Menü

Geri

EDİSYON   :

TRTRENENARARFRFRRURUURUR
27

Bildirimler

Erdoğan, davadan bahsediyor. İçinde değerler, anlamlar ve amaçlar taşıyan bir siyasal tarzın önemine vurguda bulunuyor. Bu da cumhurbaşkanlığına yeni siyaset tarzıyla yaklaştığı ve bundan dolayı yeni bir bakışı temsil ettiğini gösteriyor. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimini rutin bir seçim, statü edinme ve seçilmeden öte bir varoluş ve yok oluş meselesi olarak görüyor. Çünkü cumhurbaşkanlığını rutin tarzından çıkararak cumhuru siyasal özne yapacak biçimine yükseltmek istiyor.

Grekler halk için ''demos'' kavramını kullandılar. Grek kentleri, halkın kendisini yönetmesi için demokrasiyi keşfettiler. İtalyan-Roma kentleri de ''public'' kavramını buldular. Kentliler ''public'' demekti: Yani kamu. Türkçe de ise ''cumhur'' vardır. Siyasal yönetimin adı cumhuriyettir: Yani cumhura ait olan. Elbette cumhur kavramının İslami siyasal kültüre uzanan bir çağrışımı da bulunmaktadır. Nitekim TBMM''de cumhuriyet ve İslam ilişkileri ile ilgili çeşitli tartışmalar yapılır. Cumhuriyetin İslami meşruiyet temelleri ileri sürülür.

Türkiye Cumhuriyeti adına rağmen cumhur, yönetimin öznesi olmadı. Cumhur, sadece bir idealite olarak kaldı. Bürokratik hâkimiyetin kendini meşru göstermek üzere kullandığı bir soyutlama olarak varlığını sürdürdü. Ayrıca cumhur, nesnel gerçekliğiyle egemenlerin gözünde cahil, geri ve dinciydi. Aydınlatılmaları ve modernleştirilmeleri gerekirdi. Batılılaşma politikalarıyla değiştirilmeliydi. Bu tutum cumhura rağmen bir cumhur algısı demekti. Siyasal elitlerin zihnindeki bu cumhur algısı, her zaman gerçek cumhur ile büyük bir paradoks taşıdı. Bundan dolayı cumhuriyet, hiçbir zaman gerçek cumhurun hakimiyeti anlamına gelmedi. Tek parti döneminde atanan bürokratlarla cumhur adına meclis oluşturuldu. 60 ihtilaliyle cumhur yeniden muhasara altına alındı. Çünkü 1950''de cumhur, iktidara yürümüştü. Kendini yönetmeye talip olmuştu. Menderes, bir cumhur lideriydi. Demokrat Parti, bir cumhur siyasal arayışıydı. Sonuçta bunun bedelini darbelerle ve kendi liderlerinin idamıyla ödedi. Cumhur ikinci defa Ankara''dan alaşağı edilerek geldiği yere postalanmıştı! Yönetmek, cumhurun ne haddineydi! Ona düşen sadece oyuna dahil olmaktı. Yukarıda öngörülen siyaset tarzına onay vermekti.

Bürokratik filtreleme bitiyor!

Şimdi cumhur, yeniden ayağa kalkıyor. Kendi yönetimine talip oluyor. Varlığını, siyasal hakimiyetin merkezine taşımak ve cumhuriyeti cumhurlaştırmak istiyor. Kendi söylemlerini, aktörlerini ve gelecek tahayyüllerinin hakim olmasını talep ediyor. Yeni cumhurbaşkanlığı siyaseti bunun açık anlatımıdır. Cumhurun yeniden ayağa kalkması, başa geçmesi ve yönetmesi demektir. Çünkü cumhur ilk defa bürokratik filtrelemeye takılmadan hakimiyete yürüyecek. Bürokratik filtrelemenin ve blokajların bütün varlığını aşarak gerçek koltuğuna oturacak.

Yeni cumhurbaşkanlığı seçimi, cumhurun hakimiyeti anlamına gelmektedir. Halkın egemenliği, halk egemenliği ideolojisi yerine geçecek. Bürokratik vesayetin hakimiyetine tamamıyla son verilecek ve cumhurun hakimiyeti kurulacak. Halk yani cumhur, kendi eliyle kendini yönetecek şahsiyeti seçecektir. Cumhur, devletin tepesinde yer alacak kişi ile ilgili bir karara varacaktır. Elbette burada cumhur sadece kendi başkanını seçmeyecek. Aynı zamanda seçeceği başkan aracılığıyla kendisini yaşatacak, yönetecek ve geleceğe taşıyacak siyaset konusunda da tercihte bulunacak. Bundan dolayı cumhur, yeni cumhur siyaseti konusunda benimseyeceği idealler ile ilgili karar verecektir.

Cumhuriyet, cumhurun doğrudan siyasetin sahibi olması manasına gelir. Siyaset üstü cumhurbaşkanlığı formülü, cumhura rağmen bir soyut cumhur felsefesine dayanır. Bu açıdan cumhuriyetçilik, bugüne kadar ideolojik form olarak bürokratik egemenlerin ve darbecilerin meşruiyet felsefesi olarak işlevselleşti. Cumhuriyet, bir cumhurizm olarak kaldı. Artık gelinen demokratik aşamada cumhurdan kopuk bir siyasal düzen, cumhur tarafından imha edilecektir. Cumhur, siyasal kimlik ve siyasal manifesto sahibi adayı seçerek doğrudan kendi siyasetini hakim hale getirecektir. Siyasetten arınık masalları yerle bir edecek ve tarihin çöplüğüne fırlatacaktır. Çünkü siyasetten arınıklığın anlamı, cumhursuz siyaset demektir.

''Cumhur''a Karşı Cumhur''

Yeni cumhurbaşkanlığı seçimiyle beraber cumhur, siyasal bir özne haline gelerek Türkiye cumhuriyetine damgasını vuracaktır. Cumhurbaşkanlığına taşıyacak aday vasıtasıyla siyasal özne talebini realize edecektir. Cumhur, yani halk siyasal özne olarak tarihteki yerini alacaktır. Darbeci, bürokratik ve vesayetçi cumhurdan arınık siyasal varlığı ikame eden ve ona bekçilik yapan bütün yapılar tasfiye olacaktır.

Cumhurun siyasal özne olarak tarihte belirişi, cumhurbaşkanlığının en önemli yeni siyasal karşılığıdır. Hangi adaylar bu yeni tarihi var oluşla bütünleşiyorlar? Hangi aday, cumhurbaşkanlığını bu yeni iradenin kuruluşu olarak görüyor? Hangi siyaset, cumhurun siyasal özne olarak cumhuriyetin varlığına hakim olacağını düşünüyor? Bunu İhsanoğlu''nda göremiyoruz. Tam tersine İhsanoğlu, bunların olmaması için çalışacak. Bunu engellemek ve eski düzenin bekçiliğini yapmak için mücadele edecek. Cumhurun tarihi rolünü oynaması önünde set olmak için uğraşacak. Cumhurun gasp edilen rolünün gasp edilmeye devam edilmesi için propagandalar yapacak. ''Cumhura karşı cumhur'' siyaseti temsil edilmeye çalışılacak.

Yeni cumhurun siyasal özne olarak tarihteki yerini alması için Erdoğan''ın adaylık anlamı nedir? Can alıcı soru budur. Erdoğan''ın kişisel özelliklerinden öte bu tarihi durum için ve cumhurun siyasal özne olarak belirişi için taşıdığı değer önemli. Erdoğan, Erdoğan''dan öte cumhurun siyasal özne varlığına yapacağı liderlik rolü nedir? Erdoğan''ın konuşmaları, kampanyasında kullanılan semboller ve Ak Parti siyasetinin ona yüklediği anlamlar araştırıldığında bunların cevabını bulabiliyoruz. Yine 12 yıllık siyasal iktidarı döneminde cumhurun ona yüklediği anlamlara bakarak bunu anlayabiliyoruz.

Yeni tarz siyaset

Her şeyden önce Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimini rutin bir hadise olarak görmüyor. Onu yeni bir anlam içinde, bir gelecek tahayyül bağlamında ve Yeni Türkiye''nin kurulması açısından değerlendiriyor. Türkiye''ye umutlar ve gelecekler sunuyor. Yeni Türkiye''yi halkın siyasal özne olduğu yeni bir durum olarak görüyor. Bundan dolayı belli bir siyaset, manifesto ve söylemler dizisiyle hareket ediyor. Bir Türkiye idealler varlığıyla cumhurbaşkanlığı adaylığında boy gösteriyor.

Erdoğan, davadan bahsediyor. İçinde değerler, anlamlar ve amaçlar taşıyan bir siyasal tarzın önemine vurguda bulunuyor. Bu da cumhurbaşkanlığına yeni siyaset tarzıyla yaklaştığı ve bundan dolayı yeni bir bakışı temsil ettiğini gösteriyor. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimini rutin bir seçim, statü edinme ve seçilmeden öte bir varoluş ve yok oluş meselesi olarak görüyor. Çünkü cumhurbaşkanlığını rutin tarzından çıkararak cumhuru siyasal özne yapacak biçimine yükseltmek istiyor. Cumhurun gasp edilen yerini, yeniden ona iade etmeyi amaçlıyor. Cumhura rağmen şekillenen cumhuriyet siyasal tarzını değiştirmeyi tahayyül ediyor. Cumhurun siyasal özne olma talebinin liderliğine bütün varlığıyla katılmayı arzuluyor. Erdoğan''ın adaylığı, cumhuru yeniden ayağa kaldıran, baş yapan ve gerçek yerine kavuşmasının sağlayan bir arayışı temsil eder.

http://cdn.yenisafak.net/site/ergunefce88c2.jpg
İLLÜSTRASYON: CEMİLE AĞAÇ YILDIRIM
Yorumlar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...

10 saniye sonra yönlendirileceksiniz...