Doğduğu kentte öldürüldü

Dış Haberler
00:0021/10/2011, Cuma
G: 21/10/2011, Cuma
Yeni Şafak
Doğduğu kentte öldürüldü
Doğduğu kentte öldürüldü

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarı ölümle bitti. Memleketi Sirte'de saklanan Kaddafi kaçmaya çalışırken başından ve bacaklarından ağır yaralandı. İlk önce, Kaddafi'nin bir konvoyla Sirte'den kaçmaya çalışırken NATO uçakları tarafından vurulduğu öne sürüldü. Ancak UGK, Kaddafi ve oğlu Mutassım'ın çatışmalar sırasında öldüğünü bildirdi. Devrik liderin ölmeden önce "Vurmayın, vurmayın" diye bağırdığı iddia edildi. AFP'nin geçtiği fotoğraf, Kaddafi'nin de Saddam gibi bir çukurda saklandığını gösterdi

Libya'da şubat ayından bu yana binlerce kişinin öldüğü çatışmaların ardından ülkenin firari lideri Muammer Kaddafi'nin 42 yıllık iktidarı trajik bir şekilde sona erdi. Kaddafi'nin doğduğu Sirte kenti dün sabah saatlerinde muhaliflerin eline geçti. UGK, iki aydır kuşatma altındaki Sirte'ye kendi bayraklarını dikti. İlerleyen saatlerde ise Kaddafi'nin yakalandığı bilgisi geldi. İlk ulaşan haberlerde Kaddafi'nin başından ve iki bacağından ağır şekilde yaralandığı belirtildi. Kısa bir süre sonra da Kaddafi'nin öldüğü iddia edildi. Kaddafi'nin bir konvoyla Sirte'den kaçmaya çalışırken NATO uçakları tarafından vurulduğu öne sürüldü. AFP ajansı, Libya liderinin Sirte'de çekilmiş kanlar içindeki görüntüsünü yayımladı. Görüntülerin Kaddafi'nin kaçmaya çalıştığı beton borular önünde çekildiği kaydedildi. Ardından Ulusal Geçiş Konseyi'nin (UGK) Yürütme Kurulu Başkanı Mahmud Cibril, Kaddafi'nin öldüğünü doğruladı.

NATO GÜÇLERi Mi VURDU?

Cibril, Kaddafi'nin oğlu Mutassım'ın kendisini yakalayan UGK askerleri ile mücadele ederken öldürüldüğünü söyledi. Ağustos ayında Cezayir'e kaçan Kaddafi ailesinin diğer üyelerinin iade edilmesi için Cezayir yönetimine çağrıda bulunan Cibril, UGK Başkanı Mustafa Abdülcelil'in Libya'nın kurtuluşunu en geç Cuma gününe kadar ilan edeceğini sözlerine ekledi. Kaddafi'nin NATO tarafından öldürülmediğini, Sirte'deki çatışmalarda öldüğünü belirten Cibril, Kaddafi'nin cesedinin Misrata'ya getirildiğini söyledi. NATO askeri sözcüsü Albay Roland Lavoie ise, dün sabah Sirte kentinde Kaddafi yanlısı güçlerin iki konvoyuna hava saldırısı düzenlediklerini, ancak bu konvoylarda Kaddafi'nin bulunduğu haberini henüz doğrulayamayacaklarını ifade etti. Bu arada, UGK yetkilileri, Kaddafi'nin Savunma Bakanı Ebubekir Yunus Cebr'in de ölü olarak ele geçirildiğini açıkladı. Sirte'de köşeye sıkışan Muammer Kaddafi, son çare olarak Afrika'dan 12 bin asker getirtmeye çalışıyordu. Kaddafi'nin öldürüldüğü günün sabahında bir açıklama yapan Mahmud Cibril, Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi'nin Afrika ülkelerinden savaşçı topladığını ve muhtemel bir direniş hazırlığı yaptığının sanıldığını söylemişti.

SEYFÜLiSLAM DA YAKALANDI

Ulusal Geçiş Konseyi komutanlarından Muhammed Leyd, çatışmanın ilk saatlerinde Kaddafi'nin ağır yaralı olduğunu, ancak nefes alabildiğini belirtti. UGK yetkilileri, Kaddafi'nin Sirte yakınlarında NATO saldırısından kaçmaya çalıştığı sırada vurulduğunu ve yakalandığını ifade etti. Yetkililer, Sirte'de bir delikte saklanan Kaddafi'nin “Vurmayın, vurmayın” diye bağırdığını da kaydetti. Konsey'in resmi sözcüsü Abdül Hafız Goga da “Kaddafi'nin devrimcilerin elinde öldürüldüğünü dünyaya duyuruyoruz” dedi. Akşam saatlerinde yapılan açıklamada ise, devrik liderin yanlışlıkla vurulduğu ifade edeldi. Kaddafi'nin Sözcüsü Musa İbrahim'nin yanı sıra iç güvenlik servisi şefi Mansur Dau ve Libya istihbarat servisi şefi Abdullah Senussi'nin de Sirte'de yakalandığı bildirildi. Kaddafi'nin oğullarından Seyfülislam'ın da yakalandığı ifade edildi. Kaddafi'nin oğullarından Hamis geçtiğimiz haftalarda öldürülmüş, Kaddafi'nin eşi, kızları Ayşe ve diğer oğulları da Cezayir'e kaçmıştı.

LiBYA'DA SEViNÇ GÖSTERiLERi

Kaddafi'nin yakalandığı haberlerinin yayınlanmasından sonra başkent Trablus ile muhaliflerin kalesi Bingazi'de halk sokaklara dökülerek sevinç gösterilerine başladı. Libyalılar sokaklara döküldü, yeni milli marşlarını söyledi.Binlerce kişi zaman zaman tekbir getirerek, Kaddafi'nin yakalanmasından duydukları sevinci ifade etti. Bu arada Libya'da 500'ü aşkın çocuğa AIDS virüsü bulaştırmakla suçlanarak, 2007 yılına kadar bu ülkede 8 yıl hapis yatan 5 Bulgar sağlık görevlisi, Muammer Kaddafi'nin öldüğü haberleri üzerine, “Tanrı cezasını verdi” yorumunda bulundu.


Kaddafi'nin sonu Saddam gibi oldu

ABD güçlerinin 9 Nisan 2003'te Bağdat'ın merkezini ele geçirmesiyle rejimi devrilen eski Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin, 250 günlük kaçak hayatının ardından doğum yeri olan Tikrit kentinde yakalanmıştı. 'Kızıl Şafak' adlı operasyonda, Saddam bir çardağın altına kazılmış iki metre derinliğinde bir delikte saklanırken böyle bulunmuştu. Saddam Hüseyin, Aralık 2006'da idam edildi.


Hep 'ülkemde ölürüm' diyordu

Muammer Kaddafi, 1969 yılında Kral İdris'i kansız bir darbeyle devirip iktidara geldiğinde sadece 27 yaşında genç bir subaydı. 1942'de Sirte'de doğan Kaddafi, Bedevi bir aileden geliyordu. Bingazi Üniversitesi'nde coğrafya eğitimi aldı, ancak orduya katılmak için okuldan ayrıldı. Gençliğinde Mısır lideri ve Arap milliyetçisi Cemal Abdül Nasır'a hayranlık besleyen Kaddafi, Libya, Suriye ve Mısır'ın bir federasyon çatısı altında birleşmesini istemişti. 270 kişinin öldüğü Lockerbie saldırısından sonra her bir kurban için 10 milyon dolar ödemeyi kabul eden Kaddafi ülkesindeki tüm kitle imha silahlarını kaldıracağını da taahhüt edince yeniden Batılı ülkelerle yakınlaştı. İktidarı bırakmayan Kaddafi, "Hiçbir yere gitmiyorum, ülkemde ölürüm" diyordu.


NATO harekatı Mart'ta başladı

Kaddafi karşıtı gösterilerin başladığı şubat ayından bu yana olayların gelişimi şöyle oldu: 15/16 Şubat: İnsan hakları savunucusu Fethi Tarbel'in tutuklanması Bingazi'de olayların çıkmasına neden oldu. 26 Şubat: BM Güvenlik Konseyi, Kaddafi ve ailesine yaptırım uygulanacağını açıkladı. 5 Mart: Bingazi'de kurulan Ulusal Geçiş Konseyi (UGK), kendini Libya'nın tek temsilcisi olarak ilan etti. 17 Mart: BM Güvenlik Konseyi'nde yapılan oylama sonucunda, Libya hava sahasında uçuşa yasak bölge ilan edildi ve sivillerin Kaddafi'nin ordusundan korunması amacıyla askeri harekat kararı alındı. 30 Nisan: NATO'nun Trablus'taki bir eve düzenlediği hava saldırısında Kaddafi'nin en küçük oğlu ve üç torunu öldü. 21 Ağustos: Muhalif güçler başkent Trablus'a girdi. 15 Eylül: Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve İngiltere Başbakanı David Cameron Libya'yı ziyaret etti. 16 Eylül: Başbakan Erdoğan Libya'da Trablus ve Bingazi'yi zeyaret ederek, Libya'nın yeni yönetiminin temsilcileriyle görüştü. 18 Ekim: ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Libya'ya sürpriz bir ziyaret yaptı.


Batı'nın yeni planı hazır

Muammer Kaddafi'nin son yıllarında Libya ile ilişkileri geliştiren ABD, İngiltere, Fransa ve İtalya, NATO operasyonunun da en kuvvetli savunucuları olmuştu. İngiltere'nin eski Başbakanı Tony Blair'in petrol anlaşmaları karşılığında Lockerbie bombacısını serbest bıraktığı iddiaları gündemi uzun süre meşgul etmişti. Fransa ve İtalya da Kaddafi rejimi ile silah anlaşmaları imzalamıştı. Ancak Libya'da isyanın başlaması ile hesaplar bir anda değişti ve Fransa'nın başını çektiği koalisyon Libya'ya askeri müdahalenin düğmesine bastı. Fransa'nın muhaliflere Libya petrolünün yüzde 35'ine karşı destek verdiği iddia edildi. Dün Kaddafi'nin öldürüldüğünün açıklanmasından sonra yine ilk açıklamalar bu ülkelerden geldi. İngiltere Başbakanı David Cameron, "Bugün Lockerbie faciasında ölenleri, Libya'nın Londra Büyükelçiliği önünde vurularak öldürülen İngiliz polis Yvonne Fletcher'ı hatırlamalıyız" dedi. Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe da, Libya'da "zorbalığın sona ermesini" memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. En dikkat çeken çıkış ise IMF'den geldi. Libya'yı ziyaret eden Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası heyeti, gelecek haftalarda yeniden Libya'ya gidecek ve ülkenin "ekonomik ve finansal ihtiyaçlarını" değerlendirecek. NATO'dan yapılan açıklamada ise, ülke üzerindeki ablukanın kaldırılacağını duyurdu.


Erdoğan'ı arayıp haberi verdi

Libya'nın firari lideri Muammer Kaddafi'nin yakalanmasının ardından Ulusal Geçiş Konseyi Yürütme Kurulu Başkanı Mahmud Cibril'in Başbakan Erdoğan'ı arayarak Kaddafi'nin öldüğü bilgisini verdi ifade edildi. Diğer taraftan BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Kaddafi'nin ölümünün, Libya için tarihi bir dönüm noktası olduğunu söyledi. AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy ve AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Libya'da "despotluk ve baskı döneminin sona ermesinden dolayı" duydukları memnuniyeti belirtti.