
“Kürtler” kitabı büyük ses getirmişti. Aslında bu konuda attığı her adım, soyunduğu her iş ses getirdi. Kendi çapını aşan, gazetecilik faaliyetinin siyasi arka yüzüne, kurucu imkânlarına işaret eden bir işlev taşıdı.
Özellikle kritik zamanlarda, ülkede kutuplaşmanın had safhaya ulaştığı dönemlerde yazdığı yazılarla, yaptığı Barzani, Karayılan gibi röportajlarla tabu kıran, yapıcı, en önemlisi, dışlananı, zor görüneni meşru kılan bir rol oynadı…
Aslında sadece Kürtlere değil, Türküyle, Alevisiyle, Kürdüyle, Ermesiyle buraya, buralı insanlara, bu ülkenin demokratik çabalarına önemli katkıları olmuştur…
Yine kritik günlerdeyiz…
Yine kan gövdeyi götürüyor…
Ve Hasan Cemal yine bir işe soyundu, yeni bir kitap yazdı.
Ne anlatıyor bu kitapta Hasan Cemal, meramı ne?
Sözü ona bırakalım…
“Bu kitapta diyorum ki:
Hasan Cemal hep yol alır, aldığı yolu okuruna anlatır…
“Kürtler” kitabı 2003 tarihini taşıyordu.
Fark önemli…
Önemli bir bakış değişikliği bu…
Sosyolojik açıdan haklıdır Hasan Cemal…
Kürt siyasi hareketi ile Kürt sorununun bugün aldığı biçim arasında çok kuvvetli bağlar olmadığını kim söyleyebilir?
Kürtler bugün devlet politikalarına tepki duyan bir siyasallaşma yaşamakla yetinmiyor, aynı zamanda açık bir uluslaşma süreci de yaşıyorlar.
Bu sürecin temelinde de PKK, KCK, BDP gibi unsurlarıyla yeni bir siyasi merkezin oluşması, buna paralel olarak yeni bir toplumsal alanın ve dokunun şekillenmesi, en önemlisi bu siyasi merkez ile bu toplumsal alan arasındaki ilişki yatıyor.
AK Parti''ye ya da başka partilere giden bölge ve Kürt oyları ve oyların oranları bu gerçeği değiştirebilir mi?
Böyle bakıldığında Hasan Cemal''in de işaret ettiği gibi “parmakların tetikten çekilmesi”, bunun için devletin daha önce yaptığı gibi PKK''yla görüşmesi, PKK gerçeğini bu açıdan kabul etmesi, etmiş olması son derece önemlidir.
Bunun Hasan Cemal tarafından altının çizilmesi de önemlidir.
Ne var ki, bu durum, kimi soruların sorulmasını, mevcut bakışın derinleşmesini engellemez…
Engellemediği gibi gerektirir de…
Kürt siyasi hareketiyle Kürt ulusallaşması arasındaki bağa rağmen Kürt sorunu sadece PKK''ya indirgenebilir mi? PKK''nın silahla geldiği “temsil” noktası, sorgulanmazsa, gücün meşrulaşması bir sorun alanı oluşturmaz mı?
Ya da daha geniş bakalım PKK''yla ulaşılacak bir mutabakat Kürt sorunu için bir çözüm müdür? PKK''nın temsiline terkedilmiş bir Kürt sorunu, ''Kürt kemalizmi''ni besleyen bir unsur oluşturmaz mı? Ya da Kürt siyasi alanının çoğulculaşması önünde ciddi bir engel teşkil etmez mi?
Bizce demokrat sorumluluk, Kürt meselesi söz konusu olunca, şiddetin durması kadar, yeni bir gücün tesisine dikkatli bakış meselesidir. Kürt siyasi alanının çoğulculaşması ve demokratik niteliğe kavuşmasıdır…
Hasan Cemal''in kitabı bu soruların da tartışılmasına vesile olacaktır…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.