemeyebileceğini düşünebilirsiniz, yerine konulacak isim ise belli; yıllardır cemaatçiler tarafından "göreve davet edilen" Abdullah Gül.
Öncelikle şunu ifade etmek gerek, sosyal bilim araştırmalarında, araştırma evren ve örnekleminden tutun, anketörün soruyu sorma tarzına kadar hemen her nüans araştırmanın sonuçlarını etkiler. Bırakın etik kriterleri boşverip istediğiniz sonucun peşine düşmeyi, son derece nesnel ve tarafsız olmaya çalıştığınızda bile standart sapma mutlaka olur. Hele de istenilen sonuçların peşine düşülen bir araştırma, araştırma değil, yüzde 20 üzerindeki sapmalarla daha sonra sizi utandıracak bir palyaçoluğa dönüşür. Dolayısıyla yüksek düzeyde güvenilir şirketlerin araştırmalarına bile şüpheyle bakılması gerekir.
İkincisi 3 bin kişiyle yapılmış ve örneklem olarak hangi gruba mensup insanların seçildiği bile bilinmeyen bir anketin sonuçlarını "halk böyle istiyor" diye veremezsiniz. O kişiler halk değildir zira, halk ortalamasını temsil ettiği tartışmalı çok küçük bir gruptur.
Ve üç, Hocaefendi"nin telefon görüşmesinde "büyük patronun haberi olmasın" dediği büyük patron kimdir bilinmiyor, ama yüzde 50 oy almış bir Başbakan"ı seçimleri etkileyecek çalışmalar yaparak düşürmeye kalkışma uyanıklığının da Hürriyet"in bir dönem yapmaya çalıştığı ve eline yüzüne bulaştırdığı siyaset mühendisliği çabasından hiçbir farkı bulunmuyor, bilesiniz...
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.