Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
28

Bildirimler

Hukuk dersi gibi savunma

Hamdi Ateş00:00, 30/04/2008, Çarşamba
Yeni Şafak
Hukuk dersi gibi savunma

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya'nın 'google iddanamesi'ne karşı AK Parti, hukuk dersi niteliğinde bir ön savunma hazırladı. İddianamede öne sürülen bütün suçlamala tek tek cevap verilirken, 'Tamamıyla subjektif kriterlere göre ortaya konulmuş bir hukuk bakış açısının, hukuk devleti anlayışına taban tabana zıttır' denildi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya'nın AK Parti'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne açtığı davayla ilgili AK Parti'nin savunması şekillenmeye başladı. İddianamede yer alan konulara tek tek cevap verilen savunmada, üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması için yapılan Anayasa değişikliğine destek veren sadece bir partinin suçlanmasının sadece hukuka değil mantığa da aykırı olduğu ifade edildi.

Savunmada, "Sonuç olarak laiklik ilkesine ayrıkı olduğu iddia edilen beyan ve eylemler hukuki açıdan değerlendirildiğinde laiklik ilkesine aykırı olmadığı anlaşıldığından, bu beyan ve eylemlerde en ufak bir şiddete çağrı ya da şiddet unsuru taşımadığından, beyanlarda şeriat düzeninin istendiği ya da hedeflendiğine dair hiçbir ifadenin yer almamasından, altı yıl tek başına iktidar olarak görev yapıldığı ve birçok köklü hukuk reformu gerçekleştirildiği halde yapılan bu yasal düzenlemelerin hiçbirisinin laiklik ilkesine aykırılıktan dolayı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmemesinden anlaşıldığı üzere Adalet ve Kalkınma Partisinin kapatılmayı gerektirecek eylemlerin odağı haline geldiği yönündeki iddia kabul edilemez. Tüm bu sebeplerle davanın reddedilmesini talep etmekteyiz" denildi.

Yeni Şafak birkaç grup tarafından yapılan savunma taslaklarından birine ulaştı. Yeni Şafak'ın ele geçirdiği taslakta, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve TBMM eski Başkanı Bülent Arınç'ın yaptığı konuşmalarla ilgili ilginç tespitlerde bulunuldu. İddianamede yer alan suçlamalara tek tek cevap verilen savunmada, başörtüsü yasağının kaldırılması için yapılan Anayasa değişikliğinin Anayasa'da belirlenen kurallar çerçevesinde gerçekleştiği, buna rağmen yasama çalışmasının iddianamede yer alıyor olmasının hukuka aykırı olduğunun altı çizildi.

"ÖZGÜRLÜK LAİKLİĞE KARŞI DEĞİLDİR"

Adeta hukuk dersi verilen savunmada, iddianamenin temelini oluşturan laiklik ilkesine aykırı fiilerin odağı iddiasına, "Laiklik ilkesi yasak ve yasaklamaların gerekçesi olarak kullanılamaz. Laiklik ilkesi hürriyetleri hayata geçirebilmek için Anayasa'ya konmuş bir ilkedir. Laiklik ilkesi temel hak ve hürriyetlere karşı tehdit olarak değil, temel hak ve hürriyetlere yönelmiş tehditler karşısında etkisini gösterecek bir ilkedir. Hal böyle olunca yerindeliği, uygunluğu tartışılsa, rahatsız edici bulunsa bile bir kısım yasakları kaldırmaya yönelik çalışmaları laiklik ilkesi karşısında değil yanında görmek gerekir" cevabı verildi.

SAYGILI OLMAYAN LAİKLİK

İddia makamının görüşünün kabul edilmesi halinde laiklik ilkesinin "dinlere saygılı olmayan bir anlayışı" benimsediği anlamı çıkacağı kaydedildi.

Başörtüsü yasağının kaldırılmasıyla ilgili yapılan Anayasa değişikliğinin iddianamede delil olarak yer almasına da karşı çıkılan savunmada, "Bu değişikliklerin teklif edilmesinde ve kabulünde AK Parti tek başına hareket etmemiş, değişiklik sürecinde MHP'nin önemli ölçüde katkısı olmuş. Değişikliğe destek veren partilerden yalnızca birinin laik cumhuriyete karşı olduğu sonucuna ulaşılması yalnızca hukukun temel ilkeleriyle değil, mantığa da aykırıdır" cevabı verildi.

ESKİ İFADELER DELİL SAYILDI

AK Parti kurulmadan önce yapılan konuşmalar ve kişilerin AK Parti üyesi olmadan önce yaptıkları açıklamaların iddianamede yer aldığına işaret edilen savunmada, bu konuşmaların parti tüzel kişiliğini etkilemeyeceği, dolayısıyla iddianameden çıkarılması istendi.


'Yargının itibarı zedeleniyor'

Başbakan Erdoğan'ın "Hepimizi yaratan mutlak yaratıcı Allah'tır. Ayrıma ne gerek var" sözlerinin iddinamede yer almasına savunmada, " Bu ifadelerin parti kapatma sebebi olarak gösterilmesi iddia makamının ve yargı organının itibarını zedeleyici niteliktedir" karşılığı verildi. Başbakan Erdoğan'ın "İdam sehbasının yolunu gösteriyor. Biz bu yola çıkarken daha önce de demokrasiye inanmış insanların söylediğini söylüyoruz." ifadesinin iddianamede laikliğe aykırı olarak gösterilmesine, "Bu ifadeler tamamen demokrasi mücadelesi verirken nelerin göze alındığını, tehdit ve imalardan korkmadıklarını anlatmak için kullanılmıştır. Acaba iddia makamı idama giden muhkumların giydiği giysi olan bahsi geçen beyaz çarşafı dini bir motif olarak mı algılamıştır? "



'Öfkeli olmak kapatma nedeni mi?'

Savcı Yalçınkaya'nın iddianamede Başbakan Erdoğan'ın "Öfkeli olduğumu söylüyorlar. Öfke de bir hitabet sanatıdır" sözlerini delil olarak göstermesine savunmada, "Bu beyanların laiklik ilkesi ve unsurları ile ilgili olarak ne gibi bir tehdit arzettiği anlaşılamamıştır" karşılığı verildi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Dışişleri Bakanlığı döneminde Fetullah Gülen okullarına destek verdiği iddiasıyla ilgili ise savunmada adeta hukuk dersi verildi. Gülen hakkında sadece dava açıldığı kaydedilen savunmada, "Suçluluğu mahkeme kararı ile kesinleşinceye kadar hiç kimseninin suçlu sayılamayacağı bir evrensel hukuk kuralıdır" denildi.


'Ciddi kuşkular var'

TBMM'de Kur'an Kursu açıldığı yönünde basında yer alan haberlerin de kapatma davasına delil olarak sunulduğu ifade edilen savunmada, "Öncelikle iddia makamı maddi vakıayı teyid etme, araştırma ihtiyacı bile duymadan basında yer aldığı gerekçesiyle kapatma talep etmektedir. Sadece basın bilgilerinden hareketle iddianame düzenlemenin bu iddianamenin ciddiyeti konusunda büyük kuşkular uyandırdığı anlaşılmaktadır” denildi.




Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...