
Dünya basınını takip edip ''ombudsman'' ya da ''okur temsilcisi'' kimdir, işlevi nedir bilmesem, Hürriyet''ten Temuçin Tüzecan''ı öyle biri sayacağım. Sadece dünya basınında bu iş nasıl yapılıyor bilmekle kalmıyorum, bizdeki iyi örnekleri, mesleğini ciddiye alan ''okur temsilcisi'' konumundaki meslektaşları da yakından izliyorum.
Eğer Temuçin Tüzecan okur temsilcisiyse ben de şimendiferim.
"Gazeteciler, başka gazetecilere ve başka gazetelere, aynı Türkiye''ye nizam intizam vermeye çalışmaları gibi bir ciddiyetle yol yordam öğretiyorlar. Oysa hem burada hem de dünyada aynı meslek mensupları birbirlerine biraz daha hoşgörü ile bakar(dı)."
Bu cümleyi ''okur temsilcisi'' olma iddiasındaki bir gazeteci yazabilir mi? Hayır, yazamaz. Çünkü gazetecilik yalnızca başkalarını değil kendi meslektaşlarını da eleştirme mesleğidir. Başkalarına gösterdiği ''hoşgörü''yü kendi meslektaşlarından kıskanır gazeteci.
Temuçin Tüzecan ise benden hoşgörü bekliyor. Neden?
İki hafta önce çok önemli bir şey oldu. Milliyet okur temsilcisi gazetede çıkan bir haberi dert etti ve yazı işlerine "Bu ne iş?" diye sordu. Konu, türban yasağının kaldırılması için imza veren öğretim üyeleriydi. Milliyet haberi verirken, imzacıların kiminin eş durumuna, kiminin geçmişte neler yaptıklarına değinmek ihtiyacı duymuştu. Bir köşe yazısına yakışabilecek değinmenin haberleştirilmesi okur temsilcisinin dikkatini çekmişti. Milliyet yazı işleri, okur temsilcisine, yaptıklarının yanlışlığını kabul eden bir açıklama yaptı.
Okur temsilcisinin kafa yapısını anlamak için şu cümleyi okumak yeterli: "Bu bildiri ile ilgili ayrıntı aktarılırken, bildirinin öncülüğünü yapanların AKP''ye yakınlıkları aday, milletvekili eşi, danışman, doğruysa ki doğru, bu kişilerin AKP ile ilgilerinin, ilişkilerinin okura anlatılmaması haberi eksik kılardı. O nedenle Hürriyet''in haberinde bir sorun yok."
Oysa haberi veren Milliyet''in aynı biçimde kaleme alınmış haberinde ''sorun'' olduğunu yazı işleri özür dileyerek itiraf etti. Hürriyet okur temsilcisi ise kendi ayıplarını kabul edecek ve yazı işlerinden özür bekleyecek yerde bana lâf yetiştirmeye çalışıyor. Hoşgörüsüz olduğumu ifade ediyor. Beni ''başbakanın sözcüsü'' olmakla itham ediyor. Böyle bir ek görevim olduğu için başka bir imzacı gruba uyarılarda bulunmuşum, onlar da bana hayli sert cevap vermişler...
Benim gözümdeki çöpe işaret ettikten sonra sıra Yeni Şafak''ta; gazetem de, türban yasağından yana bildiriyi imzalamayan profesör oğlu ile kızından hareketle Deniz Baykal için "Evde tek başına" manşetiyle çıkmıştı ya, bunu ''bel altından vurmak'' olarak görüyor Temuçin Tüzecan.
Ben, nereden çıkardıysa, ''başbakanın sözcüsü'' oluyorum, ama o doğrudan Deniz Baykal''ı ilgilendiren bir konuda ''bodyguard'' olmaya soyunmaktan gocunmuyor...
Kim bunu yapan? Hürriyet''in okur temsilcisi... O gazetenin bir okuru olduğuma göre, benim de temsilcim yani...
Yine de kendimi ucuz kurtulmuş sayıyorum. Çünkü geçen yıl ülkemizde toplanan IPI (Uluslararası Basın Enstitüsü) kongresi vesilesiyle yaptığım bir eleştiriye, Hürriyet''i doğrudan ilgilendirmediği halde, yine okur temsilcisi sütununda verdiği cevap evlere şenlikti. Cevabını okurken, "Hakaretler ve küfürlerle dolu cevap veren bir okur temsilcisi, Hürriyet''e böylesi yakışır" dediğimi hatırlıyorum.
Aman da Hürriyet temsilcisi Ekşi Sözlük de okurmuş da... Bir deyimi oraya bakarak anlamlandırmış... Aman, aman, ne güzel, ne dahiyane bir iş...
Oysa önce sütununun başlığını okusa iyi olacak: "Hürriyet içeriğini okur denetimine açıyor. Gazetedeki haberden baskı kalitesine, web sayfası düzenine kadar, eksik, yanlış, hatalı, meslek etiğine aykırı bulduğunuz, merakınızı uyandıran hususları Okur Temsilcisi''ne iletin. Şikayet, eleştiri, soru ve önerilerinizi bekliyoruz."
Ben bu talebe uymuştum işte.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.