Bütçe görüşmelerinin son günüydü. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Cuma namazından çıktı ve formundaydı. Gazetecileri yemeğe götürmeyi teklif etti ve Meclis ana binasına yöneldi. Basın kapısına doğru ilerleyince gazeteciler, muhalefet kulisine giden kapıyı gösterip, “Sayın bakanım lokantaya gitmek için burası daha kısa bir yol” dediler. “Ben bu kapıdan hiç girmedim” diyen Binali Bey'e gazeteciler, “Hiç muhalefet olmadınız da ondandır. Muhalefet bu kapıdan giriyor” karşılığını verdiler. Muhalefet kulisine gelindiğinde CHP, DSP ve DTP milletvekillerinin oturduğunu gören Yıldırım, “Muhalefet yemeğe de gitmiyor. İktidar iyi işler yapınca, muhalefet yapacak birşey kalmadı. Baksanıza yemeden içmeden de kesilmişler” diye espri yaptı.
“Güneydoğu'nun Paris'i” olarak anılan Gaziantep'te bir yerel yönetim efsanesi Celal Doğan'ı devre dışı bırakarak, AK Parti'den Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Asım Güzelbey, gelecek yerel seçimlerde aday olmayacakmış...
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in Gaziantep'ten milletvekili seçilmesinde ve bakanlığı dönemindeki faaliyetlerinde, Ankara Numune Hastanesi'ndeki yöneticilik deneyimini ve engin insani birikimini kullanarak, oldukça etkin rol oynadığından şüphe duyulmayan Asım Güzelbey, siyasetten epey soğumuş görünüyor.
Neden acaba? Asım bey, ser veriyor ama sır vermiyor: Sadece “yeniden aday değilim” demekle yetiniyor.
“AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer” diyenlere karşı, Bakan Şimşek ile birlikte adeta “IMF'nin yolu Gaziantep'ten geçer” tezini hayata geçiren Asım Güzelbey'i, bu denli siyasetten soğutan olaylar, sakın Devlet Bakanı Şimşek'in siyasi dene-yimsizliğini fırsat bilen danışman lobisinin işgüzarlıkları olmasın!
Bunu bilemiyoruz, ama bilinen şu ki bizzat Başbakan Erdoğan'ın önerisiyle aday olup Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanan Güzelbey'in, eğer benzer bir duyarlılık ortaya konulmaz ve rahatsızlıkları giderilmezse, 16 ay sonraki yerel seçimlerde aday olmayacağı..
“Gaziantep'in kalbi kalesidir” diyerek, şehri adeta bir şantiyeye çeviren ve tarihsel dokuyu modern şehircilik anlayışıyla buluşturacak alt yapı yatırımlarını, yerel seçimlerden önce bitireceği sözü veren Asım Güzelbey gibi bir yöneticiyi, hiçbir partinin kaybetmek isteyeceğine ihtimal vermek istemiyoruz..
Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de Ulaştırma Bakanlığı'na bağlanmasıyla hava, deniz ve demiryollarıyla birlikte bütün yolların patronu tek oldu. Karayolları'nın yaklaşık 2 milyon YTL borcu olunca, hangi yolun daha ucuz olduğu bürokratlar arasında espri konusu oldu. Demiryollarının karayollarından daha ucuz olduğu, denizyollarının da demiryolundan daha ucuz olduğu konuşuldu. Tam bu sırada Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal, espriyi patlattı: “En hızlı yolu biz yaparız. En kısa yol da bizim. Üstelik bir masrafı da olmaz. Uçulacak iki noktayı cetvelle birleştirip çizgiyi çekeriz. İşte sana hiç masrafsız, 30 saniyede yapılmış, güvenli bin kilometre yol.”
MHP'nin asker kökenli milletvekili Erdal Sipahi sonunda isyan etti. Emekli Tümgeneral Sipahi, siyasete MHP'den girdi ve TBMM'de yerini aldı. Tanıştığı milletvekillerinin isimlerini hafızasında tutmaya çalışan Erdal Bey'e, herkes “Paşam” diye hitap ediyor. Bu duruma bir süre sonra isyan eden Sipahi milletvekillerine tepki göstermiş: “Herkes işin kolayını bulmuş. Paşam diyorlar, işi kurtarıyorlar. Ben sizin isimlerinizi aklımda tutmak, isimlerinizi hatırlamak için çok uğraşıyorum. Bundan sonra ismimle hitap etmeyenle konuşmayacağım.”
Bu yorumu Spam olarak bildirdiniz. Talebiniz değerlendiriliyor.